ÖĞRETMENİN BEDEN DİLİ VE BİR KÖY
DOĞUNUN DOĞUSUNDA BİR KÖY: YOLCUPINAR KÖYÜ ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Tendurek sıradağlarının göbeğinde ve adeta etrafı dağlarla hapsedilmiş olan, doğunun da doğusunda yer alan bir köyü yani doğup büyüdüğüm köyümü bir nebze de olsa tanıtmak istiyorum. Yörede okumuşluk seviyesi en yüksek köy olarak görülür: Ağrı’nın Diyadin İlçesine bağlı Yolcupınarı Köyü…
Ot, saman ve silah üçgeninde kendi tarihini oluşturan Yolcupınarı köyü insanı; zorlu yaşam şartlarından ve en önemlisi kan davalarından kurtuluş yolunu kendi çocuklarını okutmada bulmuştur. Okumaya gönderilen ilk kişiler hatırladığımız kadarıyla Aziz YAMAN, İbrahim YAMAN, Fevzi YAMAN, Cemal AYDIN ve Mehmet POLAT. Bu ağabeylerimiz, hem ailelerin kendilerine yükledikleri sorumluğun, hem de başarısız olmaları halinde kendilerinden sonra köyden kimsenin okumaya gönderilemeyeceği bilinci ve korkusuyla görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek başarılı olmuşlar ve 80 li yıllarda öğretmenliğe başlamışlardır. Böylece ot, saman ve silah üçlüsünü kalem, defter, kitap üçlüsüne çeviren bu ağabeylerimize minnet borçluyuz. Bu ağabeylerimizin, eğitim ve öğretimde başarılı olmaları ve köye her gelişlerinde köylüye giyim, kuşam, hal ve hareketleri ile verdikleri olumlu mesajları neticesinde, kendilerinden sonra okumaya başlayan nesillere örnek olmuşlardır.
Köydeki okuma aşkının fitilini ateşleyen ilk öğretmen Antalyalı Alim ÜSTÜMET Bey olmuştur. Alim ÜSTÜMET Bey’in belki de yaşadığı en önemli durum, okula devam eden öğrencilerin hiç Türkçe bilmemeleridir. Kendi öğrencilerinden aldığımız bilgiye göre, Alim Öğretmen beden dili ile yarattığı sevgi yumağı, köylülerin eğitim ve öğretime bakış açılarını değiştirmiş ve özellikle öğrencilerin daha ileriye gitmek için okumanın önemine inanmalarını sağlamıştır.
Okumaya gönderilen ilk kişilerin başarılı olmasından sonra her aile kendi çocuklarını, imkanlarını sonuna kadar kullanarak, 30 km uzaklıktaki ilçeye okumaya göndermişlerdir. Köyün kaderini değiştiren genç beyinler, okudukları ilçenin adeta göz bebeği olmuşlar ve ilçenin yatılı okuluna tarihe mal olacak bir deyimle: “Yamanlar Fakültesi” ismini vermişlerdir. Her ne kadar “Yaman” soyadı ön planda görünse de bu soyadı taşımayan köyün yerlileri de büyük bir başarı sağlamışlardır.
Büyük çoğunluğu öğretmen olmakla birlikte, avukat, doktor, veteriner, işletmeci, devlet memuru gibi meslek sahibi gençler yetiştiren Yolcupınarı köyü; tespitimize göre yaklaşık seksene yakın üniversite mezunuyla, yüzlerce lise mezunu, lise ve üniversite öğrencisiyle daha uzun yıllar başarılarını tekrar edecek bir konuma gelmiştir. Kimilerine göre köyün başarısı yaşam şartlarının zorluğu olarak görülmüşse de araştırılamaya değer bir konudur.
Köyün yaşam şartlarını, diğer köylerden ayıran hiçbir ayrıcalıklı tarafı yoktur. Gıpta ile bakılacak olan bu köyün eğitim alanında gösterdiği başarı ilçeyi yöneten başta kaymakamlar olmak üzere hiç kimsenin dikkatini çekmediği gibi, sadece ilçenin kendi dar sınırları içinde kalmıştır.
Yolcupınarı Köyü’nün eğitim alanında gösterdiği bu başarı aynı zamanda, eğitim ve okul bazında büyük sorunlarla boğuşan ve neredeyse diğer bölgelere oranla pozitif bir ayrımcılığı gerektirecek düzenlemelere muhtaç yörelerimizdeki eğitim çalışmalarının, gerekli başarıyı sağlaması açısından çok önemli bir örnek teşkil edebilecek boyuttadır.
Alim ÜSTÜMET Bey’in yarattığı okuma motivasyonunun sonradan köye atanan öğretmenler tarafından desteklenmesi ve özellikle, köyde ilk okumaya gönderilenlerden, Fevzi YAMAN ve İbrahim YAMAN’ ın öğretmen olduktan sonra köyde öğretmenlik yapmaları da bu başarıyı adeta daimi hale getirdi.
Bu gün 24 Kasım “Öğretmenler Günü”…. Alim ÜSTÜMET Bey’in sadece ve sadece beden dili ile başlattığı başarı aynı zamanda öğretmenin gücünü ve neler yapabileceğini ortaya koymaktadır.
Sihirli değneği sadece sevgi dolu bir beden dili olan başta Alim ÜSTÜMET öğretmenimiz ve köyümüzde çalışan öğretmenlerimiz olmak üzere yurdumuzun bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarız.
Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Kasım 2011 10:05)
| Bu makale ile ilişkili diğer makaleler: |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için