• Yönetim Kurulu
  • Denetleme Kurulu
  • İl Temsilcileri
  • Tüzüğümüz
  • Meslek Tanım
  • Üyelik Formu
  • DernekHesapNo
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Teftiş
    • Teftiş Formları
    • Teftiş Rehberleri
    • Örnek Raporlar
  • Mesleki Çalışmalar
    • Araştırmalar
    • Makaleler
    • Raporlar
    • Tezlerimiz
    • Açıklamalar
  • Soruşturma
    • Belge Örnekleri
    • Genel İnceleme Örnekleri
    • Kurum Açma İnceleme Örnekleri
    • Kurum Kapatma İnceleme Örnekleri
    • Ön İnceleme Rapor Örnekleri
    • Soruşturma Örnekleri
    • Yargı Kararları
  • Sunular
    • Hazırlayıcı Eğitim Sunuları
    • Temel Eğitim Sunuları
    • Eğitim Öğretim Sunuları
    • Yönetimle İlgili Sunular
  • Gruplar
    • Müdürler Grubu
    • Müfettişler Gurubu
  • Videolar
  • Fotoğraflar

ÖĞRETMENİN BEDEN DİLİ VE BİR KÖY

Perşembe, 24 Kasım 2011 13:29 | Yazar Rahmi Yaman | PDF | Yazdır | E-posta
Tweet

DOĞUNUN DOĞUSUNDA BİR KÖY: YOLCUPINAR KÖYÜ ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Tendurek sıradağlarının göbeğinde ve adeta etrafı dağlarla hapsedilmiş olan, doğunun da doğusunda yer alan bir köyü yani doğup büyüdüğüm köyümü bir nebze de olsa tanıtmak istiyorum. Yörede okumuşluk seviyesi en yüksek köy olarak görülür: Ağrı’nın Diyadin İlçesine bağlı Yolcupınarı Köyü…  

                Ot, saman ve silah üçgeninde kendi tarihini oluşturan Yolcupınarı  köyü insanı;  zorlu yaşam şartlarından ve en önemlisi kan davalarından kurtuluş yolunu kendi çocuklarını okutmada bulmuştur.  Okumaya gönderilen ilk kişiler hatırladığımız kadarıyla Aziz YAMAN, İbrahim YAMAN, Fevzi YAMAN, Cemal AYDIN ve Mehmet POLAT. Bu ağabeylerimiz, hem ailelerin kendilerine yükledikleri sorumluğun, hem de başarısız olmaları halinde kendilerinden sonra köyden kimsenin okumaya gönderilemeyeceği bilinci ve korkusuyla görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek başarılı olmuşlar ve 80 li yıllarda öğretmenliğe başlamışlardır.  Böylece ot, saman ve silah üçlüsünü kalem, defter, kitap üçlüsüne çeviren bu ağabeylerimize minnet borçluyuz.  Bu ağabeylerimizin, eğitim ve öğretimde başarılı olmaları ve köye her gelişlerinde köylüye giyim, kuşam, hal ve hareketleri ile  verdikleri olumlu mesajları neticesinde, kendilerinden sonra okumaya başlayan nesillere örnek olmuşlardır.

Köydeki okuma aşkının fitilini ateşleyen ilk öğretmen Antalyalı Alim ÜSTÜMET Bey olmuştur. Alim ÜSTÜMET Bey’in belki de yaşadığı en önemli durum, okula devam eden öğrencilerin hiç Türkçe bilmemeleridir. Kendi öğrencilerinden aldığımız bilgiye göre, Alim Öğretmen beden dili ile yarattığı sevgi yumağı, köylülerin eğitim ve öğretime bakış açılarını değiştirmiş ve özellikle öğrencilerin daha ileriye gitmek için okumanın önemine inanmalarını sağlamıştır.

                Okumaya gönderilen ilk kişilerin  başarılı olmasından sonra her aile kendi çocuklarını, imkanlarını sonuna kadar kullanarak, 30 km uzaklıktaki ilçeye okumaya göndermişlerdir.  Köyün kaderini değiştiren genç beyinler, okudukları ilçenin adeta göz bebeği olmuşlar ve ilçenin yatılı okuluna tarihe mal olacak bir deyimle: “Yamanlar Fakültesi” ismini vermişlerdir.  Her ne kadar “Yaman” soyadı ön planda görünse de bu soyadı taşımayan köyün yerlileri de büyük bir başarı sağlamışlardır.

                Büyük çoğunluğu öğretmen olmakla birlikte, avukat, doktor, veteriner, işletmeci,  devlet memuru gibi meslek sahibi gençler yetiştiren Yolcupınarı köyü; tespitimize göre yaklaşık seksene yakın üniversite mezunuyla, yüzlerce lise mezunu, lise ve üniversite öğrencisiyle daha uzun yıllar başarılarını tekrar edecek bir konuma gelmiştir.  Kimilerine göre köyün başarısı yaşam şartlarının zorluğu olarak görülmüşse de araştırılamaya değer bir konudur.

                Köyün yaşam şartlarını, diğer köylerden ayıran hiçbir ayrıcalıklı tarafı yoktur.  Gıpta ile bakılacak olan bu köyün eğitim alanında gösterdiği başarı ilçeyi yöneten başta kaymakamlar olmak üzere hiç kimsenin dikkatini çekmediği gibi, sadece ilçenin kendi dar sınırları içinde kalmıştır.  

                Yolcupınarı Köyü’nün eğitim alanında gösterdiği bu başarı aynı zamanda, eğitim ve okul bazında büyük sorunlarla boğuşan ve neredeyse diğer bölgelere oranla pozitif bir ayrımcılığı gerektirecek düzenlemelere muhtaç yörelerimizdeki eğitim çalışmalarının, gerekli başarıyı sağlaması açısından  çok önemli bir örnek teşkil edebilecek boyuttadır.

                Alim ÜSTÜMET Bey’in yarattığı okuma motivasyonunun  sonradan köye atanan öğretmenler tarafından desteklenmesi ve özellikle, köyde ilk okumaya gönderilenlerden, Fevzi YAMAN ve İbrahim YAMAN’ ın öğretmen olduktan sonra köyde öğretmenlik yapmaları da bu başarıyı adeta daimi hale getirdi.

                Bu gün 24 Kasım “Öğretmenler Günü”….  Alim ÜSTÜMET Bey’in sadece ve sadece beden dili ile başlattığı  başarı aynı zamanda öğretmenin gücünü  ve neler yapabileceğini ortaya koymaktadır.

Sihirli değneği sadece sevgi dolu bir beden dili olan  başta  Alim ÜSTÜMET öğretmenimiz ve köyümüzde çalışan öğretmenlerimiz  olmak üzere yurdumuzun  bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarız. 

Selam ve Muhabettle
Rahmi YAMAN
Müfettişler Derneği Bşk. Yrd


Share |

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Kasım 2011 10:05)

 



Bu makale ile ilişkili diğer makaleler:

  • MALİYE BAKANLIĞINA AÇIK MEKTUP (2011-10-15)
  • YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖRE SAYIŞTAY İLAMLARI YARGI KARARI DEĞİLDİR (2011-08-04)
  • MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINCA ACİLEN DÜZENLEME YAPILMASI GEREKEN BİR KONU (2011-04-03)
  • MEMURLARIN TOPLU MÜRACAAT VE ŞİKAYETTE BULUNMALARI DİSİPLİN SUÇU OLMAKTAN ÇIKARILDI MI (2011-02-26)
  • EĞİTİM MÜFETTİŞLERİ YÖNETMELİK TASLAĞININ KANUNLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (2011-01-14)
  • SOSYAL ETKİNLİKLER (2010-12-19)
  • DEVLET MEMURLARININ ATAMA VE YER DEĞİŞTİRMELERİ (2010-09-22)
  • MÜFETTİŞLİK MESLEĞİ AÇISINDAN YANLIŞ BİR İSİMLENDİRME: “MUHAKKİKLİK” (2010-07-11)
  • DİSİPLİN SUÇLARINDA KANUNİLİK İLKESİ VE 657 (2010-07-01)
  • BASINA BİLGİ VE DEMEÇ VERME (2010-06-21)
Powered By relatedArticle

Yorumlar  

 
+1 #2 İsmail TANRIVERDİ 21-02-2012 13:24
Tebrik ederim sayın hocam uzun bir geçmişe dayanan akrabalık ilşkisinden doayı o köyü yakından tanırım. Tespit ve yaklaşımınız mukemel.
Alıntı
 
 
+2 #1 M.Sait VURAL 28-12-2011 08:18
Değerli öğretmenimin yazısını okuyunca son dönemlerde ilçemizde yaşanılan olumsuz olaylar aklıma geldi.Sönen ocaklar ,toprağa gömülen canlar, heba olunan bir gençlik ve ekilen kin, nefret tohumları...Evet hızla artan eğitimli insanların sayısı ta uzaklardaki köyümüzün feodal bağlarını çürütüp , sevgi ve kardeşlik tohumlarının ekilmesine sebep oldu.Yazıyı okuyunca hocamı çok iyi anladım.Saygılarımı sunuyorum.Selamlar.
Alıntı
 
Yorum listesini yenile
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için
Yorum ekle
JComments
Yazarlar
Doğan Ceylan İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz
Doğan Ceylan
Rahmi Yaman SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ
Rahmi Yaman
Adnan Uçkun KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ)
Adnan Uçkun
Z.Kürşat Torun Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme
Z.Kürşat Torun
Sebahattin Eker Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP)
Sebahattin Eker
Cemil Coşkun TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM
Cemil Coşkun
Zafer Özer İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ
Zafer Özer
Zekiye Morkoyunlu PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR
Zekiye Morkoyunlu
Hasan Yüksel 66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI?
Hasan Yüksel
Konuk Yazar KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ)
Konuk Yazar
Anasayfa ._. Forum ._. Ziyaretçi Defteri ._. Sorular ve Cevapları ._. İletişim ._. Site Haritası ._. Yönetim ._. Üye Giriş / Kayıt
feed-image

Copyright © 2010 Müfettişler.Net.
Bu site, Müfettişler Derneği yayınıdır. Eğitim çalışanlarına hizmet amacıyla kurulmuştur. Doğan CEYLAN Yönetim Kurulu Başkanı.