Türkiye'de eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi (Celal gülşen - 2005 - Doktora)
|
TÜRKİYE’DE EĞİTİM HİZMETLERİNİN YERİNDEN YÖNETİMİ (DOKTORA TEZİ) (Celal Gülşen)
ÖZET Dünyada yaşanan hızlı, hızlı olduğu kadar da çok yönlü olan değişim ve dönüşüm faaliyetleri, özellikle yönetim anlayışındaki yapılanmayı yeniden sorgulamayı gündeme getirmiştir. Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde eğitime ayrılan kaynakları daha etkili ve verimli kullanarak eğitim hizmetlerinde kaliteyi arttırma ve bu hizmetlerden yararlananların memnuniyetini sağlama isteği de eğitim yönetiminde yeni yaklaşımların gündeme gelmesini zorunlu kılmıştır. Böyle bir zorunluluktan hareketle, globalleşme ve küreselleşme süreci de dikkate alınarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de, genel yönetim içerisinde kamunun rolünü yeniden tanımlama ihtiyacı doğmuştur. Yapılan tartışmalar neticesinde bazı kamu hizmetleri sivil toplum kuruluşlarına devredilirken, merkezi yapılar yerine yerinden yönetim anlayışı hakim hale gelmektedir. Merkezi yönetimden yerinden yönetime geçisin tartışıldığı bir ortamda, eğitim yönetiminde yönetim erkinin nerede ve nasıl kullanılması gerektiğinin sorgulanması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirtilen bu realite nedeniyle “Türkiye’de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetimi”nin uygulanabilirliği konusunda araştırma yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin uygulanabilirliği konusunda MEB. Taşra Teşkilatı Yöneticilerinden İl Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanları ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma için gerekli verileri toplamak amacıyla İl Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanları ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerine yönelik iki bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere yer verilirken, ikinci bölümünde "Türkiye’de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetimi”nin uygulanabilirliği konusunda “Yetki Devri”, “Eğitim Yönetiminin Yapısı”, “İnsan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", “Mali İşlerin Yönetimi”, “Eğitim Programlarının Yönetimi”, “Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi” faktörlerine ilişkin 7 öğeye dayalı olarak toplam 57 önermeye yer verilmiştir. Anket, araştırma evreni olarak seçilen Türkiye genelinde İl Milli Eğitim Müdürleri ve İlköğretim Müfettişleri Başkanlarının tamamına, İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin ise örneklem alınan ilçelerde görev yapan 169’una uygulanmış olup; ankete ilköğretim müfettişleri başkanlarının ve ilçe milli eğitim müdürlerinin %100’ü katılarak görüşlerini belirtirken, il milli eğitim müdürlerinin % 92,30’u katılarak görüşlerini belirtmiştir. Ölçme araçları ile toplanan verilerin çözümlenmesinde; SPSS (The Statistical Packet for The Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Anılan paket programdan yararlanarak; a) Yöneticilerin kişisel özelliklerinin ve görüşlerinin belirlenmesinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama () ve standart sapma (ss) kullanılmıştır. b) Yöneticilerin bazı kişisel özelliklerine göre görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesinde, scheffe testi ve variyans analizi kullanılmıştır. Farklılıkların test edilmesi için 0.05 anlamlılık düzeyi alınmıştır. Yapılan istatistik analizlerine göre; 1) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için merkezin tamamen yetkileri devretmesine karşı çıkmakla birlikte, “Yetki Devri”, “Eğitim Yönetiminin Yapısı”, “İnsan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", “Mali İşlerin Yönetimi”, “Eğitim Programlarının Yönetimi”, “Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi” faktörlerine ilişkin 7 öğe boyutunda genel olarak yetkinin devredilmesinin gerekli olduğuna oldukça katılmaktadırlar. 2) Yaptıkları görevler/görev yerleri açısından görüşleri karşılaştırıldığında, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanlarına oranla yetkilerin devredilmesi görüşüne daha olumlu yaklaşmaktadırlar. 3) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için eğitim yönetiminin yapısında değişikliğe gidilmesi gerekliliğine oldukça katılmaktadırlar. 4) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanlarının, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetiminin “Yetki Devri”, “Eğitim Yönetiminin Yapısı”, “İnsan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", “Mali İşlerin Yönetimi”, “Eğitim Programlarının Yönetimi”, “Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi” öğelerine göre görüşleri karşılaştırıldığında da aralarında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. 5) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları yetkinin devredileceği kişiler olduklarından, doğal olarak 7 öğe boyutunda da yetki almaya istekli görülmüşlerdir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında “Türkiye’de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetimi”nin Uygulanabilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunmaya yönelik olarak bazı önerilerde de bulunulmuştur.
Araştırmanın Evren ve Örneklemi (sayfa:109-100)Evren
Bu araştırmanın evrenini, 2004-2005 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatında görev yapan, Türkiye genelindeki 81 ilin İl Milli Eğitim Müdürü, İlköğretim Müfettişleri Başkanı ve ilçe Milli Eğitim Müdürleri oluşturmaktadır.
Örneklem
Örneklem olarak, Türkiye genelinde MEB Taşra Teşkilatında görev yapan 81 ilin İl Milli Eğitim Müdürü ve İlköğretim Müfettişleri Başkanı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumu sayıları dikkate alınarak (MEB, 2004: 85-88; MEB, 2005: 26-32) her coğrafi bölgeden seçilen üç il olmak üzere toplam 21 ilin ilçe Milli Eğitim Müdürleri seçilmiştir.
BÖLÜM V
SONUÇ VE ÖNERİLER (sayfa:192-195)
Bu bölümde araştırma bulgularına dayalı olarak varılan genel sonuçlar ve sonuçlara dayalı olarak ta öneriler verilmektedir. SONUÇLAR
Araştırmada varılan genel sonuçlar şunlardır: 1) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için merkezin tamamen yetkileri devretmesine karşı çıkmakla birlikte, çoğu yetkilerin devredilmesinin gerekli olduğuna oldukça katılmaktadırlar. 2) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürlerinin yaptıkları görevler açısından görüşleri karşılaştırıldığında, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, il milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanlarına oranla yetkilerin devredilmesi görüşüne daha olumlu yaklaşmaktadırlar. 3) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için eğitim yönetiminin yapısında değişikliğe gidilmesi gerekliliğine oldukça inanmaktadırlar. 4) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, genel olarak İl/İlçeler düzeyinde oluşturulacak eğitim kurullarında her eğitim kademesinden aralarında seçimle belirlenen; “bir okul müdürü” “bir öğretmen” “temsilci bir öğrenci” ve “temsilci bir okul aile birliği başkanı” bulunması gerektiğine tamamen katılmaktadırlar. 5) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, İl/İlçeler düzeyinde oluşturulacak eğitim kurullarında vali/kaymakam, il/ilçe ve belde belediye başkanları ile köy muhtarları, il/ilçe Eğitim Müdürleri, yardımcı personel (memur, hizmetli vb.), sivil toplum örgütlerinden (sanayi ve ticaret odaları, gönüllü kuruluşlar vb.) temsilci bir yetkili, üniversitelerden bir temsilci ile ihtiyaç görülen kamu kuruluşlarının temsilcilerinin bulunmasına oldukça katılmaktadırlar. 6) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürlerini görevleri açısından görüşleri karşılaştırıldığında, aralarında anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte, oran olarak ilçede görevli olan ilçe milli eğitim müdürleri ilde görevli olan il milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanlarına göre daha çok il/ilçe eğitim kurulları oluşturularak eğitim yönetiminde yapısal değişiklik istemektedirler. 7) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için insan kaynaklarının yönetiminde il eğitim kurularının etkili olması gerektiğini düşünmektedirler. Yalnızca “İl/İlçeler düzeyinde oluşturulacak eğitim kurullarının bütün çalışmaları merkezi yönetim (MEB Eğitim Müfettişleri) tarafından denetlenmemelidir” görüşüne az katılmaktadırlar. Yani insan kaynakları yönetiminde yerelleşmeyi gerekli görmekle birlikte, eğitim müfettişlerinin denetimde etkin rol olması gerektiğine inanmaktadırlar. Bulundukları görevler ise bu görüşlerini farklılaştırmamaktadır. 8) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, genel olarak eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için öğrenci hizmetlerinin yönetiminin yerelleştirilmesi gerekliliğine “tamamen” katılmaktadırlar. Görevleri açısından görüşleri karşılaştırıldığında da aralarında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 9) Hem İl milli eğitim müdürleri, hem ilköğretim müfettişleri başkanları hem de ilçe milli eğitim müdürleri, mali yönetimin tam olarak ne yerel yönetimde ne de merkezi yönetimde bulunmasını uygun bulmamaktadır. İl / ilçe eğitim kurullarının merkez teşkilatıyla ortak / karma bir mali yönetim anlayışını benimsemesinin daha doğru olacağına inanmaktadırlar. Bulundukları görevler ise bu görüşlerini anlamlı olacak şekilde farklılaştırmamakla birlikte, denetim biriminde görev yapan ilköğretim müfettişleri başkanları genel idare sınıfındaki il/ilçe milli eğitim müdürlerine oranla mali işlerin yerinden yönetilmesini daha çok savunmaktadırlar. 10) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim programlarının yönetiminin tek başına yerel yönetime bırakılmamasını, eğitim programlarının merkezi yönetimle birlikte hazırlanması gerektiğini düşünmektedirler. Farklı görevlerde bulunmalarına rağmen bu konudaki görüşleri de benzerlik taşımaktadır. 11) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim programlarında yer alacak olan hem zorunlu dersler, hem de seçmeli dersler ile bu derslerin çerçeve müfredat programlarıyla hedef ve ilkelerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmesini, içeriğinin ise il/ilçe eğitim kurullarınca doldurulmasını çoğunlukla istemektedirler. 12) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, genel hizmetler açısından eğitim hizmetlerinin yerelleşmesinin olumlu katkı sağlayacağını düşünmektedirler. Bir diğer ifadeyle, yerelleşmenin eğitimle ilgili genel hizmetlere yansıyacağına ve yerelleşme sonucu hizmetlerin; kolay, hızlı, esnek, katılımcı ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi imkanına ulaşılabileceğine inanmaktadırlar. Bulundukları görevler ise bu görüşlerini farklılaştırmamaktadır. 13) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri eğitim paydaşlarının yerel düzeyde yönetime katılmasıyla vatandaş-okul bütünleşmesinin azami düzeyde sağlanacağına oldukça inanmaktadırlar. 14) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri eğitim hizmetlerinin il/ilçe eğitim kurullarınca yerinden yönetilmesiyle “İller arasında devlet imkanlarının eşit oranda dağılımının sağlanabileceğine ilişkin görüşe orta düzeyde katılmaktadırlar. Bulundukları görevler ise bu görüşlerini farklılaştırmamaktadır. 15) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri eğitim hizmetlerinin il/ilçe eğitim kurullarınca yerinden yönetilmesiyle “Yerel nüfuz sahibi kişi, grup, kurum ve kuruluşların kendi çıkarları uğruna il/ilçe eğitim kurullarını olumsuz olarak etkilemeyeceği ve eğitim sisteminde milli birliği sağlamaya yönelik genel amaçların gerçekleşmesinin zorlaşmayacağı yönündeki görüşlere orta düzeyde katılırken, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimine yapılan olumlu/olumsuz eleştiriler konusunda eşit mesafede olduklarını belirtmiş bulunmakla birlikte genel olarak eğitim hizmetlerinin yerinden yönetilmesi gerektiğine oldukça katılmaktadırlar. Bulundukları görevler ise bu görüşlerini farklılaştırmamaktadır. 16) İl milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri başkanları ve ilçe milli eğitim müdürleri, bütün okulların il/ilçe eğitim kurullarına bağlı olarak imkanlar ölçüsünde il/ilçe eğitim kurullarına benzer şekilde oluşturulacak olan okul kurulları tarafından yönetilmesi gerektiği görüşüne oldukça katılmaktadırlar |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |



