Kalkınma Planlarında Nüfus ve Göç (2001 - Doğan Ceylan)
KALKINMA PLANLARINDA NÜFUS VE GÖÇ OLAYI
(Doğan CEYLAN)
2001
1. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ OLAYI (1963-67)
Birinci beş yıllık kalkınma planında konu “YENİ NÜFUS POLİTİKASI” başlığı altında ele alınmıştır. Buna göre;
Bir zamanlar çok haklı sebeplerle kabul edilmiş olan nüfusu mümkün olduğu kadar hızlı artırma politikası bugünün şartlarına uygun değildir bu bakımdan bugünkü politikanın nüfus planlamasını yasaklayan yönü hemen değiştirilecektir. Bu hem nüfus artış hızının biraz yavaşlamasını hem de çocuk nüfus oranının küçülmesini sağlayacaktır.
Burada nüfus planlamasının mahiyeti hakkında bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Nüfus Planlaması bazı çevrelerde bir yanlış anlama sonucu olarak çocuk sahibi olmada bir Devlet müdahalesiyle karıştırılmaktadır. Oysa nüfus planlaması, ailelerin istedikleri sayıda ve istedikleri zamanda çocuk sahibi olmalarını kolaylaştıran demokratik bir usuldür.
Yeni nüfus politikasıyla ilgili tedbirler şunlardır :
a. Gebelik önleyici bilgilerin yayılmasını ve gebelik önlemekte kullanılan araç ve ilaçların ithal ve satışım yasaklayan kanun hükümleri kaldırılacaktır.
b. Sağlık hizmetlerinde çalışan personele (Doktor, hemşire, ebe, hemşire yardımcısı, sağlık memuru) nüfus planlamasıyla ilgili olarak
gereken bilgiler verilecektir. Bu. hem ilgili okul ve kurslarda bu konuda yeni dersler konularak, hem de normal okul ve kurs safhasını geçirmiş personeli yeniden kurslara çağırarak yapılacaktır.
c. Bu kimseler gerekli bilgiyi ve parasız dağıtım söz konusu olduğu hallerde malzemeyi isteyenlere vermekle ödevli olacaktır.
d. Mevcut imkanlardan faydalanılarak nüfus planlaması eğitimi yapılacaktır.
e. Gerekli araç ve ilaçların ucuza ithali, yurt içinde imali ve muhtaç olanlara parasız dağıtılması imkanları araştırılacaktır.
2. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ OLAYI (1968-72)
İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında nüfusun demografik özellikleri ve nüfus artış hızının iktisadi gelişmeye etkisi üzerinde durulmuş, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı sonunda nüfusumuzdaki azalmayı giderici yönde Cumhuriyetin ilk yıllarında benimsenen nüfusu artırma politikasının etkili olduğu ve son beşyıl içinde nüfus artışının en üst düzeyde gerçekleştiği, nüfus artış hızını yavaşlatmak için nüfus politikasında bir değişiklik yapmak gerektiği , 1965 ten buyana yeni bir nüfus politikasının uygulanmaya başlandığı, bu politikanın esasının aile planlaması olduğu belirtilmiştir.
1965 nüfus sayımı sonuçlarına göre ülke nüfusumuz 31 milyondur. Nüfus ve doğurganlık oranın arttığı ülkemizde 0-14 yaş grubunun nüfus içindeki oranı %42 ye ulaşmıştır.
Türkiye’nin % 70 i kırsal kesimde yaşamakta ve tarımla uğraşmaktadır. 1965 sayımı sonuçlarına göre iktisaden faal nüfusun % 75 i tarımda çalışmaktadır.Fakat Sanayi sektöründe çalışan nüfusun oranı hızla artmaktadır.
Şehir ve kır nüfusunun ayrımında 10.000 nüfus sınır olarak seçilmiştir. Bu durumda nüfusumuzun % 30 u şehirde yaşamaktadır.Şehirli nüfusta yıldan yıla artışlar olmaktadır.Öte yandan şehir niteliğindeki yerlerin sayısı da artmaktadır.
Şehirli nüfusun yıllık artış hızı 1960-1965 dönemde toplam nüfus artışından fazladır. Bu şehirlere olan göçlerden kaynaklanmaktadır.
Türkiye nüfusunun gelişmesi hakkında yapılan tahmine göre 1970 yılında ülke nüfusu (Yüksek doğurganlık projeksiyonuna göre) 35,8 milyon, 1985 te ise 55,2 milyon olacaktır.
Şehirleşme ve aynı yönde gelişen sanayileşme hareketleri toplumun yapısının hızla değişmekte olduğunu göstermektedir. Bu olumlu bir eğilimdir. 1945 te nüfusun % 18 i şehirlerde yaşarken bu oran 1955 yılında %21 e, 1965 yılında ise %29,9 a ulaşmıştır.
Şehirleşmenin ilk safasında şehre gelenler için konut ve iş bulma en önemli iki sorun olarak ortaya çıkmış bunun sonucunda ise gecekondulaşma ortaya çıkmıştır.
2. Beş yıllık planda, şehirleşme ve yerleşme sorunu
ilkeler :
a. Bölgelerarası dengeli gelişmeyi gerçekleştirmek için hizmet yatırımları bu hizmetlerden yeter ölçüde yararlanamayan kitlelere yöneltilerek bu yatırımların bölgelerarası dengeli dağılımı sağlanacaktır. Az gelişmiş bölgelerin iktisadî faaliyetlerini artıracak yatırımlar bu bölgelerde büyüme potansiyeli yüksek stratejik şehirleşme merkezlerinde yoğunlaştırılarak kendi kendine gelişme gücü kazanan ve çevresini etkileyen gelişme noktaları elde edilecektir.
b. iktisadî faaliyetleri az gelişmiş bölgelere yöneltmek için kamu yatırımlarında birden fazla kuruluş yeri üzerinde durulacak, iktisadi olmak niteliğini kaybetmeden geri kalmış bölgelerdeki gelişme merkezlerinde yapılmaları tercih edilecek, bu bölgelerin kaynaklarım geliştirici ve özel sektörün yatırımlarım bu bölgelere yöneltici bir politika izlenecektir.
c. -Şehirleşme desteklenecek ve şehirleşmeden ekonomiyi itici bir güç ve bir gelişme aracı olarak yararlanılacaktır.
d. Şehirleşmenin yurt üzerinde şekillenmesinde bütün yerleşme sisteminin birlikte düşünülmesi, şehirleşmenin ortaya çıkardığı hareketliliğin artırılması ve bu amaçları gerçekleştirmek için harcanacak çabaların asgari olması gözönünde tutularak, şehirleşmenin sosyal değişme hızının azamiye çıkarması gözetilecektir.
e. Dengeli şehirleşmeyi, iktisadî ve sosyal gelişmeyi sağlayacak bir yerleşme düzenini, işgücü verimini, ekonomik ve sosyal yapının gereklerim gözönünde tutarak gerçekleştirmek amaç olacaktır. Sanayileşmiş şehir yapısına geçiş döneminde kırsal alana yapılacak yatırımlar, bu alanların gelecekte şehirlerle kuracakları ilişkilere varmayı hızlandırıcı ve onu hazırlayıcı yönde yapılacaktır.
f. Sanayileşme, tarımda modernleşme ve şehirleşme, gelişme olayının birbirinden ayrı düşünülemez üç unsurdur. Bu unsurlar politika kararlarında birlikte ele alınacak, bunlardan herhangi birinin bağımsız olarak geliştirilmesi için bir çaba gösterilmesi kaynak israfına yol açtığından bundan kaçınılacaktır.
g. Şehirleşme, bu hareketin yarattığı müesseseler, şehir çevre ve bölge ilişkileri içinde düşünülecek, şehir sorunlarının çözümünde şehirler bu anlayış içinde tek basına ele alınmayacaklardır.
ü. Gelecekteki sanayileşmiş toplumda alt yapıda en faydalı kullanmaları sağlamak için gerekecek farklılaşmaları. yapılacak projelere bugünden aksettiren bir alt yapı stratejisi güdülecektir.
i. çeşitli nedenlerle göç edenlerin genel yerleşme politikasına ve şehirleşme ilkelerine uygun şekilde ve daha önceki çevrelerin özellikleri gözönünde tutularak iskanı sağlanacaktır.
j. .... İkinci Beş Yıllık Plan döneminde alınacak iktisadi ve sosyal karalar dengeli gelişme ve şehirleşmeyi gerçekleştirici yönde olacaktır.
İkinci Dünya Savaşı sonucunda oluşan şehirleşme çeşitli sorunlar doğurmuş, çözüm yolları tartışılmış, şehre girişi özel izne bağlamak veya köylerde şehir faaliyetleri oluşturmak gibi tedbirler konuşulmuştur.
Şehirleşme eğiliminin sanayileşme ile desteklenmesi gereklidir.Aşağıdaki tabloda şehirleşme oranı verilmiştir.
Yıl Oran
1927.............................% 16.4
1940.............................% 18
1950.............................% 18,5
1960.............................% 26
1965.............................% 29,9
Tahminlere göre şehirleşme hızı gittikçe artacak ve 20 yılık süre içinde Türkiye nüfusunun yarısı şehirlerde yaşayacaktır.
Türkiye’de şehirleşmenin ana nedeni şehrin çekimi yanında, teknolojik gelişme ve uygun tarım arazisinin sınırlılığı ve tarım alanlarından itilme olmuştur. Şehirler göç olayını istekli karşılamamıştır.
Şehirleşmenin bölgeler arası dağılımında Marmara ve Ege’nin ülkenin geri kalanına göre çok şehirleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.1960-1965 döneminde önemli bir gelişme olmakta ve şehirleşme hızı yüksek merkezlerin doğuya kaydığı görülmektedir. Göç olayının doğurduğu sorunları gidermek için 2. Beşyıllık Planda “Uygulanacak Politikalar” başlığı altında bazı politikalar benimsenmiştir.
3. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ OLAYI (1973-77)
1970 sayımı sonuçlarına göre Türkiye nüfusu 35 milyon 667 bindir. Yılda 1 milyon 300 bin doğal artış gösteren nüfus üzerinde yurt dışına giden işçilerin de demografik etkileri olmaktadır. 1965-1970 döneminde yurt dışına giden işçiler ve beraberindeki aileleri dikkate alındığında, bu dönemde nüfusun tabi artış hızı 2,7 dolayında olmaktadır.
Göçler yaşanılan bölgenin ekonomik özellikleri sonucu doğmakta ve geri kalmış yöreler nüfus kaybetmektedir.
3. Beş Yıllık Kalkınma Planında,Türk toplumunun temel sorunları başlığı altında hızlı nüfus artışına deyinilmiştir.Burada “ Nüfus sayımı sonuçlarına göre 35.6 milyon olan nüfus yılda ortalama % 2.7 gibi yüksek bir hızla artmaktadır.AET ülkelerinin yıllık ortalama nüfus artış hızı ise % 1’den düşüktür.Kentleşme ve gelir düzeyinin gittikçe yükselmesi sonucu, bu belli ölçüde azalacaktır. Buna rağmen 1995’de nüfusun 65 milyon kişi dolayına yükseleceği tahmin edilmektedir. 1970 nüfus sayımı bulgularına göre bağımlılık oranı %85’dir. “ denilmektedir.
Son on yılda yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre köyde yaşayan nüfusun, toplam nüfusa oranı sürekli olarak azalmaktadır. Onbinden az nüfuslu yerlerde yaşayan kırsal nüfusun toplam nüfusa oranı1950 yılında %81.5 iken,1970’de %64.1’e düşmüştür. 1950 yılında 17 milyon olan köylü nüfusu 1970’de 23 milyona yükselmiştir.Projeksiyonlar Üçüncü Beş Yıllık Plan dönemi sonunda da kırsal nüfusun 23 milyonun altına düşmeyeceğini göstermektedir. .Üçüncü plan döneminde toplam şehirli nüfus artışı ortalama 4.3 milyon dolaylarında olacaktır.
Türkiye’de 1950 lerden bu yana oldukça hızlı bir şehirleşme hareketi görülmektedir.1965-70 döneminde yıllık şehirleşme hızı %6.2 olmuştur.Şehirleşmenin hızlandığı 1950 yılından sonra demografik şehirleşme hareketi, daha çok 500 binden fazla nüfuslu şehirlere yönelmiştir.1965 nüfus sayımına göre1960-65 yılları arasındaki dönemde toplam ülke içi göçlerin %36’sını İstanbul, %16.5’ini Ankara, % 9.6’sını ise İzmir şehirleri çekmiştir.1950-1970 döneminde 250 binden fazla nüfuslu şehirlerin mutlak rakam olarak nüfuslarında 3 milyon dolaylarında bir artış görülmekle beraber, toplam şehirli nüfus içindeki yüzde payları çok değişmemiştir.
1995 yılına doğru toplam nüfusun yaklaşık olarak 5 75’inin şehirlerde yaşayacağı tahmin edilmektedir.
İLKELER TEDBİRLER
1. Büyük şehir merkezlerine yönelen nüfus yığılmaları yerine, sosyal-ekonomik ve kültürel organizasyon bütünleşmesini sağlayacak bir şehirleşme olgusu gerçekleştirilecektir.
2. Şehre göçedenlerin şehir yaşama biçimine geçişlerini kolaylaştıran, kişiye sürekli ve anlamlı iş bulma, beceri ve yeteneklerini süratle geliştirme, sosyal güvenlik kapsamına geçişlerini ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasını hızlandırmada yoğunlaşan programlar düzenlenecektir.
3. Şehre göçeden nüfusun verimli işlerde istihdamı ve böylece şehir yaşantısı biçimine uyumlarını sağlamada sanayi ana planları ile şehir arasında ilişki kurulacaktır.
4. Şehirleşme sürecinin yönlendirilmesinde alt yapı yatırımları etkili bir araç olarak gözetilecek, bunların dağıtımında şehir kademelenme öncelikleri dikkate alınacaktır.
5. Büyük şehir alanları için ekonomik yönü ağır basan Metropoliten Planlama teknikleri kullanılırken, daha küçük şehirlerde fizik yönü ağır basan imar planları yoluyla alan düzenlemesi yapılacaktır.
6. Planlı şehirleşmeyi sağlamak ve arsa fiyatlarını kontrol edebilmek amacıyla şehir gelişme alanları Arsa Ofisi tarafından kamulaştırılacaktır.
7. Büyük şehir alanlarında etken bir yönetimi sağlamak üzere mevcut mahalli idare sistemini yeniden düzenleyen mevzuat çalışmaları tamamlanacaktır.
8. Dış ekonomiden en fazla yararlanma durumunda olan belirli büyüklüğün üstündeki sanayi ve ticaret işletmelerinin şehir hizmet giderlerine güçleri oranında katılmalarını sağlayacak mali düzenlemeler yapılacaktır.
4. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ OLAYI (1978-83)
Toplumsal ve ekonomik öğelerin oluşturduğu değer sistemi, kişilerin nüfus artışı ve nüfus hareketliliği gibi iki önemli boyuttaki kararlarını etkilemektedir.
Doğurganlık düzeyinde gerek ülke, gerek bölge ölçeğinde belirli bir azalma göze çarpmaktadır. 1960’larda 6,19 olan toplam doğurganlık oranının 1970-1975 arasında 4,97’ye düştüğü tahmin edilmektedir. Ancak bölgeler arası farklılık eski özelliğini korumaktadır.İstenilen doğurganlık düzeyinde de bir düşme görülmektedir.Nitekim, istenen çocuk sayısı 1963’te 3,2 iken, 1973’te 2,6’ya düşmüştür.
Nüfusu etkileyen bir temel öğe ölümlerdir. Gittikçe azalmakla birlikte Türkiye’de çocuk ölümleri oldukça yüksek düzeydedir.Yetişkin ölüm düzeyi ise , gelişmiş ülkelere yakın bir eğilim göstermekle birlikte, çocuk ölümlerinin çok olması nedeniyle ortalama yaşam umudu değerleri düşük çıkmaktadır.
Sınaileşme ile birlikte göçler, özellikle kır-kent göçü, bir göç politikası uygulanmamakla birlikte, kaçınılmaz olmaktadır.Nitekim, 1960-1965 döneminde 880 bin dolaylarında olan kır-kent göçünün, 1970-1975 döneminde 2,8 milyona ulaştığı görülmektedir. Göç eden nüfusun özellikle genç yaşlarda olması, göç veren yörelerin yaş yapısını olumsuz yönde etkilemektedir.
Yurt içi göçlerin bir uzantısı olan yurtdışı göçler , nüfusun doğurganlığını ve artış hızını etkileyen bir başka temel etmen olarak belirmektedir. Yurt dışına göçlerde işçi göçü ağırlık taşımaktadır.1977’de Federal Almanya’da 1,1 milyon Türk nüfusu bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen üç ana demografik öğe nüfusun yaş yapısı da etkilemektedir. Doğurganlıktaki azalma sonucu 0-14 yaş grubunun payı düşerken, işgücü arzını oluşturan 15-64 yaş grubunun ağırlığı artmaktadır.
Yaş grupları 1965 1970 1975 (%)
0-14 42 41,8 40,1
15-64 54,1 53,8 55,4
65 ve üstü 3,9 4,4 4,5
1950’lerden beri süregelen kentleşme, toplumsal değişimi vurgulayan süreçlerden biridir. Kentli nüfus 1975’te 17,2 milyona ulaşmış, % 26,3 olan kentleşme oranı,% 42,7’ye çıkmıştır.
Nüfusu 10000-50000 arasındaki kentlerin toplam kentli nüfus içindeki oransal önemi gittikçe azalmakta,50000-100000 nüfuslu kentler kararsız bir gelişim göstermekte, 100000-500000 nüfuslu kentler grubunda ise görece hızlı bir gelişme izlemektedir. En yüksek gelişme 500000’den çok nüfuslu kentler grubunda görülmektedir.
Ege ve Marmara, Akdeniz ve İç Anadolu bölgeleri en çok göç alan bölgeler olup, İstanbul, İzmir ;Adana, Gaziantep, İçel ve Ankara göçün yoğunlaştığı odak noktalar olmaktadırlar. En çok göç veren bölgeler ise Karadeniz ve Doğu Anadolu’dur.
III. plan döneminde de kentleşme politikalarının yönlendirilmesinde yetersiz kalınmış, kurumsal düzenlemelere gidilememiştir.
TOPLUMSAL GELİŞME VE HEDEFLER
Plan çalışmalarında kullanılan tahmin şu özellikleri taşımaktadır.
1995-2000 yılı için toplam doğurganlık oranının 2.67 olması esas alınmıştır.
1970-1975 döneminde erkekler için 55,88 kadınlar için de 59,99 olan ortalama yaşam umudunun 4. plan dönemi sonunda sırasıyla 58,27’ve 62,79’a yükselmesi beklenmektedir.
Göçlerin dış ülkelere bağımlı olması sonucu önceden tahmindeki güçlükler nedeniyle nüfus tahminlerinde yurt dışı göçler kapsam dışında tutulmuştur.
4. plan dönemindeki kentleşme hızının yılda ortalama % 6,3 dolayında olacağı öngörülmektedir.1980 yılında toplam kır-kent nüfusu eşitlenecek, 1985 yılında ise toplam nüfusun % 58’ini kentli nüfus oluşturacaktır. Kente göç olgusu büyük kentler ve metropoller yönünde yoğunlaşacağından 500 bin den fazla nüfuslu kentler grubunda yüksek nüfus birikimi olacak,10bin ile 50 bin nüfus grubundaki kentler göreli önemlerini giderek yitirecektir. 50 –100 bin nüfus grubunda durgunluk olacaktır.
TEMEL POLİTİKALAR
Dördüncü plan döneminde de büyük kentlerin ve metropollerin ülkenin dengeli kalkınmasında ekonomik ve sosyal etkilerini artırarak sürdürecekleri ve bu etkilerini çevrelerinin ekonomik ve toplumsal gelişmesine de yaygınlaştıracakları göz önünde tutulacaktır. Bu amaçla kentleri yaşanabilir kılmak ve kent halkının asgari gereksinimlerini karşılayabilmek temel ilkedir.
5. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ (1985-89)
İLKE VE POLİTİKALAR
Sosyal ve ekonomik alandaki değişmeler ile nüfus artıcı ve nüfusun hareketliliği, birbirlerini karşılıklı olarak etkileyen unsurlardır. Refah artışına paralel olarak nüfus artış hızı düşmektedir. Beşinci Planda da bu düşme eğiliminin devam etmesi beklenmektedir.
Kalkınmanın en önemli unsuru beşerî kaynağımızdır. Nüfusun niteliklerinin ve özelliklerinin geliştirilmesi temel ilkedir.
Nüfusun sağlık, eğitim, barınma ve beslenme imkanları artırılacak; sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve özellikle göç veren ve doğurganlığın yüksek olduğu illerde yaşayan nüfusun bu hizmetlerden faydalanması sağlanacaktır.
Nüfusun yapıcı, yaratıcı, müteşebbis, sorumluluk duygusuna sahip ve ekip çalışmasına yatkın olma nitelikleri geliştirilecektir.
Ferdin topluma kazandırılmasında birinci derecede önemli olan ailenin, maddi ve manevi bakımdan sağlıklı bir kurum olarak korunması eğitilmesi ve geliştirilmesi yönünde tedbirler alınacaktır. Özellikle aile ve ana - çocuk sağlığının korunması amacıyla aile planlaması diğer sağlık hizmetleri ile bütünleştirilecek, bu alanda eğitim ve uygulama için gerekli tedbirler alınacak ve yeterli teşkilatlanmaya gidilecektir.
Bebek ölüm hızının azaltılması, çocukların sağlık ve sosyal durumlarının iyileştirilmesi için doğum öncesi safhadan başlamak üzere ilgili kamu kuruluşları ve özel kuruluşların desteğiyle yeni teknolojik gelişmelere uygun ana - çocuk sağlığı hizmetlerinin temel sağlık hizmetleriyle birlikte götürülmesine önem verilecektir.
Orta büyüklükteki şehirlerin kendi kendilerine yeterli hale getirilmesi suretiyle, nüfusun büyük şehirlere göçünün azaltılması ve dengeli dağılımı, yatırımların göçü yönlendirici etkisinden faydalanarak sağlanacaktır.
Sosyal ve ekonomik alanlardaki ihtiyaçların tespitinde ve sorunların çözümünde daha etkili kararların alınabilmesi bakımından ülkemizin insan potansiyelinin gelecek yıllarda hangi boyutlara ulaşacağının önceden tahmini büyük önem arzetmektedir.
Nüfus tahminleri, 1980 Genel Nüfus Sayımı % l örnekleme sonuçları esas alınmak suretiyle yapılmıştır. Yurt dışına göç, daha çok göç alan ülkelerin kararlarına ve Dünya kojonktürüne göre yönlendiği için tahminlerde dikkate alınamamıştır. Dolayısıyla tahminler gelecekte yurt dışına vaki olacak göçleri ihtiva etmemektedir.
1995 - 2000 döneminde doğurganlık hızının Batı bölgesinin halen sahip olduğu 2,89 değerine düşeceği, bebek ölüm hızlarının geçmiş dönemlerde görülen oranlarda azalacağı, yetişkin ölüm hızlarında ise iyileşmenin azalan bir hızla devam edeceği varsayımlarına göre yapılan nüfus tahminleri Beşinci Plan çalışmalarında esas alınmıştır.
Beşinci Plan dönemi bacında doğal nüfus artış hızının binde 21.6, kaba doğum hızının binde 30.6, kaba ölüm hızının ise binde 9,0 olacağı tahmin edilmektedir. Bu hızların Plan dönemi sonunda sırasıyla binde 21.2, 29,1 ve 7,9'a düşmesi beklenmektedir.
Tablo: DEMOGRAFİK HIZLAR
1980-85 1985-90
|
Doğal nüfus artış hızı
|
(Binde)
|
21,6
|
21.2
|
|
Kaba doğum hızı
|
(Binde)
|
30.6
|
29.1
|
|
Kaba ölüm hızı
|
(Binde)
|
9,0
|
7,9
|
|
Bebek ölüm hızı
|
(Binde)
|
83,2
|
fi5,3
|
|
Doğuşta hayat ümidi
|
(Yıl)
|
|
|
|
|
(Toplam)
|
63.0
|
65.3
|
|
|
Erkek
|
60,6
|
62.8
|
|
.
|
Kadın
|
653
|
67,8
|
|
Toplam doğurganlık oranı
|
3,97
|
3,61
|
|
Demografik hızların yukarıda tabloda belirtilen değerlerde seyretmesi halinde 1984 yılında 48.825 bin olacağı hesaplanan toplam nüfusun, 1989 yılında, 54.327 bine ulaşacağı tahmin edilmekledir.
Beşinci Plan döneminde kaba ölüm hızının binde 9.0 dan binde 7,9'a indirilmesi ve özellikle bebek ölüm hızının da binde 83 den binde 65 dolaylarına düşürülmesi halinde doğuşta hayal ümidi süresinde artışlar olabilecek ve Beşinci Plan dönemi başında erkekler için 60.6. kadınlar için 65,5 yıl olan doğuşta ortalama hayat ümidi süresi dönem sonunda yaklaşık iki yıl artarak sırasıyla 62.8 ve 67.8 yıla yükselecektir.
Doğurganlığın düşmesinin bir sonucu olarak. 0-14 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payırıda azalmalar gelecekte de devam edecektir. 1984 yılında bu nüfus grubunun payı yüzde 37.1 iken. Beşinci Plan dönemi sonunda % 35,5 e inecektir,
İlk ve Ortaöğretim çağ nüfusunun 7-11. 12-17 yaş grupları payları Beşinci Plan döneminde de azalmaya devam edecektir. Ancak, yüksekokul çağı nüfus grubu (18-21 yaş grubu) payının. planlı dönem başlarındaki yüksek doğurganlığın etkisinin bir sonucu olarak Beşinci Plan dönemi ortalarına kadar artacağı daha sonraki yıllarda azalmaya başlayacağı tahmin edilmektedir.
Toplam nüfus içindeki payı 1970'li yılların basında artmaya başlayan 15-64 yaş grubunun gelecek yıllarda da bu eğilimi sürdüreceği, Beşinci Plan dönemi basında nüfusun yüzde 58,8'inin 15-64 ya' grubunda bulunacağı, plan dönemi sonunda ise bu nüfus grubunun payının yüzde 60,4'e yükseleceği tahmin edilmektedir.
5. Plan döneminde yaşlı nüfusun payında önemli bir değişikliğin olmayacağı, toplam nüfusa oranının % 4’ünden biraz fazla olacağı tahmin edilmektedir.
Toplam nüfus içinde 15-64 yaş grubunun payının artması, istihdam edilebildiği takdirde, yük azalacak 1980 yılında bin kişi kendisi dışında 762 ye bakmak durumunda iken l989 yılında bu sayı 655 kişiye düşecektir.
Bu dönemde Türkiye’nin üzerinde durması gereken konu, 15-64 yaş grubuna daha fazla sayıda istihdam yeri açılması ve yaygın eğitim, hizmet öncesi eğitim, hizmet içi eğitim yolları ile bu kesimin işe yerleşmesinin sağlanmasıdır.
5. Beş Yıllık Kalkınma planında göç olayına yine şehirleşme ve yerleşme başlığı altında değinilmiştir. Burada şu hususlar belirtilmiştir.
İLKE VE POLİTİKALAR
Ekonomik ve sosyal yapıdaki gelişmeler ve nüfus artış hızı dolayısıyla 1965-75 dönemine kıyasla daha yavaş bir hızla da olsa şehirleşmenin ve kırsal yapıdan şehirli yapıya geçişin devam edeceği beklenmektedir.
1983 yılında şehirlerde yaşayan nüfusun 21,6 milyona , şehirli nüfusun % 42,2 ye; 1984 yılında ise şehirli nüfusun 22,6 milyona ve şehirli nüfus oranın da % 46,3 e ulaştığı tahmin edilmektedir.
5. Plan döneminde şehirleşme hızının 1975-80 dönemindeki temposunu koruyarak yılda ortalama % 4,6 dolaylarında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Plan dönemi içinde şehir ve kır nüfusunun eşitlenmesi ve plan dönemi sonunda toplam nüfusun % 52 sinin şehirlerde yaşıyor olması beklenmektedir. Plan dönemi sonunda Türkiye nüfusu54 milyonu, şehirli nüfusun ise 28 milyonu bulacaktır. 5. plan döneminde nüfusu 20.000’i aşacak 40 yerleşim birimi olacağı, kır nüfusunun azalacağı, gelişmenin orta büyüklükteki şehirlerde olması beklenmektedir.
6. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ MESELESİ (1990-94)
1. NÜFUS
a) Hedefler
Ülke nüfusunun gelecek yıllarda hangi boyutlara ulaşacağının tahmin edilmesi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki ihtiyaçların tesbiti ile çıkması muhtemel sorunların çözümüne yönelik tedbir ve kararların önceden alınabilmesi bakımından büyük önem arz etmektedir.
Yapılan tahminlere göre; 1990-1995 döneminde yıllık ortalama doğal nüfus artış hızı binde 21,6 , kaba doğum oranı binde 28,5 ve kaba ölüm oranı binde 6,9 olacaktır.
Ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişmişlik seviyesiyle bağdaşmayan yüksek bebek ölüm oranının VI. Plan döneminde alınacak tedbirler neticesinde azalacağı ve plan döneminde yılda ortalama doğacak 1,7 milyon bebekten 87 bininin bir yaşını doldurmadan öleceği tahmin edilmektedir. Bebek ölüm oranında meydana gelecek azalmalar neticesinde doğuşta hayatta kalma ümidi yükselecektir.
Bu gelişmelere göre yapılan tahminler, Türkiye’nin toplam nüfusunun 1994 yılında 61,8 milyona yükseleceğini göstermektedir. Plan döneminde 0-14 yaş grubunun payı azalacak, buna karşılık 15-64 ve 65’in üstündeki yaş gruplarının paya, V. Plan döneminde olduğu gibi artmaya devam edecektir. Bağımlı nüfusun azalmasıyla çalışma çağındaki nüfusun yükü azalacak ve bağımlılık oranı düşecektir.
Eğitim çağındaki (7-21 yaş) nüfusun toplam nüfus içindeki payı, doğurganlığın azalmasına paralel olarak düşecektir. İlk,orta,Lise çağ nüfusunun azalmasına karşılık, önceki yıllardaki yüksek doğurganlığın etkisiyle yüksekokul çağ nüfusunun payı artacaktır. Uzun dönemde yüksekokul çağ nüfus payının da azalma eğilimi göstereceği tahmin edilmektedir.
b) İlkeler ve Politikalar
Kalkınmanın en önemli unsuru olan beşeri kaynağın niteliklerinin geliştirilmesi
temel ilkedir.
Nüfusun, istikrarlı bir ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu bir yapıya ve artış hızına kavuşturulması esastır.
Temel sağlık hizmetleri sistemi içinde ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini, hizmet açığı bulunan; özellikle doğurganlık, bebek ve anne ölüm oranları yüksek olan ve hizmetlerden yeterince faydalanamayan kesimlere ulaştırılmasına öncelik verilecek, hizmetin etkinliği ve sürekliliği sağlanacaktır.
Hizmetlerin götürülmesinde, nüfus, kaynaklar, çevre, kültürel değerler, ve sosyo-ekonomik farklılıklarına, bu faktörlerin birbirleriyle karşılıklı ilişkilerini ve etkileşimlerini dikkate alan entegre yaklaşımlara özel önem verilecektir.
Toplumu doğrudan ilgilendiren sektörel politika karar ve uygulamaları sırasında, nüfus yapısındaki gelişmeler bütün yönleriyle ele alınacaktır.
Bio-teknoloji alanındaki yeni gelişmeler, demografik yapıyı ilgilendiren yönleriyle takip edilerek bu alanda başlatılan uygulamalardan olumlu sonuç alınabilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
Demografi konusunda araştırma yapan ve eğitim veren kuruluşlar desteklenecek, nüfus politika ve programlarına yönelik periyodik araştırmalara ağırlık verilecektir.
Nüfus programlarında, yönetim eğitim alanında uzaman hale getirilmesine öncelik verilecektir.
Hayati istatistikler ve nüfus sayımı sisteminin rasyonel hale getirilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
2.GÖÇ (Yerleşme-Şehirleşme)
a)Hedefler
VI. Plan döneminde, şehirleşme hızının, V. <plan dönemine göre nisbi bir azalma ile ortala % 4.58 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Şehir nüfusunun toplam nüfus içindeki payının dönem sonunda % 56,75’e ulaşması, kır nüfusu payının azalma eğilimini devam ettirmesi ve toplam şehir nüfusunun 35,1 milyon olması beklenmektedir.
Plan dönemi başında 20 bin nüfusun üzerindeki 218 yerleşme biriminin, dönem sonunda 235’e ulaşacağı; bu yerleşme birimlerindeki nüfus artışının yaklaşık 7 milyon kişi olacağı tahmin edilmektedir.
Dönemler itibariyle ortalama şehirleşme hızı:
Dönem Hız(%)
1980-84 5,14
1985-89 4,87
1990-94 4,58
b) İlkeler ve Politikalar
Şehirlerde yaşayan nüfusun şehir hayatına uygun bir yapıya kavuşturulması, yerleşme alanlarında kaliteli ve sağlıklı bir yaşam çerçevesi oluşturulması esastır.
Yerleşme kademelenmesinin ülke çapında dengeli dağılımı için orta büyüklükteki (50.000-5000.000 nüfuslu) şehirlerin gelişmesinin desteklenmesi esastır.
Öncelikle geliştirilmesi gereken yerleşme merkezleri tespit edilecektir.
Büyük kentlerin, metropollerin ve metropolleşen yörelerin nüfuslarıın artacağı, ekonomik ve sosyal etkilerinin genişleyeceği, dikkate alınacaktır. Bu yerlerde fiziki plan, arsa, altyapı, ulaşım, konut, eğitim, sağlık gibi alanlarda ağırlaşacağı anlaşılan sorunların hafifletilmesine çalışılacaktır.
7. BEŞ YILLIK KALINMA PALINDA NÜFUS VE GÖÇ MESELESİ (1996-2000)
6. Plan döneminde nüfus artış hızının yavaşladığı ve 1990-1995 döneminde yıllık ortalama olarak % 1,85 düzeyinde gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
Hızlı nüfus artışı, bireylerin refah artışından daha fazla pay alabilmesini ve ekonominin değişim sürecinin daha hızlı gerçekleşmesini engellemekte, sürdürülebilir kalkınma çabalarını güçleştirmekte, konut, sağlık, eğitim ve altyapıya olan ihtiyacı artırmaktadır.
Ülke genelinde demografik yönden yapısal bir değişim olmakla birlikte bölgelerarası farklılıklar devam etmektedir.
Ülkemiz özellikle son yıllarda yurtdışından göçlere, sığınmalara ve kaçak işçi akımına maruz kalmış ve göç alan bir ülke niteliği kazanmıştır. Gelen kişilerin demografik, sosyal ve ekonomik niteliklerini belirleyen istatistiklerin olmayışı, bu konu ile ilgili iktisadi ve sosyal politikaların geliştirilmesini güçleştirmektedir.
Mevcut nüfus kayıt sistemi, altyapı ve organizasyon eksiklikleri nedeniyle kapsam yönünden etkin olamamıştır.
1985-90 döneminde 3.4 olarak saptanan toplam doğurganlık hızının 1994 yılında 2,69’a, bebek ölüm hızının binde 67’den 46,8’e, yıllık nüfus artış hızının ise %2,17 ‘den 1994 yılında 1,78’e düştüğü tahmin edilmektedir.
1990-1994 yıları arasında nüfus üç ana yaş grubu itibariyle dağılımında 0-14 yaş grubu oranının %35,5’ten % 33’e düştüğü, 15-64 yaş grubunu oranının % 60,5’ten %62,5’e düştüğü, 65 ve üstü yaş grubunun oranını ise %4’den %4,5’e yükseldiği tahmin edilmektedir.
Aile planlaması hizmetlerinin gerçekleştirilmesi...önemini korumaktadır.
Amaçlar, ilkeler, politikalar:
Kalkınma için gerekli olan insan kaynağının geliştirilmesi, nüfus artış hızının yavaşlatılması ve sürdürülebilir kalkınma hedef ve politikalarıyla tutarlı bir nüfus yapısının oluşturulması temel ilkedir.
7. plan dönemi sonunda, nüfus artış hızının %1,5’e ve toplam doğurganlık hızının 2,33’e düşeceği tahmin edilmektedir.
Toplumun kalkınmışlık düzeyi ile bağdaşmayan yüksek bebek ölüm hızının 7. Plan dönemi sonunda binde 35,3’e düşmesi ve doğuşta hayatta kalma ümidinin 69,1 yıla yükselmesi beklenmektedir.
Demografik göstergelerde ortaya çıkan bu değişmelere bağlı olarak, nüfusun üç ana yaş grubunun toplam nüfus içindeki paylarında da değişmeler olacaktır. 0-14 yaş grubunun payı azalırken, 15-64 yaş grubu ile 65 ve üstü yaş gruplarının toplam nüfus içindeki payları artacaktır.
Ülkemize göç edenler ile ilgili politikalar ve uygulamalar bir sistem içinde ele alınacaktır.
Nüfus ve aile planlaması konularında kurumlararası iletişimi,eşgüdümü, uygulamada etkinliği ve sürekliliği sağlayacak... organizasyonlar geliştirilecektir.
Ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerinin götürülmesinde, hizmetten yeterince yararlanamayan kesimleri öncelik verilecek, hizmetin niteliği yükseltilecek, ulaşılabilirliği ve sürekliliği sağlanacaktır.
Plan döneminde yaklaşık 60 bin ailenin kamu yatırımlarının uygulanması sonucu yerleşim yerlerini terk etmek zorunda kalacakları ve bunlardan 15 bin ailenin devlet tarafından yeniden yerleştirilmelerini talep edecekleri tahmin edilmektedir. Ayrıca 5 bin civarında göçer aile, kırsal ya da kentsel alanlarda yerleşik yaşama geçmek için kamu kaynaklarından yararlanmayı beklemektedir.
Bölgesel gelişme çalışmalarından... göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması hedeflerine ulaşmak bakımından 7. plan döneminde yararlanılacaktır.
8. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANINDA NÜFUS VE GÖÇ MESELESİ (2001-2005)
Yıllık nüfus artış hızı ve doğurganlık hızında görülen tedrici düşüş devam etmekte, 1995 yılında 60,5 milyon olarak tahmin edilen nüfusun 2000 yılı itibariyle 65,3 milyon olması beklenmektedir.
1995 yılında % 1,57 olduğu tahmin edilen yıllık nüfus artış hızının, 2000 yılında % 1,50’ ye düştüğü, toplam doğurganlık hızının ise aynı dönemde 2,69’dan 2,53’e gerilediği tahmin edilmektedir. Doğuşta heyette kalma ümidinin ise yaklaşık 1,1 yıl artarak 69,1 yıla ulaştığı tahmin edilmektedir.
Genç bir nüfus yapısına sahip olan ülkemizde 0-14 yaş grubu nüfusun payının 1995 yılındaki % 32,8 seviyesinden 2000 yılında % 30’a gerilediği, buna karşılık aynı dönemde 15-65 ve 65+ yaş gruplarının payının artacağı tahmin edilmektedir.
Sürdürülebilir bir kalkınmanın sağlanabilmesi için nüfus dinamikleri ile doğal kaynaklar, ekonomik faaliyetler, teknolojik gelişme, sosyal ve kültürel yapı arasındaki dengenin her seviyedeki planlama ve politika geliştirme süreçlerinde gözönünde bulundurulması ihtiyacı devam etmektedir.
Merkezi bir nüfus kayıt sisteminin ülke genelinde uygulamaya konulması suretiyle hayati olaylara ilişkin veri toplama, izleme ve değerlendirme çalışmalarının etkin bir şekilde yapılması, ilgili kuruluşlar arasındaki bilgi akışı, işbirliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi ihtiyacı önemini korumaktadır.
Ülkemize yurt dışından gelen göçmen, sığınmacı ve kaçak işçilere ilişkin yeterli bir kayıt sisteminin oluşturulmamış olması sebebiyle, söz konusu kişilerin demografik ve sosyoekonomik özelliklerinin tespiti ve takibi mümkün olmamaktadır.
Amaçlar, ilkeler ve politikalar
Dengeli ve sürdürebilir kalkınma hedefi ile uyumlu bir nüfus yapısına ulaşmak amacıyla nüfusun eğitim, sağlık ve insangücü yönünden niteliklerinin iyileştirilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve bu alanlarda bölgeler ve yerleşim yerleri arasındaki farklılıkların giderilmesi temel ilkedir.
Nüfus dinamikleri ile doğal kaynaklar, ekonomik faaliyetler, teknolojik gelişme, sosyal ve kültürel yapı arasındaki denge her seviyedeki planlama ve politika geliştirme süreçlerinde dikkate alınacaktır.
Nüfus artış hızındaki düşüş eğiliminin devam ederek, plan dönemi sonunda % 1,33’e, toplam doğurganlık hızının 2,3’e düşmesi ve toplam nüfusun 70,2 milyona ulaşması beklenmektedir. 2005 yılına kadar 0-14 yaş grubunun payının düşmeye devam edeceği, 15-64 ve 65+ yaş gruplarının toplam nüfus içindeki paylarının artacağı tahmin edilmektedir.
Bebek ölümlerinin, 7. plan dönemi sonunda binde 28,8 seviyesine düşmesi beklenmektedir.
Nüfus yapısındaki gelişmeleri izlemeye yönelik araştırma faaliyetleri desteklenecektir.
Ülkemize yurt dışından gelen göçmen, sığınmacı ve kaçak işçilerin demografik ve sosyoekonomik özelliklerinin tespiti ve takibine imkan verecek etkin bir kayıt sistemi geliştirilecektir.
Üreme sağlığı ve aile planlaması hizmetlerinin temel sağlık hizmetleri ile bütünleştirilerek, kaliteli bir biçimde, yaşam boyu yaklaşımı içinde cinsiyet ayrımı yapılmadan sunulması sağlanacaktır.
Nüfus hareketlerinin izlenmesi ve kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla, Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminin (MERNİS), ülke düzeyinde ilgili kamu kuruluşları arasında bilgi alışverişine imkan verecek şekilde uygulamaya konulması için gerekli hukuki ve kurumsal düzenlemeler süratle tamamlanacaktır.
Nüfus kayıtlarının güncel ve güvenilir biçimde tutulabilmesi için mevcut sistemin açıklarını giderecek yeni modellerin de hayata geçirilebilmesine yönelik düzenlemeler yapılacaktır.l
1995-2000 yılları arasında şehirleşme hızının, yıllık ortalama olarak %4,7 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 1994 yılında 34,4 milyon olduğu tahmin edilen kentsel nüfusun, 2000 yılı sonunda 43,3 milyona ulaşarak toplam nüfusun % 66,4’ünü oluşturması beklenmektedir.
1995 yılında 254 olan kentsel yerleşme birimlerinin 2000 yılında 309’a ulaşacağı, bu yerleşme birimlerindeki nüfusun yaklaşık 8,9 milyon olacağı tahmin edilmektedir.
1950’lerde hızlanmaya başlayan kentleşme olgusu, büyük kentlerde yığılmalara neden olmuş, dengeli bir kentsel dağılım oluşamamıştır. Bu durum, önemli sosyal ve ekonomik yapı değişikliği sorunlarına ve hızla artan kentsel yatırım ihtiyaçlarına yol açmıştır.
Ülkemizdeki kentleşme süreci , gelişmiş ülkelerden farklı olarak büyük ölçüde kent yoksulluğunun kır yoksulluğuna tercih edildiği bir göç olgusu olarak şekillenmiştir. 2000 yılı sonunda, % 23’ü İstanbul’da olmak üzere kentsel nüfusun %44’ünün , nüfusu bir milyonu aşan kentlerde yer alması beklenmeketedir.
Fiziki planlama bağlamında bütüncül bir yaklaşım sağlanamamış, kısmi yaklaşımlar ise çoğu kez gerektiği ölçüde uygulamaya aktarılamamıştır.
Amaçlar, ilkeler ve politikalar
8. plan döneminde şehirleşme hızının, yıllık ortalama % 4,75 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 2000 yılında 43,3 milyon olduğu tahmin edilen kentsel nüfusun, 2005 yılı sonunda 54,7 milyona ulaşarak toplam nüfusun %78’ini oluşturması beklenmektedir.
2005 yılında kentsel yerleşme birimlerinin 345’ e ulaşacağı, bu yerleşme birimlerindeki nüfus artışının yaklaşık 11,4 milyon olması beklenmektedir.
Hızlı kentleşme ve sosyal değişmenin yaşanmaya devam edeceği Plan döneminde , kültürel yozlaşmaya ve değer yargılarındaki aşınmaya fırsat vermemek amacıyla milli kültürün temel belirleyiciliği çerçevesinde kent ve kentlilik kültürünün oluşturulmasına dönük çalışmalar yapılacaktır.
Kentlerimizdeki sosyal ve teknik altyapı yatırımlarını gerçekleştiren kurum ve kuruluşlar arasında eşgüdüm sağlanacaktır.
KAYNAKLAR
1. I. Beş Yılık Kalkınma Planı(1963-1967)DPT yayını,Ankara 1967
2. II. Beş Yılık Kalkınma Planı(1968-1972)T.B.M.M. Tutanak dergisi
3. III. Beş Yılık Kalkınma Planı(1973-1977), DPT yayını,Ankara 1977
4. IV. Beş Yılık Kalkınma Planı(1978-1983),DPT Yayını, Ankara, Nisan 1979
5. V. Beş Yılık Kalkınma Planı(1985-1989)T.B.M.M. Tutanak dergisi.
6. VI. Beş Yılık Kalkınma Planı(1990-1994), T.B.M.M. Tutanak dergisi,cilt 30
7. VII. Beş Yılık Kalkınma Planı(1996-2000) 25 Temmuz 1995 tarih ve 22354 sayılı resmi gazete
8. VIII. Beş Yılık Kalkınma Planı (2001-2005),DPT, Ankara 2000
| Bu makale ile ilişkili diğer makaleler: |
|---|
| Powered By relatedArticle |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |



