OKUMA ÖZÜRLÜ BİR TOPLUM MUYUZ? (Muharrem Üzümlü)
OKUMA ÖZÜRLÜ BİR TOPLUM MUYUZ?
Değerli okurlarım yazdan beri,yoğun iş yükü altında ve bazı sağlık sorunlarım nedeniyle,çok arzu edip yazmak istememe rağmen,eğitim ile ilgili makalede şiirde yazamadım ve sitede duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşamadım. Biliyorum ve inanıyorum ki bu mazeretler mazeret de değildir. Okumak ve yazmak için iş yükü, zaman yetersizliği mazeret de olmamalıdır diye düşünüyorum. Bu sitede bakıyorum yazdan beri yayınlanan makalem hala aynı duruyor, bu beni üzüyordu tabiî ki. Bu gün okuma yazma konusu üzerinde bir makale yazmaya karar verdim ve bu konudaki duygularımı düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum.
Eğitim ailede başlayan okullarda ve yaşamda devam eden bir süreçtir. Okuma alışkanlığı kazanma da ailede başlar okullarda ve yaşamda devam eder. Son yıllarda gerek Cumhurbaşkanlığımız, gerek Milli Eğitim Bakanlığımız ve hatta ilimizde Milli Eğitim Müdürlüğümüz ard arda okuma kampanyaları başlatıp yürütmektedirler.Bu kampanyalar, kitapla buluşma kampanyası, 100 temel eser okuma,okullarımızda okuma saatinin ayrılması… gibi çalışmalar öğrencilerimizin ve toplumumuzun okuma alışkanlığı kazandırılması amacıyla ve okumanın sürekliliğini sağlama amacıyla düzenlenmiş ve uygulanmaktadır.
Okumaz yazmazlığımız, okuma ve yazma özürlü olmamız millet olarak toplum olarak kronik bir hal almış durumdadır. Artık kronik bir okumama hastalığa yakalanmış durumdayız. Okumuşu cahili, kültürlüsü kültürsüzü, eğitimlisi eğitimsizi, öğretmeni, öğrencisi, köylüsü esnafı çiftçisi okuma özürlü. Ayda bu ülkede kaç öğretmen kaç kitap okuyabiliyor, kaç öğrenci, kaç esnaf, kaç yönetici, kaç okul müdürü, kaç çiftçi, kaç kitap okuyabiliyor acaba? Yemek yemekle nasıl insanın hücreleri gıda alıp besleniyorsa, kitap okumakla da insanın zihni, beyni, duyguları beslenir ve insan okuduğu oranda kelime dağarcığını, güzel ve etkili konuşmasını geliştirebilir.Günlük gazete okumak ve gazetelerin başlıklarını göz atmak değildir okumak. Okuma özürlü toplum olmamız, düzenli ve devamlı okuma alışkanlığını ve okuma zevkini okullarımızda ve ailede çocuklarımıza kazandırmamak gibi bir sorundan kaynaklanıyor. Halbuki kitap okumanın çocuklarımızın gelişimindeki yararı o kadar büyük o kadar çok önemlidir ki…
Kitapların çocuğun gelişimindeki önemi;
• Çocuğun yaratıcı hayal gücünü genişletir,• Çocuğun gelişmekte olan iç ve dış dünyasına olumlu katkıda bulunur,• Çocuğu yavaş yavaş hayatın gerçeklerine hazırlamada yardımcı olur,• Kelime hazinesini geliştirdiği için çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkan sağlar,• Kendi hayatı dışındaki çevreyi tanımasına , bilgisini artırarak var olan bilgisinin pekişmesine yardımcı olur,• Çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimine katkıda bulunur,• Çocuğun dinleme yeteneğini geliştirir,• Birlikte kitap okuma çocukla anne-baba arasında iletişimin kurulmasına yardımcı olur,• Çocuğa okuma sevgisini aşılar,
• Çocuk kitaplardan insanları, hayvanları tanımayı ve sevmeyi öğrenir,• Sevme, anlama, saygılı olma, hediye etme ve paylaşma gibi bir çok kavramları öğrenir.
Kitap okumayamama konusunda hepimizin bahanesi hazırdır:Kitaplar çok pahalı,İşten geldim, yorgunum, Oku oku nereye kadar?........ vb.gibi ve daha birçoğu.Bu sözler en genel tavırlarımız.Okuduğumuz kitapların içeriği de çok nitelikli değil açıkçası. Türkiye'de okunan kitaplara da bakarsanız, "siyaset, aşk, cinsellik" gibi birkaç temaya sıkışmıştır. Popüler kültürün önümüze sürdüğü kitaplar... Günde ortalama 5 saat TV seyreden bir toplumuz. Bu zamanı TV'ye ayıran bizler, her gün birkaç sayfa okuma zahmetine katlanamıyoruz. Ne garip değil mi? Yukarıdaki basit bahanelerimiz, diziler ve filmler için geçerli olmuyor çoğu zaman. Diğer açıdan, internet insanoğluna sınırsız olanaklar sunarken, gençlerimizi ve çocuklarımızı asosyal bireyler haline getirmiyor mu? İnternete ayırdığımız zamanı, kitaplara ayırabiliyor muyuz?
Okuma ve yazma tembelliği başka tembelliğe benzemez. Bu tembellik beyni köreltir, dumura uğratır. Bu tembellik ve eksiklik sadece beynimize zarar vermez,duygularımıza duygularımızın gelişmesine,insani ilişkilerimizin gelişmesine,soysa bir insan olmamız konularında da zarar verir. Konuma iletişim kurma zorluğu problemi yaşayan bir bireyde, mutlaka okuma ve yazma yetisinin yokluğu veya zayıflığı gerçeği ortaya çıkar. Toplumumuzdaki ve kişilerdeki okuma yetersizliği ve bu yetersizliğin kronik hastalığa devamlı bir özüre dönüşmesinin nedeni, elbette öğretmenlerimizin ve aile büyüklerinin bu konu üzerinde yerinde ve zamanında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip, okumayı çocuklarımızda alışkanlığa dönüştürememesinden kaynaklanmaktadır.Söz er geç mutlaka unutulur ama yazı baki kalır. Yazarlar, Yunus Emre, Kaşgarlı Mahmut, İbni Sina…. gibi ulusal ve uluslar arası bilim adamlarımız ve yazarlarımız yazmasa bu gün hatırlanabilir miydi?
Tarihi belgelerin tek kanıtı nedir?Yazılı kaynaklardır.Öyleyse mutlaka okuyalım,okuma alışkanlığı kazanalım ve mutlaka da hatalarımızdan çekinip korkmadan yazma alışkanlığı kazanmalıyız.Hiçbir yazar hatalı eksik yanlış yazmadan,hatasız yanlışsız yazı yazma becerisi kazanmamış ve yazmayı yazarlığı ustalığa alışkanlığa dönüştürememiştir.Öyleyse hata yapacağız diye korkmadan çekinmeden okuma alışkanlığının yanında yazma alışkanlığı da kazanmalıyız.Bu alışkanlığı aileler öğretmenler çocuklarımıza kazandırmalıdır.Bu handikabı,bu çelişkiyi,bu eksikliği öğretmenlerimizin ve aile büyüklerimizin çabaları ile aşabiliriz ancak.Çocuklarımızı ağaç yaş iken eğilir atasözündeki gibi,küçük yaşta kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı vererek ancak bu toplumumuzun okuma özürlü olması sorununu çözebiliriz.Buyurun okuma özürlü bir toplum olup olmadığımız konusundaki taktiri,aşağıdaki istatistiksel araştırma verilerini vererek,değerlendirmeyi sizlerin vicdanlarına bırakıyorum.
TOPLULUMUZUN KİTAP OKUMA KONUSUNDAKİ SAYISAL VERİLER
Türkiye’de kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır*Japonya’da toplumun % 14’ü,*Amerika’da %12’ si, *İngiltere ve Fransa’da % 21’i düzenli kitap okur iken,*Türkiye’de durum % 0, 01 yani on binde bir.*Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan’da kitap ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye’de bu rakam 2000- 3000 civarında basılmaktadır.*Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Rapor’unda kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sıradadır.
BİR YILDA KİŞİ BAŞINA OKUMA SAYILARI:*Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor.*Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor.*Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor.*Türkiye’de 6 kişiye yılda 1 bir kitap düşüyor.Türkiye’de okuma alışkanlığına sahip olan kişi sayısı ortalama 40 bin kişidir.
KİTAP OKUMAK İÇİN
Türkiye’de bir kisinin ayırdığı zamanın;*300 katını bir Norveçli ayırıyor.*210 katırı bir Amerikalı ayırıyor.*87 katını bir İngiliz ayırıyor.*87 katını bir Japon ayırıyor.*Dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan 3 kat fazla.
KİTABA, KİM NE KADAR PARA VERMİŞ (1995) YILINDA
*Norveçli 137 $,*Alman 122 $,*Belçikalı 100 $,*Avustralyalı 100 $,*Güney Koreli 39 $,*Dünya ortalaması 1, 3 $,*Türkiyeli 0, 45 $
KİM NE KADAR KİTAP BASIYOR.
*ABD’de 72 bin kitap basılıyor.*Rusya’da 58bin kitap basılıyor.*Japonya’da 42 bin kitap basılıyor.*Fransa’da 27 bin kitap basılıyor.*Türkiye’de ise 7 bin kitap basılmakta.
TÜRKİYE’DE OKUMA VE İZLEME ORANLARI
*Dergi okuma oranı % 4,*Gazete okuma oranı % 22,*Radyo dinleme oranı % 24,*Televizyon izleme oranı % 95
KİTAP OKUMA İLE İLGİLİ SÖYLENMİŞ BAZI GÜZEL SÖZLER
*Beşikten Mezara Kadar Okuyunuz.
*Yazı insan bilincini bütün diğer icatlardan daha fazla şekillendirmiştir. (Dr.Walter Ong)
*Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş bir baltadır… (Franz Kafka)
*En iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyılların en büyük insanlarıyla konuşmak gibidir. (Descartes)
*Okuyarak dünyamızı, tarihimizi ve kendimizi keşfederiz… (Daniel J.Boorstin)
*Asgari okuyan asgari ücrete talim eder. (“Okuyun ve Zenginleşin” isimli kitaptan)
*Cümleler zihnimize gerçekleri çakan çivilerdir… (Diderot)
*Kitaplar sadece ilham vermek içindir… (Ralph Waldo Emerson)
*Kitapsız yaşayamam… (Thomas Jefferson)
*Kitabın hala fikirlerin temel taşıyıcısı olduğuna inanıyorum… (George Will)
*Her okur bir lider değildir, fakat her lider bir okur olmalıdır… (Hanry Truman)
*Gelecek, ihtiyacı olan şeyleri yapabilmek için neyi öğrenmesi gerektiğini bilenlerindir… (Denis Waitley)
*Okumak zihni sadece bilgi malzemesiyle doldurur, okuduğumuzu bize mal eden düşünmedir… (John Locke)
*Okuyabilen herkes derinden okumayı ve böylece daha dolu yaşamayı öğrenebilir… (Norman Cousins)
*Biraz param olursa kitap alırım; eğer artarsa yiyecek ve giyecek alırım… (Erasmus)
*Her yerde mutluluğu aradım, ama onu sadece küçük bir kitabı okuduğum küçük bir köşede buldum… (Thomas A. Kempis)
*Birisinin hakkında bir şey okursunuz fakat bu size kendi hayatınızı düşündürür. İşin güzel yanı budur. Kitapları bundan dolayı severim. (Oprah Winfrey)
*Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?… (Franz Kafka)
*İster bilgece ister aptalca görünsün, bir kitabı okurken, o bana sanki yaşıyormuş ve benimle konuşuyormuş gibi gelir… (Jonathan Swift)
*Egzersiz beden için neyse, okumak da zihin için odur… (Anonim)
*Okuma, insanın zihinsel giysilerini dokuyan bir tezgahtır. Bayağı şeyler okumak hem beyine hem kalbe bayağı giysiler dokur… (A.P.Gouthey)
*Bir insan sadece iki şey vasıtasıyla bir şeyler öğrenir: Biri okumak, diğeri akıllı insanlarla birlikte olmak… (Wiil Rogers)
*İçinde kitap olmayan bir oda ruhsuz bir beden gibidir… (Cicero)
*Gücün yeni kaynağı birkaç kişinin elinde olan para değil, birçok kişinin elinde olan bilgidir… (John Naisbitt)
*Geleceğin cahili okumayan kişi olmayacaktır. Nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır… (Alvin Toffler)
*Nasıl okuyacağını bilen herkes kendini büyütme, içinde bulunduğu koşulları iyileştirme, hayatını doldurma, belirginleştirme ve ilginç hale getirme gücünü elinde tutar… (Aldous Huxley)
*Umutlarımızın gerçekleşmesi için net düşünmeye, doğru değerleri seçmek için bilgeliğe ve harekete geçmek için yürekliliğe ihtiyacımız vardır. (Leslie Lipson)
*İyi yazma dekorasyon değil, mimarlıktır… (Ernest Hemingway)
*Okuyanlar iki misli daha iyi görür… (Maender)
*Bilge kişiler hayatın dertlerine çareyi kitaplardan bulurlar… (Victor Hugo)
*Bir damla mürekkep bir milyon kişiyi düşündürebilir. (Lord Byron)
*Bir hayatı mutlu kılmak için sadece üç şey gereklidir… Tanrının kutsaması, kitaplar ve bir arkadaş… (Lacordaire)
*Size en çok yardımcı olan kitaplar sizi en çok düşündüren kitaplardır… (Theodore Parker)
Bir insanın değeri, kitaplarına eşittir. (H.Spencer)
*İyi seçilmiş kitapları okumak, geçmiş yüzyılların seçkin zekalarıyla önceden
düzenlenmiş bir konuşmaya katılmak gibidir. (Descartes)
*Bugünün gerçek üniversitesi bir kitaplıktır. (Cariyle)
*Kitaplar, aklın tedavi yerleridir. (Didorus Siculus)
*Bir kitaplık, bir cezaevi kapatır. (Seneca)
*Kitaplar yaşadıkça "geçmiş" diye birşey olmayacaktır. (Bulver Lytton)
*Kitaplar düşüncenin mezarlarıdır. (Longfellow)
*Çağımızda iyi seçilmiş bir kitap koleksiyonu, gerçek bir üniversite öğrenimi
demektir. (Ovidius)
* Gerçek bilgi kaynaklarımız kütüphanelerimizdir.
* Günümüzün gerçek üniversiteleri, zengin kütüphanelerdir.
* Bir okul için her şeyi yaptığınızı düşünebilirsiniz. Eğer okulunuzun bir
kütüphanesi yoksa, hiçbir şey yapmış sayılmazsınız.
* Hiçbir eğlence okumak gibi ucuz, hiçbir zevk de okumak kadar kalıcı olamaz.
* En eski kitaplar bile onları okumamış kişiler için yenidir.
* Beden eğitimi vücut için ne ise, okumakta beyin için odur.
* Hiçbir gemi, bizi bir kitap kadar uzaklara götüremez.
* Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır.
* Kitaplar hiç aldatmayan dostlarımızdır.
* Bir insanın değeri okuduğu kitaplara eşittir.
* Bilgin unutmuş, kitap unutmamış.
* İnsanlar ölür, kitaplar ölmez.
* Kütüphaneler kültür evleridir.
* Her kütüphane bir cezaevi kapatır.
* Kitabı dolaba değil, kafana koy.
* Uygarlık yapısının temeli kitaptır.
* Bilen unutur, kitaplar unutmaz.
* Kitap en iyi dosttur.
* Kitap aklın ilacıdır.
Bu kadar veriden,bu kadar sözden,bu kadar gerçeklerden ve bu yazıdan sonra, öğretmenlerimiz kendini,öğrencilerimiz kendini,anne ve babalarımız kendini ve toplumumuz kendini sorgulamalıdır.Bu okuma özürlü olma sorunumuzu aşmamız konusunda her birey üzerine düşen görev ve sorumluğu yerine getirmelidir artık.Bu duygu düşünceler içerinde tüm okurlarımı selam sevgi ve saygılar sunarım. 01.11.2008
Muharrem ÜZÜMLÜ-İlköğretim Müfettişi
Son Güncelleme (Pazar, 16 Mayıs 2010 23:33)
| Bu makale ile ilişkili diğer makaleler: |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |



