Öğretimin Denetimi (Celal Tayyar UĞURLU)
ÖĞRETİMİN DENETİMİ
Denetim, örgütsel eylemlerin kabul edilen amaçlar doğrultusunda, saptanan ilke ve kurallara uygun olup olmadığının anlaşılması süreci olarak düşünülebilir. Denetimin genel amacı, örgütün amaçlarının gerçekleştirilme derecesini saptamak, daha iyi sonuç almak için gerekli önlemleri almak ve süreci geliştirmektir(Aydın, 1993.1)
Sorunların ortaya çıkmadan önlenmesi için, planlı bir çalışma ile kurum ve insan boyutu yeni durumlara uygun hale getirilmeye çalışılır. Öncelikle denetime bir kurumu tanımaya çalışmakla başlanır. Gerekli yasa, yönetmelik, yönerge ve genelgelerle belli davranışlara uyması beklenen kurumları, bu çerçevede tanımak denetim yapmadan önce önemlidir. Yasal çerçeveyle birlikte örgüt/kurumu genel amaçları ile tanımak “ne için var” sorusuna cevap aramak gerekmektedir. Örneğin ilköğretim okullarının genel amaçlarını bilmek, denetimi yapılacak bu kurumların amaç-işleyiş bağlantısını kurarak bütüncül bir anlayışla ilköğretim okullarını değerlendirmemize, anlamamıza yardımcı olacaktır.
Örgütler amaçlarına ulaşma dereceleriyle ayakta kalabilirler. Amaçlarını iyi belirleyememiş örgütlerin eylemlerinin yönü belirsizdir. Rastgele bir işleyişin gelecek ve yönü etkili ve verimli olamaz. Denetimin de amaçlı bir çaba olduğunu düşündüğümüzde, amacı olmayan denetimin eğitim örgütlerini olumlu yönde değiştirmesini bekleyemeyiz.
Değişim, her gün yeniden olaylara, insanlara, kurumlara yeniden bakmayı ve üzerinde düşünmeyi gerektirir. Bu değerlendirmeyi yapamadığımız takdirde değişimin gerisinde kalmış oluruz ki, bu da denetimde iyileştirici bir fayda sağlamaz.
Değerlendirme gerekli bir etkinliktir ve öğrenme-öğretmen sürecinin bir bölümüdür. Değerlendirmede yapılanlarla hangi amaçlara ulaşıldığı tespit edilir. Değerlendirmede üzerinde en çok durulan nokta, öğretmen ve öğrencilerin kendi kendilerini değerlendirme tutumlarını geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Kendi kendilerini değerlendirmede denetmenin rölü, öğretmenlerin kendi güçlü ve zayıf yanlarını tanımak için cesaretlendirilmesi ve fırsatlar hazırlaması, onların mesleksel gelişmesi ve ilerlemesi için mümkün olan yardımı yapmasıdır(Çınar, 1998)
Her örgüt örgütsel yenileşmesini dirik tutmalıdır. Her yeni gelişme ve değişme örgüt yönetimi tarafından işleme alınmalı, sürekli yenilenerek sürdürülmelidir. Böylece daha etkili bir örgüt yaratılabilir. Okullarda öğretmenlerin değişen teknolojik ve sosyal durumlardan haberdar edilmesiyle kendilerini yenilemeleri sağlanabilir. Bu yardımın programlı olması gerekir. Zaman zaman yönetimin hizmet içi semineri ve öğretmenler kurulu toplantıları bu eksiklikler giderilebilir. Öğretimi geliştirmek için bir katalizöre ihtiyaç vardır. Bu katalizör ise okul yönetim ve denetim ekibidir.
Denetim okulda var olan eksikliklerin ya da yanlış işleyen bir döngünün tespitini sağlar. Bu tespitler her denetim sonunda yeni durumlar, olaylarla karşımıza çıkar. Aksayan işlerin tespitinin birinci öncelikli ayağı okul yönetimidir. Bu tespitler için belli soru listeleri ya da kontrol listeleri ile okulun, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin okula ilişkin sorunlarını tespit etmek gerekir. Olası sorunlar bu yöntemle okul yönetimi tarafından tespit edilerek gerekli düzenlemeler için de fırsat sağlanmış olur. Bu tespitler ve yapılan düzeltici çabalar daha büyük sorunların ortaya çıkmasına engel olur.
Öğretimin denetimi de aynı değerlendirme aşamalarından geçilerek yapılmalıdır. Bu denetim, başlangıçta öğretmenin öz değerlendirmesi ile mümkün olabilir. Denetimin sonul amacı da zaten öz değerlendirmeyi etkin kılmaktır. Aslında her denetim öz denetime ulaşmayı ilke edinir. Sınıf içi etkinliklerin denetimi, öğretmenlerin çok yönlü gözlenmesini, irdelenmesini ve bunun sonucunda değerlendirilmesini esas alır. Öğretimin denetimi sınıf içindeki eylemlere odaklanır. Bu denetim aslında bir süreç denetimidir. Bir ders sunumu boyunca öğretmen birçok değişken esas alınarak gözlenir. Sonra bu gözlemler analiz edilir. Amaç daha etkili bir öğretmen modeli nasıl olmalı sorusuna birlikte cevap aramaktır. Bu cevap arama süreci etkili işbirliği ve etkileşimi gerektirmektedir. Sonuç taraflar açısından doyuma ulaştığında öğretimsel denetimin amacına ulaştığı düşünülebilir. Karşılıklı yargılama ve suçlamaya dayanmayan bir analiz karşılıklı doyumun anahtarıdır.
Öğretmen sınıfta “niçin var olduğunu” bilmelidir. “Niçin var olduğunu” bilme durumunda olan bir öğretmen;
Milli eğitimin amaçlarını, kurumunun amaçlarını, verdiği dersin amaçlarını bilmek durumundadır. Bu başlıklarda içerik bilgisine sahip bir öğretmenin etkili ve verimli olması mümkün olabilir.
Denetime bu bilgilerden sonra TODAİ’nin tanımı ile bakacak olursak;
Denetim bağlı bulunduğu kuruluşun amacına en elverişli şekilde, zamanında ve mevcut hukuk düzenine uygun olarak ulaşıp ulaşmadığını, amaca yönelmede kullanılan metotların, yapılan eylem ve işlemlerin uygunluğunu, bunların verimli etkinliği ve hizmet kalitesini sağlayıp sağlamadığını araştırmak ve kontrol etmek, ulaşılması öngörülmüş hedeflerden ve mevzuattan sapmalar varsa bunları ve ortaya geliş sebeplerini meydana çıkarmak bu sapmaların düzeltilmesi için uygulayıcıya ve kuruluşun başındaki yöneticiye ışık tutacak şekilde, mümkün hal çareleri arasında en iyi ve tutarlısını seçerek tavsiyelerde bulunmak ve eğitim, haberleşme, merkezle taşra arasında köprü kurma, merkezin hizmetinin yürüyüşü ile ilgili her türlü planlama ve düzenleme çalışmalarına katılma gibi görevlerle hizmetlerin örgütlerin amacına en uygun tarzda yürütülmesine yardımcı olmaktır(Taymaz, 1982:2)
Bu tanımı öğretimsel denetim içinde düşündüğümüzde aynı aşamaların geçerli olduğunu görebiliriz. Özellikle yapılan iş ve işlemlerin uygunluğunu araştırmak ve kontrol etmek, öğretimsel denetim eylemleri içerisinde yapılması gereken etkinliklerdendir. Bu çalışma ile sınıf içi etkinlikler belli kriterlere göre gözden geçirilir.
Sınıf içi etkinliklerin gözlemi konusunda, farklı yaklaşımlar görülmektedir. Gözlemin gerekliliğini savunan yazarlar olduğu gibi sınıf içi etkinliklerin dışarıdan gözlenmesine karşı olan yazarlar bulunmaktadır. Okul formal bir örgüt olduğundan okuldaki tüm eylemlerin amaçlı ve planlı olması gerekmektedir. Sınıfların kapalı kapılarının arkasında ne olup bittiğinin de bilinmesi gerekmektedir. Bunu sağlamanın yolu ise gözlemdir(Aydın, 1993:28)
Her kurum amacına etkili bir şekilde ulaşabilmek için kaynaklarını iyi kullanmak zorundadır. Bu anlamda denetim hayati bir önem taşır.Öğretmenin içsel kontrolünün gelişmesine yardımcı olur.
Eğitim örgütlerinde denetim, başlı başına farklılık arz eder. Hele ülkemizde denetim anlayışında yöneticilik, liderlik, rehberlik, öğreticilik, araştırıcılık, soruşturuculuk gibi alanlarda çok şey yapılması isteniyorsa işler karışır. Her şeyi yapmak isteyen insan sonunda birşey yapamaz. Ya da en sonunda yapılması gereken şey olan soruşturma yoluna gitmek gibi artık çağdışı bir yola başvurmak zorunda kalır.
Bu yeterlik alanlarını Taymaz (1982:5) şöyle sınıflandırır.
a- Bilimsel denetim
b- Eğitsel liderlik
c- Yapıcı ve bulucu denetim
Çok anlamlı görülen bu sınıflamanın uygulaması bugünün koşullarında imkansızdır. Bu sınıflamanın içerdiği etkinlikleri birçok maddeyle zenginleştirmek mümkündür. Genel anlamda denetim bu şekilde çerçevelendikten sonra eğitim denetiminin günümüz koşullarındaki sorunlarına değinmekte yarar. Eğitim örgütlerinin denetimi, etkililiği geliştirmeyi sağlamaktan uzaktır. Çok kısa bir zaman içinde okulu ve öğretmeni anlayıp değerlendirmenin bilimsellikle hiçbir binişikliği yoktur. Denetim etkileşmek demektir. İletişimin kısır olduğu ortamlarda etkileşmek pek mümkün değildir. Bu bağlamda üç-beş saatlik bir etkileşimin kimin neyine yarayacağı meçhuldür. Bugün bütün öğretmenler üzerinde olumsuz izlenimler bırakan denetimlerin olumsuzluğunun nasıl çözüleceği bilinmezliği bir başka boyutta denetim ile ilgili bazı kitaplarda maddeler dolusu ilke, kural, görev,davranış sıralanır. Soruna toplumbilim perspektifinde bir bakış açısı ile bakılmaz. Amaç bir bakış açısı kazandırmak, kişilerde davranış değişikliği yaratmak değil, sadece olması gerekenlerin bilinmesinin sağlanmasıdır. Bugün bizim denetim anlayışımız yukarıda ifade edildiği gibidir. Yani bilinmesi gerekenlerin bilinmesini sağlamaktan öte geçmez. Bunlar ne kadar yerindeyse o kadar çok not verilir. Başarı ölçülmüştür. Bunun yanında çok kısa sürede soyut durumlar, belirsiz bir ölçütle ölçülmüştür. Bu durumda denetim için hazırlanan bir formun gereksizliği açığa çıksa da, kural gereği böyle bir form ve formlar uygun puanlamada kullanılmaz gibi görünmektedir. Denetimdeki insan ilişkileri merkezli yönetim kuramları rehberliğe yönelik denetimi ön plana çıkarmıştır. Böylece denetimin sosyal yanı ağırlık kazanmıştır. Zamanla denetim de sistem yaklaşımı, denetimi yönetim kavramı içinde görmeyi gerektirmiştir. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, ne kadar eksik yanları olsa da denetim değerlendirmeye, değerlendirme de geliştirmeye yöneliktir. Kısaca denetimin amacına geliştirme denebilir. Denetimin geliştirmeyi amaçlaması, denetim formlarının geliştirmeye yönelik olması sonucunu doğurur.
Sonuç olarak denebilir ki,
a-Denetimde rehberlik ve yardım esastır.
b-Denetmen yetiştirilmesi yüksek lisans düzeyinde olmalıdır.
c-Değerlendirme yöntemleri nesnelleştirilmelidir.
Bizim burada daha çok üzerinde duracağımız konu, değerlendirme yöntemlerinin(öğretimin denetiminin) nesnelleştirilmesidir. Bu durumda öğretimin denetiminin nasıl yapıldığını(öğretimin denetimi), şuan hala kullanılan denetim formlarının içeriğini ne anlam ifade ettiğini irdelemek ve nesnel olup olmadığını sorgulamak gerekmektedir.
Denetmen lider olmalıdır. Lider başlatıcı yaratıcı olan ve kritik kararları veren kişidir. Bunun için devamlı örgütte bulunması gerekmez. Bu anlamda yöneticiden ayrılır. Lider böyle olunca acaba denetmen pozisyonunda olan bir kişi olarak sürecin içindeki çalışanı nasıl nesnel değerlendirebilecektir. Ya da denetmen öğretmeni değerlendirmek notla takdir etmek zorunda mıdır. Denetmenler, öğretmenlerin notla değerlendirilmesi konusunda farklı düşünmektedirler.
Kliniksel denetimin amacı, okuldaki tüm bireylerin orada olma nedenlerini bilmelerine bağlıdır. Bunun içinde etrafındakilerle grup ruhu oluşturmalıdır(Aydın,l993:31). Kliniksel denetimdeki aşamaların gerekliliği içeriğinin ne ile doldurulduğuna bağlı olarak önem kazanır. Kliniksel denetim için, beraber planlama, bireyler arası ilişkiler, çevre, yöntemler gibi unsurlar göz önünde bulundurulurken daha soyut davranışların hissedilmesine de çalışılır. Bunu anlamanın güçlüğünün bilincinde olarak ve zamanın da yeter olmadığı düşünülerek, bireyin iç dinamiklerini harekete geçiren, sorgulatıcı anketler hazırlama uygulama kliniksel denetim esnasında yapılması gereken etkinliklerdir. Bu etkinliklerin analizinin öğretmenle yapılması istenilen şeydir. Bu analiz gelişmeye destek sağlayıcı bir görüşmeyle desteklenmelidir. Bütün bunlar denetimin uygulanmasının da denetlenmesini gerektirir ki buda kliniksel denetimin yeniden planlamaya temel oluşturucu yaklaşımları gerektirdiği gerçeğini açığa çıkarır. Denetim iletişimdir yargısı denetim ortamının her anlamda geliştirilmesini gerektirir. İletişimin denetimdeki vazgeçilmezliği, insan ilişkileri, grup yaklaşımı,etkileşim ve liderlik gibi boyutların her birinin önemini açığa çıkarır. Denetimi yardım edici bir etkinlik olarak düşünen Franseth, denetimi iyi bir öğretim lideri, iyi bir danışman, kaynak kişi, eşgüdümleyici ve yardım edici olarak görmektedir. Bu yaklaşımla becerilerin geliştirilmesini amaçlayan etkinliklerde denetimsel olarak görülmektedir(Aydın,l993:9). Günümüz denetim anlayışının da bu anlamda eğitim örgütlerinin etkililiğini artırıcı en önemli etken olarak öğretmenleri geliştirmeyi hedeflediğini söyleyebiliriz. Öyleyse bu gelişmeyi sağlamak öğretmeni yada yöneticiyi ölçmeye yarayan ve hiçbir somut temele dayanmayan bir formla mümkün müdür? Denetimde bir değerlendirme formumu kullanılmalıdır yoksa birçok geliştirme formları düzenlenip bunlar uygulanmalıdır? Tabiki ikincisi amaca götürecek iyileştirmeyi sağlayacak bir yaklaşımdır.
Dönüt, sistemde değerlendirmeler yapmanın, sistemin amaçlarına ulaşma derecesini belirleme aracıdır. (Başar,1995:1). İyi bir dönütün en önemli öğesi öğrenci davranışlarıdır. Dönüt iyi bir değerlendirme için temel oluşturur. Denetimi bir kişi değil bir grup yapmalıdır. Kapsamlı, gelişmeyi sağlayıcı, çevre değişkenlerini gözeten bir denetim denetimi daha amaca yönelik yapar. Dönüt almak, girişin, sürecin ve çıktıların değerlendirilmesiyle mümkündür. Denetime bu üç sürecin geliştirilmesi açısından bakıldığında her bir sürecin içeriğine yönelik geliştirici faaliyetler, denetimi etkin kılar. Bu süreçlerin değerlendirilmesine ilişkin geliştirilen form, anket, derecelendirme ölçeği gibi geliştirici araçların içeriğine girmeden önce her süreci denetim açısından irdelemek gerekir. Ele alınacak sistem bir okul olduğunda, girişin değerlendirilmesi, insan ve madde kaynaklarının, daha da önemlisi öğrencilerin değerlendirilmesine yönelir. Öğrenci değerlendirmesi, amaca uygun öğrenci davranışlarının tespitiyle anlamlılaşır. İkinci bir öge olarak öğretmenin sahip olması gereken özelliklerin tespiti ve geliştirme yöntem ve çabaları denetim döngüsünün belki de en önemli unsurudur. Üçüncü öge çıkış özellikleridir ve öğrencinin giriş ve çıkış özellikleri arasıdaki farklılığı bulmaya yöneliktir. Bu farka etki eden unsurlar aile, okul, çevre ve değerlendiricinin katkısıdır. Böylece denetimde ağırlık ürüne verilmektedir(Başar,1995:8). Öğretmen değerlendirme sistemine, okul örgütü açısından bakıldığında olanaklarıyla ve ortamıyla okul, özellikleri ve başarı durumlarıyla öğrenci, çaba ve özellikleriyle öğretmen, değerlendiriciler, okul ve öğrencinin çevresini değerlendirme değişkenleri olarak sayabiliriz(Başar,l995:8).
Denetim, bu değerlendirme değişkenlerini kapsamak zorundadır. Denetime, kişi, süreç, ürün boyutlarında ayrı ayrı bakmak ve sonrasında bunları bütünleştirmek gerekir. Daha önce girdi,işlem, çıktı olarak kavramlaştırılan değerlendirme boyutlarında girdi öğrencileri, işlem öğretmen özelliklerini, okulu, çevreyi ve değerlendirici özelliklerini, çıktı ise öğrencinin çıkış özelliklerini ifade etmekteydi. Denetimin ilk hedefi, değerlendirilen yeni öğretmenlerdir. Değerlendirilen açısından bakarsak, değerlendirme türleri kişi, süreç ve ürün değerlendirmesidir. Kişi değerlendirmesi kendi içinde kişilik, yeterlik, edim değerlendirmesi şeklinde ayrıştırılabilir(Başar,1995:17). Kişilik değerlendirmesi önemli gibi görünse de bu değerlendirmenin süreci geliştirmek için kullanılamayacağı açıktır. Çünkü kişilik belli bir yaştan sonra değiştirilemez. Onun için bu testler seçme amaçlı kullanılabilir. İşe alınmış bir bireyin kişiliğinin değerlendirilmesi amaca hizmet etmez.Yeterlik değerlendirmesi de kişilik değerlendirmesinde olduğu gibi ,süreç içinde çok kısa bir zamanda değerlendirilemez. Bunun için hizmet içi kurslar faydalı dır ama buda çok masraf gerektirir.Bu çalışmanın sonundaki öğretmen yeterlik derecelendirme formun denetmenin öğretmen hakkında bir algıya sahip olması ve öğretmenin kendisi hakkındaki yeterlik düzeyini sorgulaması açısından faydalı olabilir. Bu formu hem öğretmen kendisi doldurmalı hem de denetmen öğretmeni algılama biçimine göre doldurmalıdır. Fakat belli bir yeterlik düzeyinde olmak, o yeterlik düzeyinin her zaman gösterileceği anlamına gelmez. Gösterilen yeterlik iş ortamına çevreye göre değiştirilebilir. Değerlendirilen açısından kişi değerlendirmesinin üçüncü boyutu edimdir. Edim, kişiden beklenen görev gereklerini belirlenen nitelik ve niceliklere uygun olarak yerine getirmesidir .Bireyin ne yaptığına bakmak gerekir. Edimde direk örgüte katkı düzeyi söz konusudur. Edim, amaçların gerçekleşme derecesini gösterir. Edim, denetmenin ölçütleriyle karşılaştırıp sonuca varmasıyla tespit edilebilir. Bu form belki tam bir algı sağlamaz ama rehberlik için denetmene bir fikir verir. Edim, işe yansıyan yeterlik ve kişiliğin görüntüsü olduğundan formlardaki ifadelerin yeteri kadar somut o1masına dikkat edilmiştir. Değerlendirmede süreç, bu aşamaların yani edim ve kişiliğin bir uzantısıdır.Daha çok gözleme dayalı olarak süreç ve kişi hakkında yargılar oluşturulur. Bu olumlu yada olumsuz olabilir.Bu sürece kliniksel denetimin gözlem sonrası analizi de denebilir. Analiz, denetimin ussal bir uygulama olduğunun anlaşılmasına imkan sağlar .Gelecekteki olaylar üzerinde kontrole sahip olmak için yapılır. Öğretmenin davranış örüntüleri sınıf içi etkinlikleri bu şekilde anlaşılmaya çalışılır. Denetimin bu yanı sürekliliği sağlamaya, güçlü yanları daha güçlendirmeye, eksik yanları yeterli düzeye çıkarmaya yarar. Bu nedenle sürecin en iyi değerlendirmesi yeterlik ve edim formların da yardımıyla gözlemin bütünleştirilmesidir. Amaç ürüne ulaşmaktır. Süreç bunun aracıdır.Değerlendirmenin bir başka türü ise ürüne bakmaktır. Denetimin güvenirliği için ürün önemlidir. Buda öğrenci davranışlarıdır. Öğrenci davranışlarının ölçülmesi, varolanla ulaşılmak istenen hedeflerin farkının bulunması, denetmene öğretmen hakkında bir algı kaynağıdır. Nasıl bir öğretim, nasıl bir öğretmen, nasıl bir okul, nasıl bir yönetici sorularının cevabı siyasal, toplumsal, kültürel, coğrafi v.b. birçok değişkenin her birinin detaylı olarak eğitim sürecine etkilerini hesaplamakla verilebilir.
Öğretmenin çok boyutlu değerlendirilmesinde aşağıda belirtilen 5 boyut altında incelenmesinde yarar vardır.
1)Öğretmen yeterliklerinin değerlendirmesi,
2)Öğretmen performansını değerlendirme,
3)Öğretmenin sosyal kapasitesinin değerlendirmesi,
4)öğretmenin mesleki gelişme kaynakları envanteri,
5)Öğrencilere yönelik etkili öğretim formu.
Çağdaş bir denetmen öğretimsel denetim aşamalarını dikkatte alarak şu soruları kendisine sorup cevaplamalıdır.
l)öğretmenlerin gereksinimlerine ve kişisel değerlerine saygı gösteriyor muyum?
2)Öğretmenlerin birbirlerine yardımcı olmalarına ve öz güvenlerini artırıcı telkinlerde bulunuyor muyum?
3)Devamlı okuyan ve kendini geliştiren bir denetmen davranışı gösterebiliyor muyum?
4)Öğretmenlerin kendi sorunlarını açığa vurmalarında onları cesaretlendiriyor muyum?
5)Demokratik işbirliği sürecini geliştirmede öğretmenlere yardımcı oluyor muyum?
6)Gerektiğinde öğretmenleri takdir ediyor muyum?
7)Öğretmenler için formalite olan etkinliklere verilen önemi azaltabiliyor muyum?
8) Gelişen ve değişen eğitim anlayışlarına karşı yeteri kadar açık mıyım?
9)İnsan doğasını anlamaya yönelik yeterli psikoloji bilgisi ve diğer bilgi dallarına karşı alakalı mıyım?
10)Edindiğim bilgileri açıklıkla öğretmenlerle paylaşıyor muyum?
11 )Gördüğüm sorunları çözmek için harekete geçiyor muyum?
l2)Sadece sorunları tespit değil çözüm yollarını da öneriyor muyum?
l3)Değerlendirmede nesnel davranabiliyor muyum?
ı4)Mevzuatla ilgili yeterli bilgiye sahip miyim?
l5)Öğretmenlere, denetmenden yardım isteyebilecek tutum kazandırabiliyor muyum?
ı6)Yanımda her zaman, öğretmene rehber olacak yayınlar bulunduruyor muyum?
l7)Bir denetmen olarak "örnek ders" anlatma konusunda kendimi yeterli buluyor muyum?
ı8)Araç gereçlerin etkili kullanımı konusunda yeterli bilgiye sahip miyim?
19)Sadece bir denetmen olarak değil öğretmenin bir meslektaşı olarak kendimi görebiliyor muyum?
20)Diğer denetmenlerle uygulama birliği içinde olabiliyor muyum?
Bu soruları denetmenin kendisine sorması ve cevaplaması beklenirken, öğretmenlere de, öğretimin denetiminde nelere dikkat edildiği konusunda. öğretmenleri bilgilendirmek açısından aşağıdaki sorulardan oluşan bir soru listesinin öğretmene verilmesi uygundur. Bu sorular şöyle sıralanabilir.
1) Planlama yapılmış mı?
2) Araç gereç kullanımına dikkat ediliyor mu?
3) Öğretmen geçmiş konuları yeni öğrenmelerde kullanabiliyor mu?
4) Türkçeyi doğru kullanıyor mu?
5) Ders ilgi çekici ve güdüleyici tarzda sunuluyor mu?
6) Öğrenciler soru sormaya özendiriliyor mu?
7) Öğrenci soruları yanıtlanıp, hatalar düzeltiliyor mu?
8) Dönüt ve pekiştireçler yeteri kadar kullanılıyor mu?
9) Edinilen bilgilerin günlük yaşamda ne işine yarayacağı öğrenciye kavratıldı mı?
10) Atatürkçülükle ilgili konulara yeteri kadar ağırlık veriliyor mu?
11) İstiklal Marşı'nın anlamı üzerinde durulmuş mu?
l2) Öğretmen sınıfta sık sık dolaştı mı?
13) Dersin işlenişi, işleniş basamaklarına uygun muydu?
14) Dersin sonunda amaçlara ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirildi mi?
15) Öğrenci hataları anında düzeltiliyor mu?
18) El yazısı becerileri seviyeye uygun mu?
19) Sanat eğitimine gereken ağırlık verilmiş mi?
20) Öğretmenin mesleki çalışma çabası içinde olduğunun işaretleri var mı?
2l)Öğretmen kendisini öğreten olarak mı yoksa öğrencınin öğrenmesine yardımcı olan kişi olarak mı görüyor?
22) Öğretmen toplumun çıkarlarını kendi çıkarları üstünde görüyor mu?
23)Öğretmen kendi alanın iyi biliyor mu?
24)Sınavlar çok sorulu ve değişik tekniklerle yapılmış mı?
25)Kılık kıyafet, tertip ve düzeni ile örnek olabiliyor mu?
1-TÜRKÇE DERSİNİN DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
A. Dersin denetiminden önce kurumun uygun bir bölümünde Türkçe öğretmeni ile ön görüşme yapılır. Bu görüşmede öğretmenle tanışılır. Denetim süreci kısaca anlatılır. Derse girmeden önce denetimin yapılacağı sınıfta müfettişin bilmesi gereken özel bir durumun olup olmadığı sorulur. Daha sonra sınıfa birlikte girileceği, öğretmenin sınıfa müfettişi tanıtması gerektiği ve sınıfın arka tarafında uygun bir sıranın müfettişe ayrılarak öğretmenin evraklarının bu sıraya daha önceden bırakılması gerektiği anlatılır. Ön görüşmede olabildiğince öğretmenin denetimle ilgili kaygıları (eğer varsa) anlaşılmaya ve giderilmeye çalışılır.
B. Sınıfa öğretmenle birlikte girilir. Öğretmenin müfettişi öğrencilere tanıtmasından sonra müfettiş tarafından öğrencilere kısa bir açıklama yapılır. Bu açıklama sırasında müfettişin iletişime açık, samimi ve canlı bir görüntü sergilemesi gereklidir. Burada da amaç öğrencilerin denetimle ilgili kaygılarını asgariye indirmektir. Müfettiş kendisine sınıfın arka sıralarında ayrılan yere oturmadan önce sınıfın kendisine soracağı bir şey olup olmadığını sorar. Soru varsa alır ve kısaca yanıtlar. Derse girildikten sonra müfettişin tanıtılması ve açıklama yapması kısmının en fazla 4-5 dakika sürmesi gereklidir. Bu süre uzadığı zaman öğretmen ve öğrencilerin derse geçişleri zorlaşır. Müfettiş kendisine ayrılan sıraya oturur ve dersi izlemeye başlar. İzleme sırasında müfettişin yüz ifadesi de önemlidir. Kuşkucu, ketum ve sert bir ifadeyle ders izlenirse öğrenme ortamı bundan oldukça olumsuz etkilenir. Müfettiş izleyici konumunda iken elinden geldiği kadar sınıfın bir üyesi imiş gibi davranmaya gayret eder. Olabildiğince not almamaya gayret etmelidir. Ancak çok önemli ve unutmaması gereken bir durum varsa çok kısa bir sürede notunu almalı ve izleyici pozisyonuna hemen geri dönmelidir.
C. Öğretmenin o günkü konuya öğrencilerin ilgisini çekerek derse başlaması gerekir. Bunun yapılıp yapılamadığına bakılır. Daha sonraki aşamada öğretmenin öğrencileri o günkü konuyu öğrenmeye istekli hale getirmesi gereklidir. Yani öğretmenin öğrencileri güdülemesi gereklidir. Bunun yapılıp yapılmadığı da kontrol edilir. 3. aşamada ise öğretmenin dersin ana başlıklarından haberdar etmesi ve ön öğrenmeleri kısaca kontrol etmesi gereklidir. Bunun yapılıp yapılmadığı da kontrol edilir.
D.Derse geçiş bölümünde öğretmen o gün işleyeceği konuya ilişkin etkinlikleri yaptırmalıdır. Bu süreçte aşağıdaki soruların yanıtı aranır.
1.Derse hazırlıklı mı girmiştir? 2.Konuyu işleyiş biçimi sınıfın düzeyine göre mi ayarlanmıştır? 3.Öğrencilerin derse katılımı hangi düzeydedir? 4.Katılım düzeyi sınıfın büyük çoğunluğunu kapsamakta mıdır? 5.Öğretmen öğrencilerine karşı; iletişime açık, olumlu model olabilecek, demokratik bir tutum içerisinde midir? 6.Etkili konuşma becerisine sahip ve öğrencisini dinleyebilen, eleştirel düşünebilen ve düşündürülebilen, öğrencisini tanıyabilen, onların yeteneklerini ve sınırlarını bilen, bunları geliştirmeyi hedefleyen bir donanıma sahip midir. 7. Hazırlanan plan ile uygulanan ders arasındaki ilişki hangi düzeydedir? 8.Plan hazırlanırken öğrencilerin düzeyleri ve bireysel farklılıkları göz önüne alınmış mıdır? 9.Planına aldığı öğretim yöntemlerini kullanmakta mıdır? 10.Kullandığı öğretim yöntemleri ile planlanan hedefler arasındaki bağlantı uygun mudur? Yani kullandığı öğretim yöntemleri onun ders sonunda hedeflerine ulaşmasını sağlayabilmiş midir? 11.Öğretmenin konuşması akıcı, açıklayıcı ve konuşma kurallarına uygun mudur? 12.Yerel ağızları kullanmakta mıdır? 13.Ses tonunu ayarlayabilmekte midir? 14.Sınıfın bütün alanlarını kullanmakta mıdır? 15.Öğrencileri ile göz teması kurmakta mıdır? 16. Beden dilini doğru kullanmakta mıdır? 17. Konuyu destekleyici açıklayıcı örnekler verebilmekte midir? 18. Konuya uygun betimlemeler yapabilmekte midir? 19. Öğrencilerini konuyla ilgili karşılaştırmalar, çıkarımlar yapma ve sebep-sonuç ilişkileri kurabilmeleri için yönlendirmekte midir? 20. Eğitim teknolojilerini dersinin amaçlarına uygun olarak kullanabilmekte midir? 21. Öğrencileri bilgiye ulaşma yolları hakkında yönlendirebil midir? 22. Öğrencilerin farklı ve alternatif yoları düşünmeleri ve kullanmaları için yönlendirmekte midir? Öğrencilere kendilerini yazılı ve sözlü olarak ifade etmeleri için fırsat vermekte midir? 23.Dersin sonunda değerlendirme yapmakta mıdır? 24. Sınıf kitaplığı kurmuş mudur? 24. Sınıf kitaplığındaki kitaplar öğrencilerin düzeyine uygun mudur? 25. Öğrencilerine kitap okumayı sevdirmek için hangi çalışmaları yapmıştır? 26. Öğrencilerin sosyo-ekonomik koşullarına ilişkin herhangi bir fikri var mıdır? 27. Öğrencilerini tanımaya ilişkin gözlemler yapmış mıdır? 28. tespit ettiği problemlerle ilgili çalışmaları var mıdır? Bu problemlerin değerlendirmesini yapmış mıdır? Bu problemleri şube, zümre öğretmenler kurulu ve öğretmenler kurulunda gündeme almış mıdır? 29. Kurumun rehber öğretmeni ile öğrencilerinin problemlerine ilişkin görüşmeler yapmış mıdır? 30. Veli toplantıları yapmış mıdır? Öğrenci velileri ile ilişkileri hangi düzeydedir?
E. Dersin bitiminden sonra öğretmenin kalan evrakları incelenir. Öğretmenle yine okulun uygun bir bölümünde görüşme yapılır. Burada öğretmene tespit edilen hususlar hakkında açıklamalar yapılır. Öğretmenin açıklamaları dinlenir. Daha sonra denetim sürecinde gösterdiği işbirliği için kendisine teşekkür edilir ve teftiş bitirilir.
2-İLKOKUMA-YAZMA ÖĞRETİMİNİN DENETİMDE DİKKATE EDİLECEK HUSUSLAR.
A. FİZİKİ DURUM
Dersliğin ve ders araçlarının tertip-düzeni, temizliği, Yönetmelikte belirtilen köşelerin-levhaların bulunup bulunmadığı, sınıfta yazı tablosu varsa bunun bitişik eğikyazı harflerinin son haline uygun olup-olmadığı, yazı tahtasının ve sıraların 1. sınıf öğrencilerinin gelişimlerine uygun olup olmadığı, sınıfın yerleşim düzeninin (öğretmen masası, sıraların ve tahtanın, köşelerin konumu) etkili öğretime uygun olup olmadığı, sınıfta renkli tebeşirler, kukla, oyuncak ve diğer ders araçlarının bulundurulup bulundurulmadığı, öğretmenin sınıf kitaplığını oluşturup oluşturmadığı, önceden varsa geliştirip geliştirmediği, öğretmenin ilkokuma-yazma öğretimi için yeterli materyal bulundurup-bulundurmadığı, kendisinin bir materyal geliştirip-geliştirmediği,
B EĞİTİM ÖĞRETİM
Planların amacına, sınıf ve okul şartlarına uygun hazırlanıp-hazırlanmadığı, Birleştirilmiş sınıflarda ödevli-öğretmenli derslerin gözetilip-gözetilmediğine, ders planı yapılmayan derslerde öğretmenin dersten önce kılavuz kitapları yeterince inceleyip incelemediği, burada yapılması istenen etkinlikler için gerekli hazırlığı yapıp yapmadığı, öğrencilerin zeka türlerini tespit edip-etmediği, ses temelli cümle yöntemini kullanırken öğretim ilkelerine uyulup-uyulmadığı, Sesi hissettirme aşamasında: taklit, drama, şarkı, tekerleme-sayışma, hikaye etkinliklerinden yararlanıp yararlanmadığı, Sesi tanıtma aşamasında: sesli ve sessiz harfin öğretilme durumuna göre uygun örnekler verip vermediği, öğrencilerden örnekler isteyip istemediği, sesi ayırt etme etkinliğini yapıp-yapmadığı, Sesi Okutma ve yazdırma aşamasında: sesin okunuşunu ve yazılışını doğru öğretip-öğretmediği, sesin yazılmasında gerekli etkinlikleri yapıp-yapmadığı, Sesten hece-kelime-cümle oluşturma aşamasında: kolaydan zora ilkesine uyup uymadığı, oluşturulan hece, kelime ve cümlelerin 6 yaş grubuna uygun olup olmadığı, Metin oluşturma aşamasında: Öğrenci düzeyine uygun teması olan metinler oluşturulup-oluşturulmadığı, kitap harfinin tanıtılıp tanıtılmadığı, kitap harfleriyle okuma çalışması yapılıp yapılmadığı, bütün bu çalışmaları bunları yaparken çoklu zeka kuramını dikkate alıp almadığı, 1. sınıfın yazı defterini kullanıp kullanmadığı (bu defterin sağa yatık çizgili kılavuz kartonu olması gerekiyor) öğrencilerin defter tutma alışkanlığı kazanıp kazanmadığı, yazılarının yetirince güzel olup olmadığı, öğrenciler okumaya geçmişse, okuma hızlarının anlamlı okumaya uygun olup olmadığı, özel eğitim gerektiren öğrenci varsa onun için BEP hazırlayıp-hazırlamadığı, Sınıftaki köşelerin amacına uygun işlenip işlenmediği,
Öğretmenin sınıf yönetimine ilişkin becerisi, Ödev veriyorsa öğrenci düzeyine uygun verilip verilmediği, Kendisinin okuma-yazmaya yönelik çalışma yaprakları hazırlayıp-hazırlamadığı, öğretmenin mevcut araçlardan yeterince yararlanıp-yararlanmadığı
C. YÖNETİM VE ÇEVRE İLİŞKİLERİ
Velilere ilkokuma yöntemine ilişkin bilgi verip vermediği, veli desteğini sağlayıp sağlamadığı, Türkçe dersine ait gözlem ve değerlendirme formlarını doldurup doldurmadığı, zümre toplantısında ilkokuma-yazma çalışmalarına ilişkin yeterince görüşme yapılıp yapılmadığı, alınan kararların doğruluğu, ilkokuma-yazma öğretimi konusunda kendini yetiştirme çabası içinde olup olmadığı
3-SOSYAL BİLGİLER VE HAYAT BİLGİSİ DERSLERİ DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSULAR
Denetim yapılacak okula gidildiğinde yapılan planlama doğrultusunda denetimi yapılacak Sosyal Bilgiler dersinin öğretmeni ile tanışıldıktan sonra;
1- Öğretmenin hangi sınıfta dersinin olduğu,
2- Bu sınıfı kaç yıldır okuttuğu,
3- Meslekteki kıdemi,
Hususları öğrenilir. Daha sonra öğretmen ile birlikte sınıfa girilir. Öğrencilere kendini tanıttıktan sonra öğretmenin dersini izlemek üzere arka sıralardan birine geçilir. Öğretmenden Ünitelendirilmiş yıllık plan ve o günkü ders planı istenir. Bu arada öğretmene derse başlaması için izin verilir. Denetçi öğretmenin dersini izlemeye başlamadan önce kısaca o günkü ders planını inceler ve işlenecek konu hakkında bilgi sahibi olur. Bu aşamadan sonra öğretmenin ders işlemesi gözlemlenmeye başlanır. Bu gözlem sırasında;
1- Konunun zamanlaması uygun mu?
2- Konuya uygun araç-gereç sağlanmış mı?
3- Sınıf derse hazır hale getirilmiş mi?
4- Öğretmen öğrencileri konu hakkında motive etti mi?
5- Konu ile ilgili daha önceki derslerde işlenen konular arasında ilişkilendirme yapıldı mı?
6- Konuya uygun bir giriş yaptı mı?
7- Konunun işlenmesinde öğrencileri aktif kılacak fırsatlar yarattı mı?
8- Konunun işlenmesinde milli duyguları yücelterek, birlik ve bütünlük mesajları verdi mi?
9- Dersin işlenişi sırasında sınıf içerisinde herkese eşit mesafede ve yakınlıkta hareket etti mi?
10- Öğrencilere söz hakkı vermede adil davrandı mı?
11- Konuya katılmakta tereddüt eden öğrencileri cesaretlendirici pekiştirmelere yer verdi mi?
12- Konu ile günlük hayat arasında ilişkilendirme yaptı mı?
13- Konunun içerisinde geçen kavramları tahtaya yazarak anlam birliği ve bütünlüğü oluşturdu mu?
14- Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için en uygun yöntem ve tekniği seç mi?
15- Dersin işlenişi sırasında önemli görülen noktaları hatırlatıcı ip uçları verdi mi?
16- Sınıfa getirilen araç ve gereçten azami ölçüde yaralandı mı?
17- Dersin sonunda konuyu pekiştirecek değerlendirme sorularına ne derece yer verdi?
18- Anlaşılmayan yerlerin tekrarını yaptı mı?
19- Öğrencilerin anlayıp anlamadıklarını sordu mu?
20- Dersin işlenişinde planlanan zamanı iyi değerlendirebildi mi?
Hususları dikkate alınarak öğrencilerin dikkatini çekmeden kısa kısa notlar alınır ve öğretmen ile birlikte sınıftan çıkılır.
İkinci derste de gözlem devam eder. Ancak gözlem sırasında öğretmenin planları incelenir. Bu incelemede;
1- Dersin programının zamana nasıl yayıldığı,
2- Konuların ağırlıklarına uygun süreler ayrılıp ayrılmadığı,
3- Yapılacak sınavların tarihlerinin uygunluğu,
4- Kullanılacak araç ve gereçlerin okul ve çevre şartlarına uygunluğu,
5- Yapılacak gezi ve gözlemlerin gerçekleştirilebilme durumu,
6- Dersin diğer derslerle olan ilişkilendirilmesi,
7- Günlük planın amaç, süre, işleniş açısından tutarlılığı,
Hususları değerlendirilir.
Ayrıca öğretmenin yaptığı sınav kağıtları istenir. Bu incelemede;
1- Öğrencilere sorulan soruların işlenen konuları ne derece kapsadığı,
2- Sorular arasında her öğrenciye hitap edecek soruların bulunup bulunmadığı,
3- Cevap anahtarının hazırlanıp hazırlanmadığı,
4- Verilen notların dağılımı,
5- Değerlendirmeye alınan öğrencilerin başarı dağılımı,
Hususları incelenir.
Bunlarla beraber;
Öğretmen okuldaki etkinliklerde, kurul ve komisyonlarda ne derece istekli olarak görev almış?
Öğretmenin sınıf rehber öğretmenliği, sosyal etkinliklerdeki görevi, okuldaki kurul ve komisyonlardaki görevleri öğrenilerek gerekli dokümanlar istenir. Bu dokümanlarda;
1- Yıllık çalışma planı yapılmış mı?
2- Bu plan doğrultusunda etkinlikler gerçekleştirilmiş mi?
3- Etkinlikler hakkında gerçekleşip gerçekleştirilemeyenler ile ilgili aylık rapor hazırlanarak okul yönetimine sunulmuş mu?
4- Rehberlik çalışmalarında tespit edilen problemler varsa çözüm önerilerinde bulunulmuş mu?
5- Sosyal Etkinlik çalışmalarında okul ve çevre olanaklarından ne derece yararlanılmış?
6- Öğrencilere verilen yıllık ödevlerin konularının belirlenmesinde ne derece seçici ve titiz davranılmış?
Hususları incelenerek öğretmenin performansı hakkında bilgi edinilmeye çalışılır. Bu gözlem ve inceleme ışığında öğretmen ile denetim sonu görüşmesi yapılır. Bu görüşmede öğretmenin olumlu yanlarına vurgu yapılarak rahatlaması sağlanır. Daha sonra öğretmenin geliştirilmesi gerekli yönleri hakkında gerekli rehberlik yapılarak bundan sonraki performansının daha üst seviyelere çıkarabilmesi için mesleki yardımda bulunulur. Öğretmene soracağı ya da paylaşacağı bir konunun olup olmadığı sorulur. Bu aşamadan sonra öğretmenin denetçi ile iletişim kurabileceği kanallar belirtilerek iyi dileklerle denetim çalışması bitirilir.
4-MÜZİK DERSİNİN DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
a-Ünitelendirilmiş yılık plan hazırlanırken;
1- Ünitelendirilmiş yıllık planlardaki hedef ve davranışlar müzik dersi programından seçilmiş mı?
2- Ünitelendirilmiş yıllık planlarda hedef ve davranışlar zorluk dercesine göre aylık ve haftalık olarak dağıtılmş mı?
3- Ünitelendirlmiş yılık planlarda seçilen hedef ve davranış sayısı ile ayrılan süre orantılı mı?
4- Ünitelendirilmiş yıllık planlardaki seçilen yöntem ve teknikler hedef ve davranışlarla uyumlu mu?
5- Ünitelendirilmiş yıllık plan hazırlanmadan önce çevre incelemesi yapılarak, imkanlar yönünden çevre tanınmış mı?
6- Yapılan çevre incelemesinden elde edilen sonuçlara göre müzik dersi ile ilgili gezi, gözlem yapılacak yerler belirlenmş mi?
7- Ünitelendirlmiş yıllık planlardaki öğretilecek şarkılar belirlenirken, önemli gün ve haftalar ile mihver derslerin konuları dikkate alınmış mı?
8- Ünitelendirilmiş yıllık planlarda hedef ve davranışlara uygun müzik ders araç- gereçleri belirlenmiş mi?
9- Seçilecek şarkı ve türkülerin öğrencilerin seviyelerine uygun olmasına, müziksel gelişimlerine hizmet edecek şekilde olmasına dikkat edilmiş mi?
10- Seçilen şarkıların yaşama dönüklük, yaşama ilişkililik, yaşamda kullanılabilirlilik özelliklerini taşıyor mu?
b-Ders planları hazırlanırken
1- Ünitelendirilmiş yıllık planı ile ders planı arasında konu, hedef ve davranış bakımından paralellik bulunuyor mu?
2- Ders planındaki hedef ve davranış sayısının ayrılan süre ile uyumlu mu?
3- Ders planındaki hedef ve davranışlara uygun yöntem ve teknik belirlenmiş mi?
4- Ders planında farklı zeka alanlarına hitap eden etkinliklere yer verilmiş mi?
5- Ders planındaki hedef, davranış ve konuya uygun ders ara- gereçleri belirlenmiş mi?
6- Ders planlarında işleniş (DİKKAT ÇEKME, GÜDÜLEME, GÖZDEN GEÇİRME, DERSE GEÇİŞ,GELİŞTİRME BÖLÜMÜ, DEĞERLENDİRME) basamaklarına uygun etkinliklere yer verilmiş mi?
7- Ders sonunda yapılan ölçme ve değerlendirme hedef ve davranışları ölçmeye yönelik mi?
8- Ders planında işlenen konu ile diğer dersler arasında bağlantı kurulmuş mu?
9- Ders planında öğretilen şarkı ile hafta arasında paralellik var mı?
c-Ders işlenirken
1- Öğretmen o günkü işlenecek konu ile ilgili olarak dersin başında uygun bir şekilde öğrencilerin dikkatini çekebildi mi?
2- Öğrencilerin konuyu öğrenmelerini sağlamak için gerekli motiveyi sağladı mı?
3- Öğretmen ve öğrenciler o günkü konu ile ilgili gerekli ders araç- gereçleri hazırlamışlar mı?
4- Öğretmen işlenecek konu ile ilgili olarak öğrencileri hedef ve davranışlardan haberdar etti mi?
5- Öğretmen hedef ve davranışlara uygun strateji, yöntem ve tekniği işe koşabildi mi?
6-Öğrencilerin ders aktif katılımını sağlayacak ortamı oluşturdu mu?
7- Öğrencilere gerektiği zamanlarda düzeltme ve dönüt vererek onları öğrenme konusunda isteklendirebiliyor mu?
8-Öğrencilere sorduğu sorularla ilgili olarak öğrencilerin seviyelerine uygun, anlaşılabilir ip uçları sunabiliyor mu?
9-Ders içerisinde öğrencilerin derse ilgilerinin devamını sağlayacak etkinliklere yer veriyor mu?
10- Dersler öğrencilerin yakın yaşantılarından yola çıkılarak işleniyor mu, öğrenme ve öğretme ilkelerine uyuluyor mu?
11- Öğrenciler müziğe karşı yeterince teşvik ediliyor mu?
12-Dersin sonunda kazandırmayı amaçladığı hedef ve davranışlarla ilgili yeteri kadar soru sorabiliyor mu?
13-Yapılan değerlendirme sonucunda gerekli notları alarak bir sonraki dersin planıyla ilgili gerekli değişiklikleri yapıyor mu?
d-Genel olarak diğer dikkat edilecek husular
1-Müzik dersleri için fiziki durumu ve imkanları uygun okullarda branş öğretmenleri müzik odası gibi bölümlerin oluşturulması için çaba gösterilmiş mi, normal dersliklerde mi müzik dersinin amacına uygun olarak işlenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmış mı
2-Müzikle ilgili teorik bilgi ve kuramsal bilgiler yanında öğrencilere çalgı eğitimi verilmiş mi?
3-Öğrencilerle yeteri kadar ses eğitimi (nefes ve ses) alıştırmaları yapılmış mı?
4-Öğrencilere seviyelerine uygun olmak üzere Türk ve dünya müziğinden çeşitli eserler tanıtılmış mı?
5-Boş zamanlarında çeşitli müzik eserlerini dinleyebilme becerisi kazandırılmış mı?
6-İlköğretimin birinci kademesinde kulaktan öğretim esas olduğundan dolayı, öğretilen şarkıların basit ve kolay ezberlenebilir olması dikkate alınmış mı?
7-Kulaktan öğretim yaparken şarkıyı önce öğretmenin kendisi, söyleyip, müzik aleti ile icra ediyor mu?
8-Nota ile öğretilecek şarkılarda, notaların öğrencilerin tanıdıkları oluşmasına dikkat ediliyor mu?
9-İlköğretimin birinci kademesinde öğretilecek çalgıların öğrencilerin oyun oynar gibi çaldıkları ( zil, trampet, darbuka vb.) çalgılardan oluşmasına dikkat ediliyor mu?
10-Okulda ve sınıfta sınıf ve okul korolarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılıyor mu?
11-Öğrencilerin müziğe olan ilgilerini artıracak sınıfta ve okulda şarkı yarışmaları yapılıyor mu?
12- Öğretilen şarkı ve Türklerin yöresel özeliklere uyun öğretilebiliyor mu?
13-Öğrencilere çalgı ile müzik eserlerini beraber okuma becerisi kazandırılıyor mu?
REHBER ÖĞRETMENİN DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
1-Okulda rehberliğinden sorumlu öğrencileri isim, kişilik, başarı, aile durumlarıyla vb. tanıyıp tanımadığı,
2- Öğrencilerle sevgi ve güven esasına dayalı iletişim kurup kurmadığı,
3- Gereksinim duyulan alanlarda anne-baba (veli) eğitimi için gerekli çalışmaları (bülten, seminer vb.) yapıp yapmadığı,
4- Rehberlik hizmetlerinin etkili bir biçimde sunulabilmesi için yönetici, öğretmen, öğrenci ve velileri bilinçlendirme çalışmalarında bulunup bulunmadığı,
5-Gerekli test, anket ve envanterlerin uygulanıp uygulanmadığı,
6- Uygulanan test, anket ve envanterlerin değerlendirilip değerlendirilmediği,
7-Uygulanan test, anket ve envanterlerin değerlendirilmesinden sonra tespitedilen ve sorun arz eden konularda yönlendirme, yardım hizmetlerinde bulunulup bulunulmadığı,
8-Bunların sonuçlarının rapor edilip edilmediği,
9-Standart test, anket ve envanterler dışında ihtiyaç halinde öğretmen yapısı test, anket ve envanterlerin hazırlanıp uygulanıp uygulanmadığı,
10-Okul psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri yürütme komisyonunun çalışmalarına etkili bir biçimde katılıp katılmadığı,
11-Rehberlik Araştırma Merkeziyle işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışıp çalışmadığı,
12-Yöneltme yönergesinde yer alan iş ve işlemlerin doğru ve amacına uygun biçimde yapılması için gerekli çalışmalarda bulunup bulunmadığı,
13-Sınıf veli birlikleri ve okul aile birliği toplantılarına katılıp katılmadığı,
14-Bu toplantılarda okuldaki psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri konusunda açıklama yapıp yamadığı,
15-İl çerçeve programını temel alarak, okulun şartları, sınıfların düzeyleri, öğrencilerin sorunları, ilgi ve ihtiyaçlarını dikkate alarak idareci ve öğretmenlerle işbirliği içinde okul ve sınıf rehberlik hizmetleri programlarını hazırlayıp hazırlamadığı,
16-Gerekli görülen konularda oryantasyon planı hazırlayıp uygulanmasını sağlayıp sağlamadığı,
17-Okulun rehberlik servisini hizmete uygun bir şekilde tutup tutmadığı,
18-Okul rehberlik servisi hizmetlerinin ve bunlardan yararlanma yollarının öğrencilere tanıtılıp tanıtılmadığı,
19-Öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik toplantı ve seminerlerin düzenlenip düzenlenmediği,
20-Bölge okullarıyla işbirliği yapılıp yapılmadığı, birlikte etkinliklerde bulunulup bulunulmadığı,
21-Öğrencilerin çevreden en verimli ve etkili bir biçimde faydalanması için çevrenin eğitici, sosyal ve kültürel dokusunun araştırılıp araştırılmadığı,
22-Okulda bulunan üstün zekalı, üstün yetenekli ve özel eğitime muhtaç öğrencilerin tespiti yapılıp yapılmadığı,
23-Bu öğrencilerin RAM’a, sağlık kuruşlarına, bilim ve sanat merkezlerine yönlendirilip yönlendirilmediği, sınıf öğretmenlerine bildirilip bildirilmediği,
24-Özel eğitime muhtaç öğrencilerden BEP uygulanması gereken öğrenciler için sınıf öğretmeniyle birlikte BEP hazırlayıp hazırlamadığı, BEP uygulama sonuçlarını takip edip etmediği,
25-Rehberliğe muhtaç ve problemli çocukların şahsi ve ailevi problemleriniçözüm noktasında gerekli rehberlik ve yönlendirmede bulunup bulunmadığı,
26-Üst okullara gidecek öğrencilere iş ve meslek eğitimi konuların da gerekli eğitim, rehberlik ve yönlendirme çalışmalarında bulunup bulunmadığı,
27-Mevzuat gereği tutması gerekli kayıtları zamanında ve yeterli bir şekilde tutup tutmadığı,
28-Öğrencilerin devam ve devamsızlıklarını izleyip izlemediği,
29-Öğrenci devamsızlıklarının sebebini araştırıp araştırmadığı,
30-Yılsonu raporunu hazırlayıp hazırlamadığı, bu raporda genel çalışmalarını değerlendirilip değerlendirilmediği, bu değerlendirme sonuçlarına göre yeni öğretim yılı için çalışma önerileri sunulup sunulmadığı,
31-Farklı algılamalara neden olabilecek davranışlardan kaçınıp kaçınmadığı,
32-Öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirmelerine ve kendilerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunup bulunmadığı,
33-Öğrencilerin olumlu davranışlar kazanmalarına yardımcı olup olmadığı,
34-Mesleği ile ilgili yayınları, kitapları ve mevzuatı temin edip etmediği, gelişmeleri izleyip izlemediği, kendini geliştirip geliştirmediği,
35-Çevrenin imkanlarından faydalanıp faydalanmadığı,
RESİM-İŞ DERSİ DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
a-Denetim Öncesi:
1-Müfettiş denetim öncesi öğretmenle tanışmalı sınıflarda işlenecek ders konusu hakkında bilgi alarak hangi sınıflarda denetim yapacağını belirleyerek öğretmeni bilgilendirmeli.
2-Sınıfa öğretmenle birlikte girmeye özen göstermeli.
b-Sınıf içi etkinliklerin gözlenmesi :
Sınıf içi etkinlikler öğretmen açısından üç aşamalı olarak gözlenmeli
1.Aşama: Öğretmenin sınıfta yapılacak çalışmalara ilişkin açıklamalarını bitirip öğrencileri çalışmaya yönlendirinceye kadarki etkinliğinin gözlenmesı.
Bu aşamada:
Müfettiş kendisini sınıfa tanıtarak sınıf içi etkinlikleri gözlemleyebileceği uygun bir yere otumalı(Öğretmen kürsüsü dışında)
-Öğretmenin öğrencilerle selamlaşıp selamlaşmadığı,
-Derse planının bulunup bulunmadığı ve ders işlenişi sırasında plandan yararlanılıp yararlanılmadığı,
-Öğrencinin dikkatinin derse çekilip çekilmediği,
-Konu , amaç ,çalışmanın tekniği ve tekniğin uygulanışına ilişkin açıklamaların belli bir sıra içerisinde yapıp yapmadığı,
-Çalışılacak konu ilginç bir dille anlatılarak veya oyunlaştırılarak konuyla öğrenci arasında duygusal iletişimin sağlanıp sağlanmadığı,
-Konu hakkında birkaç öğrenciye söz verilerek konunun örgenci zihninde algılanması-şekillenmesinin sağlanıp sağlanmadığı,
-Öğrencilerin gerekli araç ve gereçlerinin bulunup bulunmadığını kontrol edip etmediği,
-Araç gereci noksan öğrenciler için gerekli tedbiri alıp almadığı,
hususlarında gözlem yapılır.
2.Aşama: Öğretmenin öğrencilerini çalışmaya yönlendirdikten sonraki etkinliğinin gözlenmesi.
Bu aşamada öğretmenin:
-Çalışmaya başlamayan öğrencileri cesaretlendirerek çalışmaya yönlendirip yönlendirmediği,
-Öğrenci çalışmalarını gözleyerek ihtiyaç duyulan alanlarda bireysel /toplu yönlendirme/bilgilendirme yapıp yapmadığı,
-Ders süresince öğrencilerle iletişimde sanat dilini kullanıp kullanmadığı,
-Öğrencilere özgün çalışmanın önemini vurgulayıp vurgulamadığı,
Ayrıca;
Müfettiş sınıfın doğal bir üyesi gibi davranarak öğrencilerin çalışmalarını izler onlara çalışmalarıyla ilgili sorular sorarak;
-Öğrencilerin; özgün düşünme ve özgün ürün ortaya koyup koyamadıkları,
-Biçimsel anlatımla ilgili teknik bilgi ve becerilerini çalışmalarına yansıtıp yansıtamadıkları,
-Sanatçıya ve sanat eserlerine karşı bilinç oluşup oluşmadığı,
-Sanat terminolojisini kullanıp kullanmadıkları,
-Atatürkçülük konularında belli bilgi birikimine sahip olup olmadıkları,
3.Aşama: Öğretmenin dersin bitimi aşamasındaki etkinliğinin gözlenmesi.
Bu aşamada:
-Dersin bitimine yakın tamamlanan çalışmalardan örnekler seçerek; özgünlük, kompozisyon, tekniğe uygunluk, denge, uyum vb. açılardan öğrencilere değerlendirme yaptırıp yaptırmadığı,
-Teknik bilgi ve sanat kültürü kazanımları açısından değerlendirme yapıp yapmadığı,
-Gelecek ders için gerekli araç-gereci öğrencilere söyleyip söylemediği,
c-Ders dışı etkinliklerin incelenmesi:
-Ünütelendirilmiş yıllık planların programa uygun olup olmadığı,
-Ünütelendirilmiş yıllık planlarda çevre olanaklarının dikkate alınıp alınmadığı(müze,sanat galerileri,sergiler ve tarihi eser ve mekanlara gezilerin planlanıp planlanmadığı,
-Günlük planın şekil olarak uygun olup olmadığı,
-Konu ,amaç,davranış ve araçların belirlenip belirlenmediği,
-Uygun yöntem ve tekniğin seçilip seçilmediği,
-Günlük planın içerik olarak derste yararlanılacak nitelikte olup olmadığı,
-Değerlendirme bölümünün konuya ve değerlendirme tekniğine uygun olup olmadığı,
-Öğrenci çalışmalarının sergilenip sergilenmediği,
-Müze,Galeri,sanat eseri niteliği bulunan tarihi eser ve mekanlara geziler düzenlenip düzenlenmediği,
-Varsa rehberlik ve öğrenci kulübü çalışmalarının mevzuata uygunluğu ve eğitim-öğretime katkı saglayacak nitelikte olup olmadığı,
-Not taktirinde öğrencilerin yetenekleri ve bireysel olarak gelişimlerinin dikkate alınıp alınmadığı incelenir.,
Tüm bü süreç tamamlandıktan sonra öğretmenin başarılı yönleri vurgulanarak gelişmeye açık alanlarında gerekli rehberlik ve yönlendirme yapılır.
TRAFİK VE İLK YARDIM DERSİNİN DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
İlköğretim Okulu 6. ve 8. sınıf Trafik ve İlk Yardım eğitimi ders programının kabulü 03.11.1997 tarih ve 155 sayılı karar ile kabulüne ve 1997-1998 öğretim yılından itibaren uygulanmasına karar verilmiştir. 2005-2006 eğitim öğretim yılında ise yeni ders dağıtım programında 6.sınıfların 4. sınıfta , 8.sınıfların 5. sınıflarda okutulmak üzere 6. ve 8. sınıflarda okutulmasına son verilmiştir.
Denetimde dikkat edilecek hususlar;
A. Dersin denetiminden önce kurumun uygun bir bölümünde ders öğretmeni ile ön görüşme yapılır. Bu görüşmede öğretmenle tanışılır. Denetim süreci kısaca anlatılır. Derse girmeden önce denetimin yapılacağı sınıfta müfettişin bilmesi gereken özel bir durumun olup olmadığı sorulur. Daha sonra sınıfa birlikte girileceği, öğretmenin sınıfa müfettişi tanıtması gerektiği ve sınıfın arka tarafında uygun bir sıranın müfettişe ayrılarak öğretmenin evraklarının bu sıraya daha önceden bırakılması gerektiği anlatılır. Ön görüşmede olabildiğince öğretmenin denetimle ilgili kaygıları (eğer varsa) anlaşılmaya ve giderilmeye çalışılır.
B. Sınıfa öğretmenle birlikte girilir. Öğretmenin müfettişi öğrencilere tanıtmasından sonra müfettiş tarafından öğrencilere kısa bir açıklama yapılır. Bu açıklama sırasında müfettişin iletişime açık, samimi ve canlı bir görüntü sergilemesi gereklidir. Burada da amaç öğrencilerin denetimle ilgili kaygılarını asgariye indirmektir. Müfettiş kendisine sınıfın arka sıralarında ayrılan yere oturmadan önce sınıfın kendisine soracağı bir şey olup olmadığını sorar. Soru varsa alır ve kısaca yanıtlar. Derse girildikten sonra müfettişin tanıtılması ve açıklama yapması kısmının en fazla 4-5 dakika sürmesi gereklidir. Bu süre uzadığı zaman öğretmen ve öğrencilerin derse geçişleri zorlaşır. Müfettiş kendisine ayrılan sıraya oturur ve dersi izlemeye başlar. İzleme sırasında müfettişin yüz ifadesi de önemlidir. Kuşkucu, ketum ve sert bir ifadeyle ders izlenirse öğrenme ortamı bundan oldukça olumsuz etkilenir. Müfettiş izleyici konumunda iken elinden geldiği kadar sınıfın bir üyesi imiş gibi davranmaya gayret eder. Olabildiğince not almamaya da gayret etmelidir. Ancak, çok önemli ve unutmaması gereken bir durum varsa çok kısa bir sürede notunu almalı ve izleyici pozisyonuna hemen geri dönmelidir.
C. Öğretmenin o günkü konuya öğrencilerin ilgisini çekerek derse başlaması gerekir. Bunun yapılıp yapılamadığına bakılır. Daha sonraki aşamada öğretmenin öğrencileri o günkü konuyu öğrenmeye istekli hale getirmesi gereklidir. Yani öğretmenin öğrencileri güdülemesi gereklidir. Bunun yapılıp yapılmadığı da kontrol edilir. 3. aşamada ise öğretmenin dersin ana başlıklarından haberdar etmesi ve ön öğrenmeleri kısaca kontrol etmesi gereklidir. Bunun yapılıp yapılmadığı da kontrol edilir.
D.Derse geçiş bölümünde öğretmen o gün işleyeceği konuya ilişkin etkinlikleri yaptırmalıdır. Bu süreçte aşağıdaki soruların yanıtı aranır.
1.Derse hazırlıklı mı girmiştir? 2.Konuyu işleyiş biçimi sınıfın düzeyine göre mi ayarlanmıştır? 3.Öğrencilerin derse katılımı hangi düzeydedir? 4.Katılım düzeyi sınıfın büyük çoğunluğunu kapsamakta mıdır? 5.Öğretmen öğrencilerine karşı; iletişime açık, olumlu model olabilecek, demokratik bir tutum içerisinde midir? 6.Etkili konuşma becerisine sahip ve öğrencisini dinleyebilen, eleştirel düşünebilen ve düşündürülebilen, öğrencisini tanıyabilen, onların yeteneklerini ve sınırlarını bilen, bunları geliştirmeyi hedefleyen bir donanıma sahip midir. 7. Hazırlanan plan ile uygulanan ders arasındaki ilişki hangi düzeydedir? 8.Plan hazırlanırken öğrencilerin düzeyleri ve bireysel farklılıkları göz önüne alınmış mıdır? 9.Planına aldığı öğretim yöntemlerini kullanmakta mıdır? 10.Kullandığı öğretim yöntemleri ile planlanan hedefler arasındaki bağlantı uygun mudur? Yani kullandığı öğretim yöntemleri onun ders sonunda hedeflerine ulaşmasını sağlayabilmiş midir? 11.Öğretmenin konuşması akıcı, açıklayıcı ve konuşma kurallarına uygun mudur? 12.Yerel ağızları kullanmakta mıdır? 13.Ses tonunu ayarlayabilmekte midir? 14.Sınıfın bütün alanlarını kullanmakta mıdır? 15.Öğrencileri ile göz teması kurmakta mıdır? 16. Beden dilini doğru kullanmakta mıdır? 17. Konuyu destekleyici açıklayıcı örnekler verebilmekte midir? 18. Konuya uygun betimlemeler yapabilmekte midir? 19. Öğrencilerini konuyla ilgili karşılaştırmalar, çıkarımlar yapma ve sebep-sonuç ilişkileri kurabilmeleri için yönlendirmekte midir? 20. Eğitim teknolojilerini dersinin amaçlarına uygun olarak kullanabilmekte midir? 21. Öğrencileri bilgiye ulaşma yolları hakkında yönlendirebil midir? 22. Öğrencilerin farklı ve alternatif yoları düşünmeleri ve kullanmaları için yönlendirmekte midir? Trafik ve ilk yardım kültürünü öğrencilerine verebilmiş midir? 23. Öğrenciler bilinçli yaya, yolcu ve sürücü olma sorumluluğunu kavramışlar mıdır? 24. Trafik ve ilkyardım ile ilgili uygulamalı dersler planlanmış ve yapılmış mıdır?24.Trafik ve ilk yardım dersi uygulamalarında iki ve üç boyutlu çalışmalar yer vermiş midir? 25. Dersin sonunda değerlendirme yapmakta mıdır?26. Öğrencilerin sosyo-ekonomik koşullarına ilişkin herhangi bir fikri var mıdır? 27. Öğrencilerini tanımaya ilişkin gözlemler yapmış mıdır? 28. Tespit ettiği problemlerle ilgili çalışmaları var mıdır? Bu problemlerin değerlendirmesini yapmış mıdır? Bu problemleri şube, zümre öğretmenler kurulu ve öğretmenler kurulunda gündeme almış mıdır? 29. Kurumun rehber öğretmeni ile öğrencilerinin problemlerine ilişkin görüşmeler yapmış mıdır? 30. Veli toplantıları yapmış mıdır? Öğrenci velileri ile ilişkileri hangi düzeydedir?
E. Dersin bitiminden sonra öğretmenin kalan evrakları incelenir. Öğretmenle yine okulun uygun bir bölümünde görüşme yapılır. Burada öğretmene tespit edilen hususlar hakkında açıklamalar yapılır. Öğretmenin açıklamaları dinlenir. Daha sonra denetim sürecinde gösterdiği işbirliği için kendisine teşekkür edilir ve teftiş bitirilir.
BEDEN EĞİTİMİ DERSİ DENETİMİNDE DİKAT EDİLECEK HUSUSLAR :
a- Planlama :
1.) İlköğretim Okulları Beden Eğitimi Dersi planları; Milli Eğitim Bakanlığının 14.01.1988 tarih ve 300 sayılı emri ile basılan “1-8. sınıflar Beden Eğitimi Öğretim Programı” adlı kitaptan alınarak, 2551 sayılı Tebliğler dergisinde yayımlanan Planlama ile ilgili esaslara uygun “Ünitelendirilmiş Yıllık Plan” dahilinde hazırlanmış mıdır?
Bu planlamada; süre, amaç ve davranışlar ile konular, araç-gereçler, sınav ya da uygulama tarihleri, Atatürkçülük Konuları ile değerlendirme esaslarına yer verilmiş midir?
Ünitelendirilmiş yıllık planlar hazırlanırken; çevre şartları (spor alanı, hava durumları ve mevsim özelliklerine bağlı çalışma şartları v.s.), çocuğun gelişim basamakları ile kurum olanakları (araç-gereç, malzeme v.s. durumları) göz önüne alınmış mıdır?
Günlük planlar ya da ders planları, Ünitelendirilmiş Yıllık Planlara uygun detaylı (belirli bir sıra dahilinde) hazırlanıyor mu? Değerlendirme basamakları ayrıntılı olarak belirtilmiş midir?
İlköğretim Kurumları Yönetmeliği 95 ve 96. maddelerinde belirtilen esaslara uygun olarak Zümre ve Şube Öğretmenler Kurulu toplantıları yapılmış mıdır?
Spor Kulüpleri kurulmuş mu? Kurulmuş ise, M.E.B. “Okul Spor Kulüpleri Yönetmeliği” nde belirtilen esaslara uygun olarak; Genel Kurul ve Yönetim Kurulu oluşturulmuş mudur? Resmi ve Özel Kurum yarışmalarına katılacak (futbol, voleybol basketbol atletizm …) yarışma ekipleri belirlenmiş midir? Bu yönetmeliğin 64. maddesinde belirtilen defter ve dosyalar (Karar defteri, demirbaş malzeme defteri, yoğaltım defteri, bütçe taslağı, gelir gider makbuz ve fişleri, sağlık raporları dosyası, karşılaşma sonuçları defteri ile bilanço dosyaları) mevcut mu ve gereği gibi işlenmiş mi? Spor kulübü bütçe gelirlerinin saklanması için banka hesabı açılmış, paralar bankadan yönetim kurulu başkan veya yardımcısı ile saymanın imzaları ile birlikte çekilerek harcanmakta mıdır?
b.Ders işlenişinin denetimi :
-Çalışmalar, yapılan planlamaya uygun olarak yürütülmekte midir?
-Öğretmen dersi eşofman ile işliyor mu?
-Dersin işlenişinde amaca uygun spor malzemelerinden yeterince yararlanabiliyor mu?
-Zamanı iyi kullanabiliyor mu?
-Derse zamanında başlayıp zamanında bitirebiliyor mu?
-Sınıf defterine derste işlenen konular yazılıyor mu?
-Öğrencilerin farklılıkları dikkate alınıyor mu?
-Ders işleniş yöntemlerini uygun seçebiliyor mu?
-Ders işleniş sırasında sınıfa hakim olabiliyor mu?
-Ders işlenişi sırasında öğrenciler derse istekli katılabiliyor mu?
-Çocukların yaratıcı güçlerini ortaya dökebildikleri özgün etkinliklere yer veriliyor mu?
c. Ders değerlendirme denetimi :
-Öğrenciler, fiziksel aktivite veya temalar hakkında yeterli bilgi ve anlayışa sahip olmuşlar mıdır?
-Öğrenciler öğrenilen fiziksel aktiviteler ile ilgili temel becerileri gösterebiliyor mu?
-Öğrenciler işbirliği ve uyum içinde birbirlerine saygı duyarak çalışabiliyorlar mı?
-kendilerini geliştirebilmek için kişisel girişimler ile yaratıcılık konularında istekli davranabiliyorlar mı?
-Öğrencinin zamanı iyi kullanmasına dikkat ediliyor mu?
-Öğrencilerin ilgi ve istekli çalışmaları gözlemlenebiliyor mu?
YABANCI DİL DERSİNİN DENETİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSULAR
A-Yabancı Dil Öğretiminde Temel İlkeler;
1-Dört temel beceriyi geliştirme;
Dil dört temel beceri olarak kabul edilen dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin işlevsel bütünlüğünden oluşmaktadır. Dili bir iletişim aracı olarak öğrenirken bu dört temel becerinin birlikte öğrenilmesi gerekmektedir.
2-Öğretim Etkinliklerini Önceden Planlama;
Öğretim, etkinlikleri ünitelendirilmiş yıllık plan ve ders planları olarak iki aşamada ele alınmaktadır. Dikkatli bir planlama başarılı bir öğretimin temel koşuludur.
3-Basitten Karmaşığa Somuttan Soyuta Doğru Öğretme
4- Görsel ve İşitsel araçları Kullanma;
5-Anadili Gerekli Durumlarda Kullanma;
6-Bir Seferde Bir Tek Yapıyı sunma;
7-Verilen Bilgilerin Günlük Yaşama Aktarılmasını Sağlama
8-Öğrencilerin Derse Daha Etkin Katılmalarını Sağlama
9-Bireysel farklılıkları Dikkate Alma
10-Öğrencileri Güdüleme ve Cesaretlendirme
B-Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri
1-Dilbilgisi-çeviri yöntemi
Dilin kurallarını öğretme yerine taklide, tekrar ve hem okuma hem de yazmada pek çok uygulamanın yapılmasına önem verilmiştir. Dil öğrenme alışkanlığa ve ezberleme yöntemine dayanır.
2-Düzvarım yöntemi
Dil önce kulakla işitilecek, dille pekiştirilecek ve elle de okunup yazılacaktır. Görerek öğrenme ve örneklendirme ön plandadır.
3-Kulak-dil alışkanlığı yöntemi
Dilde öğrenilecek konular yazılı olarak görülmeden önce sözlü olarak sunulursa dil becerileri daha iyi öğrenilir.Öncelikle dinleme ve konuşma becerilerine, yani kulak ve dil eğitimine önem verilmelidir. Dil yazma değil konuşmadır.
4-Doğal yöntem
Doğal yöntemde dil yazılı formunda görülmeden önce duyularak öğrenilmesi esastır.
5-İletişimci yaklaşım
Dilin iletişim süreci içerisinde belli işlevleri vardır. Sözcükler ve cümleler kavramların iletilmesi için bir araçtır. Dil gramer kurallarından çok kavramlarının öğrenilmesiyle ilgilenmelidir.
6-Seçmeli yöntem
Dil öğretimi gerçek hayata yönelik olmalıdır. Gerektiğinde anadile yer verilebilir. Anlamlı ve iletişime dönük dil öğretimi esastır.
7-Telkin yöntemi
Derslikler oturma odası düzenindedir.Yerler halı döşelidir.Öğrenciler sıra yerine rahat koltuklarda otururlar. Loş ışık altında derinden gelen müzik eşliğinde dersler yapılır.
8-Grupla dil öğretimi yöntemi
Öğrenciler sınıfta bir çember oluşturarak otururlar. Öğretmen öğrenci iletişiminin ön planda olduğu ve ses kayıt cihazları kullanılarak konuşmalarının kayıtlarının yapılarak tekrar dinlenildiği bir öğrenme şeklidir.
9-Sessizlik yöntemi
Öğretmenin rehberliği altında hareketlere uygun cümleleri düşünüp söylemeleri istenir. Öğrenci sınıftaki hareketleri dikkatle izler, öğretmeninin ve arkadaşlarının söylediklerinden anlam çıkarmaya çalışır. Daha sonra yoğun kelime öğretimine geçilir.
10-Tüm fiziksel tepki yöntemi
Bu yöntem psikolojideki iz kuramı ile bağlantılıdır. Bir olay ne kadar sık olursa ve bellekte ne kadar kuvvetli iz bırakırsa, o olayın hatırlanması da o kadar kolay olur.Dil öğretimi anadili öğrenen bir çocuğun öğrenme süreci ile paralel olarak görülür.
Yabancı dil dersi denetiminde sınıf düzeyinde amaç ve davranışlar belirlendiğinden ünitelendirilmiş yıllık planlar düzenlenirken bu amaç ve kazanımlara yer verilmesi gerekmektedir.
Yazılı sınavlarda çeviriye verilen ağırlık hemen hemen tüm İngilizce öğretmenlerinin sıkça kullandıkları bir sınav yöntemidir. Özellikle bir cümleyi İngilizce ya da Türkçe ye çevirtmek yazılı sınavlarda sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Oysa sınavlarda metin bütünlüğü içerisinde anlamaya ve cevap vermeye imkan hazırlayacak sorulara yer verilmesi daha yerinde olacaktır. Ders denetiminde bu hususlara dikkat etmek gerekmektedir.
İngilizce derslerinde öğretmeninin ısrarla İngilizce konuşmasına yer verip vermediği hususuna dikkat edilmelidir.
Son Güncelleme (Pazar, 16 Mayıs 2010 20:40)
| Bu makale ile ilişkili diğer makaleler: |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |



