• Yönetim Kurulu
  • Denetleme Kurulu
  • İl Temsilcileri
  • Tüzüğümüz
  • Meslek Tanım
  • Üyelik Formu
  • DernekHesapNo
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Teftiş
    • Teftiş Formları
    • Teftiş Rehberleri
    • Örnek Raporlar
  • Mesleki Çalışmalar
    • Araştırmalar
    • Makaleler
    • Raporlar
    • Tezlerimiz
    • Açıklamalar
  • Soruşturma
    • Belge Örnekleri
    • Genel İnceleme Örnekleri
    • Kurum Açma İnceleme Örnekleri
    • Kurum Kapatma İnceleme Örnekleri
    • Ön İnceleme Rapor Örnekleri
    • Soruşturma Örnekleri
    • Yargı Kararları
  • Sunular
    • Hazırlayıcı Eğitim Sunuları
    • Temel Eğitim Sunuları
    • Eğitim Öğretim Sunuları
    • Yönetimle İlgili Sunular
  • Gruplar
    • Müdürler Grubu
    • Müfettişler Gurubu
  • Videolar
  • Fotoğraflar

Sözcü Gazetesi köşe yazarı Saygı Öztürk'ün 9 Aralık eylemimizi de içeren "Milli Eğitimde son durum: Yer yok bakanlığa gelmeyin" başlıklı yazısı

Çarşamba, 14 Aralık 2011 20:51 | PDF | Yazdır | E-posta
Tweet

 

Milli Eğitim’de son durum: Yer yok, bakanlığa gelmeyin
13 Aralık 2011

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nda büyük bir kıyım yaşanıyor. Bu kıyımı “12 Eylül darbesinde bile böyle yaşanmamıştı” diye niteleyenler az değil. Dahası, iktidar partisi değiştiğinde yerlerine gelenler de liyakat yönünden aynı olurdu. Şimdi, kıdemin, liyakatın sadece adı var. Eğitimle uzaktan yakından ilgisi olmayanlar ya da 2-3 yıllık öğretmen olanlar şunun bacanağı, falanın damadı, yazarın eşi denilip üst görevlere getiriliyor. Daha düne kadar üst görevlerde bulunanlara ise “maaşı ödenen emekli” muamelesi yapılıyor, bakanlığa gelmemeleri de rica ediliyor. 
 
Bakanlık birimlerinin adının değiştirilmesi “reform” diye anlatılıyor. Bazı birimlerin birleştirilmesi, bazılarının kaldırılması ve hantal yapının giderilmesi için adımlar atılması gerekiyordu. Ama, böyle olmamalıydı. Onca yetişmiş kadro bir anda “kapı dışarı” edilmemeliydi. 
 
Kendilerine hiçbir görev verilmeyen, müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı, bağımsız ve bağımlı l00’e yakın daire başkanı “maaşlı emekli” haline getirildi. Müşavirlerin odası bulunurken, “şahsa bağlı kadro”ya sahip olan bu kişilere “burası da sizin yerinizdir” denilmedi. “Nerede oturacağız?” diyenlere, “havada durun” diye espri yapıldı. Ardından da “Yer yok. Bakanlığa hiç gelmezseniz de memnun oluruz” deniliyor. Bir anda kendilerini ortalıkta bulanlar, şimdi bakanlığa yakın kahvehanede, simitçide bir araya geliyor.  
 
“Olur mu olmaz mı kalk bakalım”
Bakanın, eğitimle ilgisi olmayanları üst düzey görevlerde getirilmesinin eleştirilmesine tepkisi de ilginç. Toplantı da, eğitimci olmayan bürokrata “kalk bakalım. Senden eğitimci olur mu olmaz mı görsünler” diyor. Kişi gülümseyerek kalkıyor. Herkes boyunu görüyor. Olacak şey mi bunlar? Ama onlar da oluyor… 
 
Daha öğretmeninin tatil süresinden bile habersiz olan, bakanlıkta neler yapıldığından, çalışanların durumundan habersiz olan Dinçer, tam bir kaos yaratmış durumda. Bakıyorsunuz “şube müdürlüğünü kaldırdım” diyor. Ancak, içinden çıkılamayacağı anlaşılınca, tüm şube müdürlerini bu kez aynı işlerde görevlendiriyor. Başbakan Erdoğan da, eski bakan Hüseyin Çelik de, olup bitenlerden rahatsız olmaya başladı.  
 
Duayenlerin başına getirilen kişi 
Bakanın uygulamalarıyla ilgili çok olaylar anlatılıyor. Bir bürokrat şunları belirtiyor:
“Yanlışlarla dolu ve zorlama bir düzenlemeyle Milli Eğitim Teşkilat Kanunu, kararnameyle değiştirildi. Kapatılmayan ve ismi değiştirilmeyen genel müdürler ve il müdürleri usulsüz bir şekilde görevden alındı. Teftiş Kurulu,  ‘Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’ yapılmış, müfettişliğin içi boşaltılarak yerine uyduruk ‘değnekçi’yi çağrıştıran ‘denetçi” unvanı getirildi. Teftiş Kurulu, 140 yıllık deneyimi, geleneği olan ve hiçbir zaman dürüstlükten, ilkelerinden asla taviz vermeyen, değişen siyasi iktidarlara göre şekillenmeyen bir kuruldur. 300 duayenin bulunduğu kurulun başına kıdemsiz bir müfettişin getirilmesi  doğru mudur?”
 
Bakın şu ilginçliğe, Milli Eğitim Bakanlığı “müfettiş” unvanını kaldırıyor, oysa yeni kurulan bakanlıkta, “müfettiş” unvanı bulunuyor. Hele, ilköğretim müfettişleri. Onlar tam anlamıyla bitirildi, etkisiz hale getirildi. Onları ne anlayan, ne dinleyen var…
 
Onlar, “sadece Adalet istiyoruz” diyorlar
 
Rahatsızlığın boyutunu ortaya koymak amacıyla “Eğitim Müfettişleri Adalet Platformu” oluşturuldu. Onlar, “denetmen” unvanından duydukları rahatsızlığı anlatırken, “unvanımı geri verin” diyor ve ardından şunları ekliyorlar:  
 
“Milli Eğitim Bakanlığında uygulanan bazı politikalardan eğitim camiası rahatsızdır. Öğretmenlere ek ödeme verilmemesi, öğretmen açığının devam etmesi, ücretli öğretmen çalıştırılması, okullara yeterli ödenek gönderilmemesi, yeterli sayıda yardımcı hizmetli bulunmaması,  özür grubu atamalarının yılda bir sefere indirilmesi, bakanlığa eğitim camiası dışından bürokratlar atanması, çalışanlar arasındaki ücret dengesizliği bunlardan bazılarıdır. “
“Eğitimci olmayanların eğitimin başına getirilmesine” müfettişler yazılı olarak de tepkilerini ortaya koydular. Ardından da “Eğitim çalışanlarına hak ettikleri değer verilmediği sürece, eğitim sisteminden yeterince verim alınamayacağı Bakanlıkça iyi bilinmeli, eğitim personelinin moral ve motivasyonunu en üst düzeyde tutacak çalışmalar yapılmalıdır. Sadece adalet istiyoruz.”  
 
Eğitimde olup bitenleri aktarmaya, sizlerin de destekleriyle devam edeceğiz. 
 
Saygı ÖZTÜRK

Share |
 


Bu makale ile ilişkili diğer makaleler:

  • Eğitim Müfettişleri sokağa çıkıyor (Milliyet 06.12.2011) (2011-12-06)
  • Eğitim müfettişi unvanımızın alınmasına ilişkin Kırklareli Milletvekili Sayın Turgut Dibek tarafından Önerge verildi. (2011-12-02)
  • Milli Eğitim Bakanlığı Personeline yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar (2011-10-31)
  • Cihan Haber Ajansı: Müfettişler Derneği Başkanı Ceylan: MEB Üstün Zekalı Çocukları Hatırladı (2011-09-29)
  • MEB Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (2011-09-14)
  • Cihan Haber Ajansının Derneğimizin açıklamasıyla ilgili haberi : Okullardaki komisyon sayısı azaltılıyor (2011-09-14)
  • Anadolu Ajansının Derneğimizin Açıklamasıyla ilgili haberi: Milli Eğitim Müfettişlerinin Tek Çatı Altında Birleştirilmesi İsteniyor. (2011-07-13)
  • Akşam Gazetesinin eğitim müfettişlerinin teftiş ettiği personelden daha düşük maaş aldığına ilişkin haberi 01.07.2011 (2011-07-01)
  • Cihan Haber Ajansının Derneğimizin açıklamasına ilişkin haberi: İnşaat sektöründeki Yabancı Kelimeler Türkçe'ye Zarar Veriyor (2011-06-30)
  • Haber7 sitesinin Dernek başkanımızın değerlendirmesine ilişkin haberi: Eğitim müfettişleri Yönetmeliği değişti. (2011-06-30)
Powered By relatedArticle

Yorum ekle
JComments
Yazarlar
Doğan Ceylan Arapça dersi için MEB'e uyarı
Doğan Ceylan
Rahmi Yaman ÖĞRETMENİN BEDEN DİLİ VE BİR KÖY
Rahmi Yaman
Adnan Uçkun DEVE Mİ KUŞ MU ?
Adnan Uçkun
Z.Kürşat Torun Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme
Z.Kürşat Torun
Sebahattin Eker Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP)
Sebahattin Eker
Cemil Coşkun TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM
Cemil Coşkun
Zafer Özer MÜFETTİŞLİKTEN DENETMENLİĞE EVRİLİRKEN YAŞADIKLARIMIZA DAİR KISA BİR ÖZET
Zafer Özer
Zekiye Morkoyunlu PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR
Zekiye Morkoyunlu
Hasan Yüksel WELCOME FATİH
Hasan Yüksel
Konuk Yazar YAZI TAHTASI (Tufan BİLGİLİ )
Konuk Yazar
Anasayfa ._. Forum ._. Ziyaretçi Defteri ._. Sorular ve Cevapları ._. İletişim ._. Site Haritası ._. Yönetim ._. Üye Giriş / Kayıt
feed-image

Copyright © 2010 Müfettişler.Net.
Bu site, Müfettişler Derneği yayınıdır. Eğitim çalışanlarına hizmet amacıyla kurulmuştur. Doğan CEYLAN Yönetim Kurulu Başkanı.