• Yönetim Kurulu
  • Denetleme Kurulu
  • İl Temsilcileri
  • Tüzüğümüz
  • Meslek Tanım
  • Üyelik Formu
  • DernekHesapNo
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Teftiş
    • Teftiş Formları
    • Teftiş Rehberleri
    • Örnek Raporlar
  • Mesleki Çalışmalar
    • Araştırmalar
    • Makaleler
    • Raporlar
    • Tezlerimiz
    • Açıklamalar
  • Soruşturma
    • Belge Örnekleri
    • Genel İnceleme Örnekleri
    • Kurum Açma İnceleme Örnekleri
    • Kurum Kapatma İnceleme Örnekleri
    • Ön İnceleme Rapor Örnekleri
    • Soruşturma Örnekleri
    • Yargı Kararları
  • Sunular
    • Hazırlayıcı Eğitim Sunuları
    • Temel Eğitim Sunuları
    • Eğitim Öğretim Sunuları
    • Yönetimle İlgili Sunular
  • Gruplar
    • Müdürler Grubu
    • Müfettişler Gurubu
  • Videolar
  • Fotoğraflar

Mesleki egitimde kalitenin geliştirilmesi (Ali Uçar)

Cumartesi, 30 Eylül 2006 14:06 | Yazar Administrator | PDF | Yazdır | E-posta
Tweet
Yeni Sayfa 1

İnternational 2. Balkan Education congress 8-9-10 october 2004

Improving Quality in Vocational Education and Turkey’s Priorities

mesleki Eğitimde Kalitenin Geliştirilmesi Ve Türkiye’nin öncelikleri

 

Ali UÇAR1                                                                                         Neriman ÖZTÜRK2

 

Abstract

The interaction and competition increase rapidly among countries in our world, which globalizes and is based on knowladge economy. The vocational and technical education organizations whose purpose is to train qualified workforce should be reviewed. These organizations should be modern, qualified and preferable by students. So as to shoot this goal, we should let the students acquire thinking ability that is well matched with recent time rather than teaching them technical stuffs. Like all educational organizations, we should give importance to the total quality management in education organizations as well. The organizations should evaluate themselves, determine their standards and be aware of  the further developments.

Mesleki Eğitimde Kalitenin Geliştirilmesi ve Türkiye’nin Öncelikleri

Küreselleşme, kalkınma için yeni bir uluslararası gündem olarak ortaya çıkmıştır. Dünya bilgi tabanlı bir ekonomiye geçmektedir. Küreselleşen ekonominin temel sorunu, hızla değişen çevrede rekabet edebilme ve uyum sağlayabilmedir. 21. yüzyılda rekabet edebilmenin kritik başarı faktörü verimli ve esnek bir iş gücünün yetiştirilebilmesidir. Bu sebeple her ülkenin kalkınmışlık düzeyine bakılmaksızın, gelecek yüzyılın iş gücü taleplerine cevap verecek şekilde mesleki ve teknik eğitim  programlarını yeniden düzenlemek zorunluluğu ortaya çıkmıştır (Arı  ve diğerleri, 1998).

Niçin Mesleki Eğitim ?

Mesleki eğitim karşılıklı etkileşim içerisinde oluşan iş, insan ve eğitimden oluşan üç boyutlu bir bütündür. İşin ve eğitim sürecine katılacak fertlerin ihtiyaçlarının değişmesi, eğitim programlarını amaç, kapsam ve metot yönünden etkilemekte ve değişmesine neden olmaktadır.

Bu nedenle mesleki ve teknik eğitimin bireylerin ve iş hayatının ihtiyaçlarına, toplumsal dinamiklere uygun şekilde sürekli yenilenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir (Buluç, 2003, 20).

 

1 İlköğretim Müf. Bşk. Yard.

2 Öğretmen

 

Ulusal gereksinimler açısından meslekî ve teknik eğitimi incelerken bu gereksinimlerin nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir (Alkan,1996,17-18):

 

•  Köyden kente göç edenleri gerekli bilgi ve becerilerle donatmak,

•  Gelişen teknolojiyle birlikte teknik insan gücü ihtiyacını karşılamak,

•  İşsizlik sorununu çözümlemeye katkı sağlamak,

•  Doğal kaynakları daha iyi değerlendirmek,

•  Bireylerin üretim kapasitelerini artırmak,

•  Tarımdan sanayiye geçişi kolaylaştırmak,

•  Öğrenimi güçleştiren ekonomik engelleri aşmak,

•  İşin ekonomik ve sosyal önemini tanıtmak,

•  El sanatlarının kalitesini yükseltmek.

 

Son yıllarda düzenlenen mesleki ve teknik eğitim  konferanslarında bu durum gözlenmektedir. 1995 yılında Güney Afrika ve ABD’de, 1996 yılında Tayvan’da ve ABD’de, 1997 yılında Finlandiya’da, 1998 yılında Türkiye’de düzenlenen IVETA[1] ve AVA[2] toplantılarında küresel ekonomiye uygun mesleki ve teknik eğitim gündeme oturmuştur. Konferanslardan çıkan ortak sonuç şudur: Dünya tek ekonomili bir köye doğru gitmektedir. Daha geniş alanlarda işgücü hareketliliği, her ülkenin kendi eğitim-öğretim sistemini yeniden düzenlemesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Dünyadaki gelişmeler ülkelere bu yönde baskı yapacaktır. İşte dünyadaki bu gelişmeler ışığında, ülkelerin kendi kültürüne, ekonomisine ve ihtiyaçlarına uyacak düzenlemeleri yapma ihtiyacı doğmuştur.

Türkiye’de Mesleki Temel Eğitimin Dünü ve Bugünü

Mesleki ve teknik eğitim, kendi içinde Erkek Teknik Öğretim, Kız Teknik Öğretim, Ticaret ve Turizm Öğretimi, Din Öğretimi, Özel Eğitim, Özel Öğretim ve Anadolu Sağlık Meslek lisesi ile diğer bakanlıklara bağlı meslek liseleri şeklinde ayrılmaktadır.

Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin durumun sayılarla ifade etmek durumu ortaya koymak açısından çarpıcı olacaktır. Buna göre MEB’in 2003-2004 eğitim-öğretim yılı istatistiklerine göre Türkiye’de liselerde öğrenim gören 3 milyon 593 bin öğrenciden 1 milyon 129 bini meslek liselerinde okumaktadır.  Bugün genel ortaöğretimde 2 bin 831 okul, 2 milyon 463 bin 923 öğrenci, 86 bin 51 öğretmen, mesleki ve teknik ortaöğretimde de 3 bin 681 okul, 1milyon 129 bin 481 öğrenci, 73 bin 998 öğretmen bulunmaktadır.

Beş yıllık  dönemde mesleki eğitimin toplam ortaöğretim içindeki payı büyük oranda düşmüştür. 1998-1999 eğitim öğretim yılında mesleki eğitim öğrencilerinin toplam ortaöğretim öğrencileri arasındaki payı 43.3 iken bu oran 2003-2004 eğitim öğretim yılında % 31.5’e düşmüştür. 

29.06.2001 tarihinde kabul edilen ve 10.07.2001 tarihli 24458 sayılı resmî gazetede yayımlanan 4702 sayılı kanun gereğince MEB’in ve YÖK’ün iş birliği ile bir çalışma başlatılmıştır. “MEB-YÖK Meslekî ve Teknik Orta Öğretim Programları ile Meslek Yüksekokulları Eğitim Programlarının Bütünlük Devamlılığının Sağlanması” adlı bu proje, meslekî ve teknik orta öğretim kurumlarından meslek yüksekokullarına sınavsız geçişin program açısından tutarlılığını ve devamlılığını sağlayabilmek ve ileride modüler sisteme geçişe imkân verecek ve aynı zamanda istihdam kesiminin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde Meslek Yüksek Okulları eğitim programlarını geliştirmeyi amaç edinmiştir.

 

Ancak, meslekî ve teknik eğitimin, 16. Millî Eğitim Şûrasında da ele alınan sorunlarından bir çoğu devam etmektedir. Bunlar arasında yer alanların bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

•  Gerekli rehberlik ve danışmanlık hizmetinin olmaması nedeniyle öğrencilerin, izleyecekleri meslekî eğitim programlarını ve iş alanlarını yeterince tanımadan meslek seçimine gitmeleri,

•  Öğrencilerin, ilgi ve kabiliyetleriyle iş hayatının ihtiyaçlarına uygun programlara yönlendirilmesinin yapılmaması,

•  Meslekî eğitim programları geliştirilirken, eğitim kurumlarının bulunduğu yerel özelliklerin yeterince dikkate alınmaması,

•  Öğrencilerin meslekî yeterliliklerinin etkin bir şekilde ölçülememesi,

• İşletmelerdeki meslek eğitimin koşullarına veya teknolojik değişmelere karşı eğitim kurumlarının uyum problemlerinin devam etmesidir.

 

Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından, Mayıs 2004’te yapılan “Öğrenciler Eğitim İçin Ne Diyor?” isimli araştırma sonuçlarına göre “Eğitimi Değerlendirmede Genel Lise- Meslek Lisesi Karşılaştırması” nda “Çok memnunum” yanıtını veren öğrencilerden %13.1’nü meslek lisesi öğrencileri, %7.7’sini de genel lise öğrencileri oluşturmaktadır. “Eğitim Hayata Hazırlamıyor ” diyen öğrencilerden %88’i genel lise, %73’ü ise meslek lisesi; “Özgüven Kazandırmıyor” diyen öğrencilerden %82’i genel lise, %66’sı meslek lisesi; “Sorgulayıcı Değil” diyen öğrencilerden %90’nı genel lise, %86’sı ise meslek lisesi öğrencileridir. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere meslek lisesi öğrencilerinin genel lise öğrencilerine göre verilen eğitimden daha fazla memnun oldukları, verilen eğitimi daha anlamlı, hayata hazırlayıcı nitelikte buldukları sonuçları ortaya çıkmaktadır.

Bir başka araştırma eski Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ömer Kayır ile eski Başbakanlık danışmanlarından Şükrü Karaca ve Yılmaz Şenyüz tarafından 12 ilde 67 erkek teknik, kız teknik, ticaret- turizm ve imam hatip liselerinde 3 bin 961 son sınıf öğrenci ile yapılmış ve çarpıcı sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Bu öğrenciler bu okullarda öğrenim görmekten pişman olduklarını ve  bir şans daha verilse meslek lisesi yerine klasik liseye gideceklerini belirtmişlerdir. Ailelerin 'meslek sahibi olsunlar' diyerek, meslek liselerine gönderdiği bu öğrenciler, yetersiz eğitim aldıklarını; bu eğitim ile ne mesleki anlamda yetiştiklerini ne de üniversiteye hazırlandıklarını dile getirmişlerdir.

Bilindiği gibi çağdaş dünyada  mesleki eğitim öğrencilerinin oranı toplam ortaöğretim içerisinde % 65, üniversiteye hazırlamaya dönük okullara giden öğrenci sayısının genel ortaöğretim öğrencileri arasındaki oranı ise % 35’tir. Türkiye’de bu oranlar bütünüyle tersine çevrilmiştir. Hatta oranların tersine çevrilmesinin ötesinde, çarpıklığın giderek büyüdüğü görülmektedir.  

Türkiye’nin  Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirebilmesi için Öneriler

Mesleki eğitim, işin  nasıl yapılacağı, makinanın nasıl kullanılacağı gibi teknik bilgilerin yanında yeni düşünce sistemi ve iş anlayışını da vermelidir. Çünkü, işgücünün, işin yenilenen değerlerine ve yeni iş anlayışlarına da sahip olması önemlidir. Bu nedenle çalışanların sadece kendi işlerini yapmalarının ötesinde, kendileri dışındaki aşamalarda gerçekleştirilen işler ve işletmenin genel gidişi hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Bu da, çalışanların mesleki niteliklerini sürekli geliştirmelerine olanak sağlayan bir mesleki eğitimden geçirilmeleriyle mümkündür (Renda, 1996, ,akt.Kapız).

Mesleki teknik eğitimin örgütlenmesinden tüm işleyişine kadar yeniden yapılandırılmasının ötesinde, bilgi çağının gerektirdiği hıza ulaşabilmek için sistem bütünlüğü içinde kendini geliştirebilen bir boyut kazandırabilmesi önem taşımaktadır. 1990’lı yıllardan itibaren özellikle eğitim kurumlarında Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulan Toplam Kalite Yönetiminin işlevsel hale gelebilmesinde işletmelere en yakın özellik taşıyan mesleki eğitim kurumlarının önemi daha da büyüktür.

Mesleki teknik eğitimde var olan problemler ve çözüm önerilerine bakıldığında Toplam Kalite Yönetiminin ilkelerinin uygulanmasıyla tamamen bağımlı olarak görülmektedir. Problemin ana kaynağının müşteri- paydaş  kavramlarıyla çok ilintili olduğu ortaya çıkmaktadır. Öğrenci, okulundan memnun değildir ve beklentilerini gerçekleştirememektedir, işveren işe yerleştireceği niteliği uygun insan istihdam edememekte, üst öğrenime teknik yeterliliğe sahip öğrenci istenilen düzeyde gönderilememekte, sonuçta da öğrenci, veli, üst öğretim kurumu ya da işyerleri beklentilerini karşılayamamaktadırlar. Ancak, yapılacak geliştirme faaliyetlerinin hızı bilgi çağının gerektirdiği hiza ulaşabilmesi için merkezi düzenlemelerinin yanında, kurumsal bazda sürekli geliştirmeyi de temel almak durumundadır. Bu kapsamda, gelişim eğitim kurumlarını kendi kendileriyle ve kendi türleriyle rekabet edebilecek yapıya kavuşturmakla mümkün olabilecektir.

Milli Eğitim Bakanlığı 1999 yılından itibaren TKY çalışmalarına başlamış, 2001 yılından itibaren de okullarda çalışmalara dahil edilmiştir. TKY uygulamalarının temel noktası kurumsal öz değerlendirmeye bağlıdır. Var olan durum tespit edilmeden, hedefler belirlenmeden yapılan çalışmalar tesadüflere bağlıdır. Türk eğitim sistemine eleştirilerden biri de çok idealist, ulaşılamaz hedeflerin ortaya konmuş olduğu şeklindedir. Bu doğrultuda,  öncelikle gerçekçi değerlendirme ve hedeflerin yerel bazda belirlenmesi önem taşımaktadır. Bu durumda öz değerlendirme sürecin bir boyutudur.

 

Öz değerlendirme işleminin gerçekleştirilmesinde ölçütler dizini oluşturulması gereklidir. Bu anlamda, her kurumun misyonunu yerine getirebilmesi için hangi unsurlar ön plandadır, önceliklidir sorusuna cevap aramakla başlanabilir. Burada üç kavramdan söz etmek olasıdır. “Kriter”, “gösterge” ve  “standart”. Uygun ölçme araçlarıyla, belirlenen kriterler ve göstergelerin ölçülmesi, bunların kıyaslanması yoluyla ölçülen zaman diliminde kurumun gösterdiği performans belirlenebilmektedir.  Standartlar, göstergelere kılavuzluk eden ve kıyaslamayı sağlayabilecek,  unsurlar olarak görülebilir.

 

            EFQM Mükemmellik Modeli 9 ana kriter üzerine kurulmuş ve zorunluluk içermeyen bir modeldir. Bu kriterlerden 5’i girdi,  4’ü ise sonuç kriterleridir. Her bir kriter ayrıntılı olarak anlaşılmasını sağlamak üzere 32 alt kriter ve 174 alt açılım ile desteklenmiştir. EFQM Modeli dışında Malcolm Baldrigde Ulusal Kalite Modelinden de bahsedilebilir. MBNQA modelinin ana kriterleri de; Liderlik, Veri ve Çözümlenmesi, Stratejik Kalite Planlaması, İnsan Kaynakları Geliştirilmesi ve Yönetimi, Süreç Kalitesi Yönetimi, Kalite ve İşlem Sonuçları, Müşteri Odaklılık ve Tatminidir (Ensari,2002).

 

Kalite ile ilgili olarak ülkemizde özellikle özel eğitim kurumlarında yapılan bir başka uygulama da akreditasyon ile ilgilidir. Akreditasyon, bir kuruluşun yetkili bir akreditasyon kurumunun standartlarına göre kendisini ölçmesidir. (E)CIS (Uluslar arası Okullar Avrupa Konseyi) akreditasyon çalışmaları 417 standart ve 1416 kriter çerçevesinde yürütülmektedir. Temel göstergeler ise şunlardır: Felsefe ve Hedefler, Organizasyon ve Yönetim, Öğretmenler ve tüm diğer personel, Öğretim Programları ve hizmetleridir (özel eğitim, rehberlik hizmetleri, sağlık ve güvenlik, öğrenci hizmetleri, öğrenci yaşamı, kütüphane/medya merkezi, okulun fiziki olanakları, finans/finans yönetimi) (www.ecis.org).

 

İngiltere’ye bakıldığında okuldaki özdeğerlendirmenin teftişe büyük katkı yaptığı görülmektedir. Böylece teftişin okulun önemli konularıyla ilgili olması sağlanmış olmaktadır. Okul tarafından hazırlanan özet öz değerlendirme  raporu  (elektronik ortamda okul tarafından doldurulan S4 formu) teftişin odaklanması gereken hususları veya katkıda bulunması gereken spesifik konuları belirlemeye yardımcı olmaktadır.  Okulun öz değerlendirme özeti teftişin planlanması aşamasında baş müfettiş ve baş öğretmenin görüşmesine temel teşkil etmektedir (www.ofsted.gov.uk).

 

Mesleki eğitimde, özdeğerlendirmenin gerçekleştirilmesi, kurum performansının ortaya konması açısından olduğu kadar gerçekçi hedeflerin oluşturulması açısından da önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, genel eğitim sisteminde izlenecek kriter ve göstergelerin belirlenmesi ve bunların izlenmesi konusunda ortak bir modelleme kullanmanın yanında, kurumun kendini değerlendirmesinde göstergelerdeki ağırlıklar yönüyle kurum türleri doğrultusunda belirleyici bir anlayışa yönelebiliriz.

           

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışma ile  eğitim kurumları için performans göstergeleri oluşturulmuş ve bu göstergeler doğrultusunda performans karnesi geliştirilmesine yönelinmiştir.

 

Kalite modelleri, İngiltere OFSTED uygulamaları,  EFQM Mükemmellik Modeli ile “MEB Performans Denetim ve Değerlendirme Sistemi” çalışması uygulamaları esas alınarak öz değerlendirme kriterleri yeniden düzenlenmiştir. Bunu yaparken eğitim kurumlarının özellikleri göz önünde bulundurularak uygulamada karşılaşılan bazı zorlukları ortadan kaldırmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda beş ana kriter oluşturulmuştur. Bunlar:

 

1.Yönetim Planlamaları ve Uygulamaları (7 gösterge): Yönetim planlarının, okul gelişim ve uygulama planlarının hazırlanması, gözden geçirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi, eğitimsel liderliğinin tesis edilmesinde yöneticilerin  örnek olması ve kendilerini geliştirmeleri konularında yapılan çalışmalarda izlenen yol açıklanır. Yönetici performansı, yönetimin yürüttüğü temel etkinlikler, proje ve ekip çalışmaları, yeni faaliyet ve süreçlerle ilgili temel performans sonuçları eğitim öğretim yılları itibariyle periyodik olarak izlenerek, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke düzeyinde elde edilen  verilerle kurumun performansı karşılaştırılır.

 

2. İnsan Kaynaklarının Yönetimi ve Geliştirilmesi (13 gösterge): İnsan kaynaklarının planlanması, bilgi birikimleri ve yetkinliklerinin belirlenmesi, yönetilmesi ve iyileştirilmesi, çalışanların katılımı-yetkelendirilmesi ve iletişiminin sağlanması  konularındaki çalışmalarda nasıl bir yol izlendiği,  uygulandığı, geliştirildiği ve stratejilerin hazırlanmasına, yaşama geçirilmesine nasıl etki ettiği açıklanır. Kurumun çalışanlarca algılanma sonuçları, kurumun insan kaynakları ihtiyacı, çalışanların eğitim durumu, çalışanlara yönelik hizmet içi eğitim faaliyetleri, çalışanların başarı ve ceza durumu sonuçlar eğitim öğretim yılları itibariyle periyodik olarak izlenerek, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke düzeyinde elde edilen  verilerle kurumun performansı karşılaştırılır.

 

3. İletişim, Koordinasyon ve İşbirlikleri ile Toplumsal İlişkilerin Yönetimi ve Geliştirilmesi (9 gösterge) :Okulun/kurumun ilişkide bulunduğu dış çevre ve toplum ile iletişim ve koordinasyonun sağlanması ve geliştirilmesi, ilişkide bulunduğu dış çevre ve toplum ile olan işbirliklerinin yönetilmesi ve geliştirilmesi konularındaki çalışmaların; nasıl geliştirildiği ve stratejilerin hazırlanmasına, yaşama geçirilmesine nasıl etki ettiği açıklanır. Okulun/kurumun toplumca algılanma sonuçları, basın yayın, alınan ödül ve unvanlar, işbirliği içerisinde yapılan seminer, toplantı ve konferanslar vb. sonuçlar eğitim öğretim yılları itibariyle periyodik olarak izlenerek, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke düzeyinde elde edilen  verilerle kurumun performansı karşılaştırılır.

 

4. Maddi ve Mali Kaynakların Yönetimi (10 gösterge): Finansal kaynakların binalar, donanım ve malzemelerin yönetilmesi; etkili yararlanılabilmesi için  tedbirler alınması, bilgi ve donanım teknolojisinin, bilgi ve bilgi birikiminin  yönetilmesi konularındaki çalışmalarda, nasıl bir yol izlendiği açıklanır. Okulun/kurumun nakdi ve ayni gelirleri, okulun/kurumun giderleri, gelir gider karşılaştırması; bölüm ve birimlerinin kullanılma durumları, sarf malzemelerini kullanım durumları; ve ekipmanlarının kullanım durumları eğitim öğretim yılları itibariyle periyodik olarak izlenerek, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke düzeyinde elde edilen  verilerle kurumun performansı karşılaştırılır.

 

5. Eğitim - Öğretim Plan ve Uygulamaların Yönetimi (18 gösterge) :Eğitim-öğretim planlama ve hazırlık çalışmalarının sistematik olarak tasarlanması ve yönetilmesi, öğrenci işlerinin,  rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin,  eğitici etkinliklerin , sınıf yönetiminin, ders içi etkinliklerin  ölçme ve değerlendirme çalışmalarının etüt, kurs ve uygulamalı eğitim çalışmalarının planlanması ve yürütülmesi konularındaki çalışmalarda nasıl bir yol izlendiği açıklanır. Kurumun  öğrenciler  tarafından  algılanma  sonuçları, yarışma ve ödüller, ortaöğretim okulları için; okuldan  ayrılan/mezun olan  öğrencilerin  durumu, ilköğretim okulları için; okuldan  ayrılan  öğrencilerin  durumu, öğrenci disiplin ve devam durumu, destek  hizmetleri, ders başarı oranları, ödüller, veli ve öğrenci  bağlılığı, etkinlik  ve  yarışmalar vb. konulardaki sonuçlar eğitim öğretim yılları itibariyle periyodik olarak izlenerek, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke düzeyinde elde edilen  verilerle kurumun performansı karşılaştırılır.

           

Uzlaşılmış, performans göstergeleri doğrultusunda kurumun öz değerlendirmesini gerçekleştirmesi, önce kendi kendisi ile karşılaştırma yapması, daha sonra kendi çevresi, bölge, ülke ve gelişmiş ülkelerle karşılaştırmalar gerçekçi standartların oluşturulmasına katkı sağlayabileceği gibi, sürekli gelişme de gerçekleşecektir.

 


 

3 IVETA: İnternational Vocational Education and Traning Association

4 AVA   : American Vocational Association


Share |

Son Güncelleme (Pazar, 16 Mayıs 2010 19:51)

 
Yorum ekle
JComments
Yazarlar
Doğan Ceylan İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz
Doğan Ceylan
Rahmi Yaman SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ
Rahmi Yaman
Adnan Uçkun KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ)
Adnan Uçkun
Z.Kürşat Torun Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme
Z.Kürşat Torun
Sebahattin Eker Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP)
Sebahattin Eker
Cemil Coşkun TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM
Cemil Coşkun
Zafer Özer İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ
Zafer Özer
Zekiye Morkoyunlu PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR
Zekiye Morkoyunlu
Hasan Yüksel 66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI?
Hasan Yüksel
Konuk Yazar KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ)
Konuk Yazar
Anasayfa ._. Forum ._. Ziyaretçi Defteri ._. Sorular ve Cevapları ._. İletişim ._. Site Haritası ._. Yönetim ._. Üye Giriş / Kayıt
feed-image

Copyright © 2010 Müfettişler.Net.
Bu site, Müfettişler Derneği yayınıdır. Eğitim çalışanlarına hizmet amacıyla kurulmuştur. Doğan CEYLAN Yönetim Kurulu Başkanı.