• Yönetim Kurulu
  • Denetleme Kurulu
  • İl Temsilcileri
  • Tüzüğümüz
  • Meslek Tanım
  • Üyelik Formu
  • DernekHesapNo
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Teftiş
    • Teftiş Formları
    • Teftiş Rehberleri
    • Örnek Raporlar
  • Mesleki Çalışmalar
    • Araştırmalar
    • Makaleler
    • Raporlar
    • Tezlerimiz
    • Açıklamalar
  • Soruşturma
    • Belge Örnekleri
    • Genel İnceleme Örnekleri
    • Kurum Açma İnceleme Örnekleri
    • Kurum Kapatma İnceleme Örnekleri
    • Ön İnceleme Rapor Örnekleri
    • Soruşturma Örnekleri
    • Yargı Kararları
  • Sunular
    • Hazırlayıcı Eğitim Sunuları
    • Temel Eğitim Sunuları
    • Eğitim Öğretim Sunuları
    • Yönetimle İlgili Sunular
  • Gruplar
    • Müdürler Grubu
    • Müfettişler Gurubu
  • Videolar
  • Fotoğraflar

Okul Yöneticilerinin Öğretmenleri Etkileme Tutumları (Doğan Ceylan - 2003 - Yüksek Lisans)

PDF | Yazdır | E-posta

ÖZET

 

            Bu araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenleri etkileme tutumları ele alınmıştır. Konuyla ilgili olarak öncelikle literatür taraması yapılmış, daha sonra yönetici tutumlarının ölçülmesi amacıyla Likert türü tutum ölçeği hazırlanarak uygulama yapılmıştır.

            Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın ilk bölümünde örgüt ve örgüt yönetimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde tutum kavramı incelenmiş, üçüncü bölümde yöneticilerin çalışanları etkilemeye yönelik “liderlik”, “iletişim”, “karar alma”, “güdüleme”, “yetki kullanma”, “ödüllendirme ve cezalandırma”, “denetim ve değerlendirme”, “takımla çalışma”, “rehberlik ve danışma” tutumları genel örgütlerden eğitim örgütlerine doğru özelleştirilerek incelenmiştir.

Araştırmanın dördüncü bölümünü oluşturan uygulama bölümünde, ilköğretim okulu yöneticilerinin personeli etkileme tutumlarını (Liderlik tutumu, iletişim tutumu, karar verme tutumu, güdüleme tutumu, takım oluşturma tutumu ve rehberlik tutumu) ölçmek amacıyla geliştirilen Likert türü tutum ölçeği Sivas İl Merkezinde bulunan yirmi ilköğretim okulunun yönetici ve öğretmenlerine uygulanmıştır. Bu ölçek, İlköğretim Okulu Müdürlerinin görev tanımlarında yer alan personeli etkilemeyle ilgili yasal görevleri de kapsayacak şekilde hazırlanmış ve araştırmada, ilköğretim okulu yöneticilerinin bu yasal görevleri  hangi düzeyde yerine getirdikleri de ölçülmüştür.

Araştırma sonucunda, öğretmenlerin ilköğretim okulu yöneticilerinin  personeli etkilemeye yönelik olumlu davranışları “genellikle” gösterdikleri ve yasal görevlerini “genellikle” yerine getirdikleri görüşünde oldukları bulgusu elde edilmiş, diğer örgütlere göre insan ilişkilerinin daha önemli yer tuttuğu eğitim örgütlerinde (okullarda) yöneticilerin personeli etkilemeye yönelik tutumlarıyla ilgili önerilerde bulunulmuştur.

……………………………………………………………………….

IV. SONUÇ- DEĞERLENDİRME

Bu kısımda araştırmanın amacına uygun olarak ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenleri etkileme tutumlarına ilişkin bulgular verilmiş ve yöneticilerin yönetim tutumlarının geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Araştırma bulgularına göre, ilköğretim okulu yöneticilerinin yönetim tutumlarını oluşturan otuz davranışın gösterilme düzeyine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri altı davranış dışında farklıdır. Ankette yer alan yirmidört davranışın gösterilme düzeyine ilişkin  olarak, yöneticilerin kendilerinin bu davranışları daha sık gösterdikleri görüşünde oldukları görülmektedir.

Yönetici ve öğretmen görüşlerinin aynı olduğu altı davranış ilköğretim okulu yöneticilerinin “okuldaki eğitim-öğretim ve yönetim görevlerinin yürütülmesinde -genellikle- eğitim lideri oldukları”, “Kendisiyle konuşmak isteyen öğretmenleri -herzaman- dinledikleri”, “Öğretmenler odasına giderek  öğretmenlerle -genellikle- konuştukları” “Müdürlükçe yapılacak çalışmalar hakkında öğretmenlere -genellikle- bilgi verdikleri”, “Okul hakkındaki kararları -zaman zaman- öğretmenlerin almasını sağladıkları”, “Öğretmenlere görev erirken  -genellikle- görev verilenin bu görevi almaya istekli olup-olmadığını dikkate alarak görev verdikleri” davranışlarıdır.

Öğretmen görüşlerine göre ilköğretim okulu yöneticilerinin en az gösterdikleri davranışlar “okul hakkında karar vermeden öğretmenlere danışma” “okul hakkındaki kararları öğretmenlerin almasını sağlama” ve “Öğretmenlere meslekle ve eğitim teknolojileri kullanımıyla ilgili rehberlik yapma” davranışlarıdır. Öğretmenler bu davranışların “zaman zaman” gösterildiği görüşündedirler.

Öğretmen  görüşleriyle yönetici görüşleri arasındaki en büyük farklılığın olduğu beş davranış; “okul yöneticileri okulda ekip çalışması ruhunun yerleşmesini sağlar”, “okul yöneticileri, öğretmenlerin çalışmalarını önemsediğini onlara hissettirir”, “okul yöneticileri öğretmenlere güven verici bir kişilik sergiler”, “okul yöneticileri, okuldaki öğretmenlerle işbirliği içinde çalışır”, “okul yöneticileri, okulla ilgili kararlar verirken demokratik davranır” davranışlarıdır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, ilköğretim okulu yöneticilerinin personeli etkilemeye yönelik davranışları yönetici görüşlerine göre “her zaman”, öğretmen görüşlerine göre “genellikle” gösterdikleri bulgusu elde edilmiştir.

İlköğretim okulu yöneticilerinin personel ilişkileriyle ilgili yasal sorumluluklarını yöneticilere göre “her zaman” öğretmenlere göre “genellikle” yerine getirdikleri görüşünde olduklarını göstermektedir.

Aritmetik ortalamalar incelendiğinde anketteki otuz davranış ifadesinin tamamında yöneticilerin aritmetik ortalamasının öğretmenlerden daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu durum yöneticilerin öğretmenlere göre ankette ifade edilen davranışları daha sık sergiledikleri yani daha iyi yönetim tutumlarına sahip oldukları, öğretmenlerin ise yöneticilerinin bu davranışları daha az sergiledikleri görüşünde olduklarını ortaya çıkarmaktadır. Yönetici ve öğretmen algılarındaki bu farklılık hipotezimizi doğrulayıcı niteliktedir.

Klasik Örgüt Kuramı içinde ele alınan Bürokrasi, Yönetim Kuramı ve Bilimsel Yönetim yaklaşımları örgütleri büyük ölçüde mekanik yapılar olarak görmektedir. Neoklasik Örgüt Kuramı ise insan ilişkileri yaklaşımına dayanmaktadır. İlköğretim okullarında, çalışanlar arasındaki insan ilişkileri kuvvetli olduğundan ilköğretim okulu yöneticilerinin örgütün yapılandırılmasında insan ilişkileri yaklaşımını benimsemelerinin örgütün özelliğine daha uygun olacağı söylenebilir.

Araştırma sonucunda öğretmen görüşlerine göre elde edilen,  yöneticilerin genellikle yetkiyi değil etkiyi kullandıkları (A.O=3.60), öğretmenleri baskı altında tutmaktan kaçındıkları (A.O=3.79), çalışmalarının önemsendiğinin kendilerine hissettirildiği (A.O=3.63), görevinde başarılı olanların takdir edildiği (A.O=3.59) ve çalışmaya teşvik edildikleri (A.O=3,90) yönündeki bulgular McGregor’un X ve Y Kuramları açısından  değerlendirildiğinde okul yöneticilerinin bu yaklaşımlardan daha çok Y kuramında belirtilen yaklaşıma uygun davrandıkları söylenebilir.

Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim okul yöneticilerinin öncelikle eğitim lideri olmalarını beklemektedir. Araştırma bulguları liderliğin oluşumu ilgili kuramlar açısından değerlendirildiğinde (Etkileşim Liderlik Modeli, Kişisel Liderlik Modeli, Ortamsal Liderlik Modeli) okul yöneticilerinin daha üst kademeler tarafından atanmış olduğu, bu atamalarda okulda liderlik rolünü üslenmiş olmanın dikkate alınmadığı ve sadece sınav sonuçlarına göre atama yapıldığı, atanmış insanların kurum çalışanlarına liderlik yapamayabileceği bu nedenle okullara, çalışanları etkileme gücü fazla, yönetim süreçlerini uygulanmasında uzman, değişime açık, çağdaş yönetim anlayışına sahip, doğru yönetim tutumları kazanmış, eğitim kurumlarımızı gelecek yüzyıla taşıyacak nitelikte çalışanlara liderlik yapabilecek kişilerin yönetici olarak atanması gerektiği söylenebilir.

Araştırma sonucunda elde edilen bulgular John Adair’in İşlevsel Önderlik Kuramı’na göre değerlendirildiğinde; ilköğretim okulu yöneticilerinin küme gereksinimlerini karşılamaya yönelik takım oluşturma (A.O=3.87), güdüleme (A.O=3.69), ve iletişim (A.O=3.92) tutumlarını oluşturan davranışlar ile  izleyenlerin bireysel gereksinimlerini karşılamaya yönelik danışmanlık, kılavuzluk (A.O=3.64) davranışlarını genellikle gösterdikleri bulgusu elde edildiğinden öğretmenlerin okul yöneticilerini genellikle “lider” olarak algıladıkları söylenebilir.

Bulgular Reddin’in 3-D Kuramına göre değerlendirildiğinde; araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenleri herzaman dinledikleri (A.O=4.36), genellikle (A.O=3.83) güven verici kişilik sergiledikleri, onları yeni çalışmalar için cesaretlendirdikleri (A.O=3.52) ve rehberlik yaptıkları (A.O=3.80) bulgusu elde edildiğinden, bu bulgulara göre ilköğretim okulu yöneticilerinin liderlik biçeminin “İlgili liderlik” biçemi olduğu söylenebilir.

Araştırma sonucunda ilköğretim okulu yöneticilerinin okulla ilgili kararlar verirken zaman zaman öğretmenlere danıştıkları (A.O=3.31), zaman zaman  öğretmenlerin karar almasını sağladıkları (A.O=2.96) ve genellikle demokratik davrandıkları (A.O=3.72) bulguları elde edilmiştir. Özen (1995) tarafından yapılan araştırmanın bulguları da benzer sonuçlar vermektedir. Bu bulgular Vroom ve Yetton’un Katılmalı Önderlik Kuramı’na göre  değerlendirildiğinde ilköğretim okulu yöneticilerinin karar alma süreci açısından genellikle demokratik, zaman zaman danışmacı liderlik biçemi sergiledikleri söylenebilir.

İlköğretim okulu yöneticileri, daha demokratik bir tutuma sahip olmak için personeline yapmaları gereken şeyleri emretmek yerine çalışanların yönetim ve karar alma sürecine gerçek anlamda etkin olarak katılmalarını sağlayabilir, onlardan gelen fikirleri dikkate alıp uygun olanları uygulamaya koyabilirler. Yöneticiler, örgütteki her şeyi en iyi yapan insan olmaya çalışmak yerine üyelerin yaratıcı güçlerini, yeteneklerini harekete geçirmesini bilen kimseler olmaya gayret edebilirler.

Araştırmada İlköğretim okulu yöneticilerinin iletişim tutumlarını ölçmeye yönelik beş davranıştan “kendileriyle konuşmak isteyen öğretenleri dinleme” davranışını herzaman gösterdikleri (A.O=4.36) bunun dışındaki davranışları genellikle gösterdikleri (A.O=4.14, A.O=3.69, A.O=3.60, A.O=3.85) bulgusu elde edilmiştir. Bu bulgu örgütsel iletişim açısından değerlendirildiğinde ilköğretim okullarında dikey iletişimin yukarı doğru herzaman açık olduğu ancak aşağı doğru yeterince açık olmadığı şeklinde yorumlanabilir.

İlköğretim okulu yöneticileri, okullarındaki örgütsel iletişimi güçlendirmek için kurumlarında iki yönlü iletişim yapısı oluşturabilir, yatay ve dikey bilgi akışının sürekli olmasını sağlayabilir ve çalışanlar arasındaki informal ilişkileri kuvvetlendirebilirler.

Araştırma sonucunda elde edilen ilköğretim okulu yöneticilerinin çalışanların güdülenmesini sağlayan başarılı olanları takdir etme (A.O=3.59), çalışmaya teşvik etme (A.O=3.90), çalışmalarının önemsendiğini çalışanlara hissettirme (A.O=3.63) davranışlarını genellikle gösterdikleri bulgusu Hezberg’in Çift Faktör Teorisi ve Mc Clelland’ın Başarma İhtiyacı Güdüsü teorileri açısından değerlendirildiğinde; öğretmenlerin okul yöneticileri tarafından genellikle güdülendikleri söylenebilir.

Öğretmenlerin güdülenme düzeylerini artırmak için ilköğretim okulu yöneticileri, öğretmenlere daha fazla başarılı olma duygusu yaşatabilir, başarılı olanları her zaman takdir edebilir, öğretmenlerin tüm çalışmalarını önemsediklerini onlara hissettirebilirler.

Okullarında yüksek verim yaratmak isteyen yöneticiler her şeyden önce öğretmenlerin moral düzeyini yükseltmelidirler. Bunu sağlamak için öncelikle öğretmenlere değer verdiklerini onlara hissettirebilir, sık sık öğretmenler odasına giderek onlarla iç içe olabilir, kapısını her zaman çalışanlara açık tutabilir ve onların sorunlarıyla yakından ilgilenebilirler.

 Araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenleri yeni çalışmalar yapmaları için cesaretlendirme davranışını genellikle gösterdikleri (A.O=3.52) bulgusu elde edilmiştir. İlköğretim okulu yöneticileri öğretmenlere kendilerini gerçekleştirmeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri için yeni yaklaşım ve uygulamalar yapmaları konusunda daha fazla fırsat verebilirler.

            Araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenlere mesleki ve eğitim teknolojileri kullanımıyla ilgili konularda zaman zaman rehberlik yaptıkları (A.O=3.25) bulgusu elde edilmiştir. Yöneticiler, mesleki ve teknik konularda öğretmenlerden daha ileride olmak için, kendilerini geliştirebilir, öğretmenlerin eğitime ihtiyaç duydukları alanları tespit ederek onların yetiştirilmesini sağlayabilir, onlara mesleki ve teknik alanda rehberlik yapabilirler.

Araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin takım oluşturma tutumlarıyla ilgili davranışları genellikle (A.O=3.87) gösterdikleri bulgusu elde edilmiştir. Yöneticiler, okullarında takım çalışmasının yerleşmesi için çalışanların hem birbirlerine hem de yöneticiye güven duydukları, çalışanlar arasındaki ilişkinin samimi olduğu, ekip ruhunun yerleştiği bir örgüt iklimi oluşturabilirler.

            Yöneticiler tarafından değişken ve tutarsız yönetsel davranışların sergilenmesi, yönetime karşı davranışlarının nasıl olması gerektiği konusunda yönetilenlerde tereddüt ve belirsizlik oluşturacağından, yöneticiler çalışanları daha iyi etkileyebilmek için her zaman tutarlı tavırlar içinde bulunabilirler.

Okul yöneticileri, öğretmenlerin yaşantıları, duygu, düşünce ve planları, ilgileri, yetenekleri ve yeterlilikleri hakkında daha fazla bilgi edinebilir, öğretmenlerin görevlendirmelerinde ve güdülenmelerinde bunu göz önünde bulundurarak onların severek ve isteyerek yapacakları görevleri vermeye özen gösterebilirler.

Araştırma sonucunda ilköğretim okulu yöneticilerinin “görevlerin gereği gibi yapılmasında yetkiyi değil etkiyi kullanma” davranışını genellikle gösterdikleri (A.O=3.60) bulgusu elde edilmiştir. Okul yöneticileri öğretmenleri her zaman en üst düzeyde etkileyebilmek için öncelikle liderlik gücünü kullanabilir, onları güdüleme ve ödüllendirme yoluyla etkilemeye çalışabilir, işyeri baskıları çalışanları olumsuz yönde etkilediğinden denetim, değerlendirme ve ceza verme gibi yetkilerini kullanma yoluyla çalışanları etkilemekten kaçınabilirler.

İlköğretim okulu yöneticileri, yeni yönetim anlayışları ve örgütlerinin yenileşme hızından geride kalmamalıdırlar. Bu nedenle eğitim yöneticilerine yüklenen yeni misyonun okul yöneticilerince daha iyi anlaşılması ve uygulanabilmesi için mevcut okul yöneticilerinin hizmet içi eğitime alınmaları önerilebilir.

                                                                                                                                                                            Doğan CEYLAN

 


Share |
 
Yorum ekle
JComments
Yazarlar
Doğan Ceylan İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz
Doğan Ceylan
Rahmi Yaman SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ
Rahmi Yaman
Adnan Uçkun KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ)
Adnan Uçkun
Z.Kürşat Torun Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme
Z.Kürşat Torun
Sebahattin Eker Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP)
Sebahattin Eker
Cemil Coşkun TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM
Cemil Coşkun
Zafer Özer İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ
Zafer Özer
Zekiye Morkoyunlu PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR
Zekiye Morkoyunlu
Hasan Yüksel 66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI?
Hasan Yüksel
Konuk Yazar KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ)
Konuk Yazar
Anasayfa ._. Forum ._. Ziyaretçi Defteri ._. Sorular ve Cevapları ._. İletişim ._. Site Haritası ._. Yönetim ._. Üye Giriş / Kayıt
feed-image

Copyright © 2010 Müfettişler.Net.
Bu site, Müfettişler Derneği yayınıdır. Eğitim çalışanlarına hizmet amacıyla kurulmuştur. Doğan CEYLAN Yönetim Kurulu Başkanı.