YAZI TAHTASI (Tufan BİLGİLİ )
YAZI TAHTASI
Yürümeye yeni başlayan çocuğunun bu becerisini buz üzerinde geliştirmeye çabalayan veli hakkında ne düşünürsünüz?
Ya öğrencisini suya sokmadan yüzme öğreterek şampiyon yapma iddiasında olan antranöre ne dersiniz?
Günümüzde teknoloji çok büyük hızla gelişiyor.
Bu teknolojik gelişimden eğitim sistemimiz de doğal olarak payını alıyor.
Belki de gereğinden fazla alıyor!!??
En ücra okullarımız da dahi sağa sola atılmış, kullanılmayan tepegözler, bilgisayarlar, tarayıcılar, fotokopi makinaları, haritalar, projeksiyon makinaları vb. teknoloji ürünleri yürekleri sızlatıyor.
İşin ironik yanı bir kısım eğitim yöneticilerimiz de okularının eğitim kalitesini betimlemek için en belirgin öğe olarak kurumlarındaki bu tür teknolojik malzemeyi gösterip bunlarla övünmek durumunda kalma aymazlığını gösteriyor.
Bu katagoridekiler okullarında veya dersliklerinde ne kadar çok projeksiyon makinası, bilgisayar, akıllı tahta vb. teknolojik malzeme olursa eğitim kalitelerinin o derece yükseleceğini düşüp velileri, hatta öğrencileri de sürükleyerek enerjilerinin büyük kısmını buraya harcamaktadırlar.
Okul yöneticilerini bu algıya götüren yanlızca öğretmenlerin teknolojik malzeme talepleri değildir. Daha üst seviyedeki eğitim yöneticileri de teknolojik yatırımın eğitim problemlerini (büyük kısmını) çözeceği algısını okul yöneticilerine doğrudan veya dolaylı aktarmaktadırlar.
Ancak bu durum uygulamada çoğu zaman ters etki yapmaktadır!
Evet yanlış duymadınız? Benzer teknolojik yatırımlar çoğu zaman yarardan ziyade eğitime, öğrencilerimize zarar getirebilmektedir.
Nasıl mı?
Okullarımızda halen uygulanan yapılandırmacı yaklaşım felsefesi ile hazırlanan ilk ve orta öğretim ders programları, öğrencilerin derste izleyici-dinleyici değil: etkinlikleri gerçekleştiren bireyler olması düşünülerek hazırlanmıştır. Dolayısı ile etkinliği izleyerek değil bizzat gerçekleştirerek çocuklarımızın ‘Eleştirel/ yaratıcı düşünen, problem çözen, karar veren,Türkçe’yi doğru, etkili ve güzel kullanan, araştıran, iletişim kurabilen, yapan, araştıran vb. becerilerinin geliştirilmesini öngörür.
Tekrarlayalım. Bu beceriler öğrencilerin etkinlikleri kendileri özgür ve özgün ortamda kendileri gerçekleştirdiğinde gelişebilecek olgulardır.
Ders programlarının yapısı izlemeye dayalı araç gereçleri çok kullanmaya elverişli değildir. Bu tür araçlar günümüzde öğrencilerin ancak etkinlikleri araştırmasında ve ya elde ettikleri bulguları, düşünceleri arkadaşları ile paylaşmada, sunularında kullanılabilecek biçimde tasarlanmıştır.
Sınıfında projeksiyon makinası bulunan öğretmenleren çoğunluğu bu araçları yılda bir iki saat kullanıp yine öğretmeninden öğrendiği öğretmenlik rolünü oynamaktadır. Diğer kısmı ise öğrenciler için etkinlikler düzenleyip onların etkinliklerini yönetmek yerine, internetten indirdiği, arkadaşından bulduğu dersi ile ilgili herhengi bir filmi, vidyoyu dersin kazanımı/becerisini dikkate almadan öğrenciye izleterek ‘iyi’ öğretmen olduğunu iddia edebilmektedir. Ancak bu edilgen tavır, öğrencilerin yukarıda ifade edilen kazanımlarına hiç bir katkı yapmadığı gibi, geliştirmesi beklenen becerilerin törpülenmesine dahi sebep olabilir.
Asıl konumuz olan yazı tahtası ile ilgili olarak ise...
Yine eğitim yöneticilerimiz dersliklerindeki kara tahta olarak bilinen tebeşirli tahtaları kaldırmayı yerine saydam tahtaları koymayı da diğer teklojik araçlar gibi övünme aracı olarak kullanırlar.
Saydam tahtalar üzerlerine yazı yazılması, çizgi, resim, şekil çizilmesi (Ki tahtanın fonksiyonu budur.) bakamından tebeşirli tahtalar ile mukayese edilmeyecek kadar kötüdür. Bunu bilmek, anlamak için eğitimci/ öğretmen olmaya bile gerek yoktur.
Bu kaygan ve saydam tahtaların özellikle ilk öğretimin (A) grubu olarak nitelediğimiz 1.,2.,3. sınıflarında kullanılıp kullandırılması öğrencilere ve eğitime yapılabilecek en büyük kötülüktür. Özellikle de birinci sınıfta...
(Daha inanılmazı bu kaygan tahtalar özel sınıflada da (nasıl kullandırılıyorsa) kullanıldığı halde eğitim yöneticilerinin dikkatini dahi çekmemektedir.)
Parmak-bilek kasları gelişmemiş, göz kas koordinasyonu yeni gelişmekte olan birinci sınıf çocuğu okuma yazma etkinliğine bu tür kaygan tahta ile işin en olmaması gereken, en zor yerinden başlamakta/başlatılmakta ve sürdürülmektedir.
Böylece çocuk kaymayan tahtada çok kolay başarabileceği en basit çizgiyi dahi saydam tahtada beceremeyerek , kendine güvenini de yitirip okuldan, okumadan, yazmadan, öğrenmeden, öğretmenden vb.,vb, nefret eder hale getirilmektedir. Dolayısı ile öğretmeler okuma yazma etkinliklerinde hatta diğer derslerde yazı tahtasından hemen hiç yararlanmamakta tahta süs olarak (çirkin bir süs) derslikte yer kaplamaktadır.
Halbu ki ...
Birinci sınıf dersliğinde öğretmen ve öğrenciler için önceden hazırlanmış iki sıra silinmez kılavuz çizgileri olan temiz yazı tahtası hazır bulundurulmadır.
Öğretmen derse başlarken en güzel yazısı ile tahtaya dersin adını, kazanımı, tarihi yazarak etkinliği başlatmalıdır.
Ses yazımı öğretimi sırasında öğretmen öğrenilecek sesin gövdesinin hangi aralığa ne büyüklükte kaç hamlede yapılacağını, sesin sapının ne kadar uzayacağını, kuyruğunan nereye kadar ineceğini vb. krıtik yazım öğelerini kendi boyundaki klavuz çizgilerde yeterince vurgulamaladır.
Daha sonra yeter sayıdaki öğrenci ile sesler ile ilgili çalışma kitaplarında (veya kullanılmaması gereken karalama, güzel yazı vb defterlerde) bağımsız etkinliklere geçmeden tahtada kendileri için ayrılmış kılavuz çizgiler üzerinde yazma etkinliği yaptırılıp, tahtadaki yazılar iyi yapılanlardan başlanarak sınıfa eleştirtilip ses ile ilgili yazım eksikliklerinin yeterince vurgulandığı kanısı uyanana kadar sürdürülür.
Sonra öğrenciler bağımsız, özgür, özgün etkinliklerini çalışma kitaplarında gerçekleştirterek,
( sayfalarca yazmaya gerek kalmadan) etkinliklerden zevk alıp, başarmanın tadını, öğrenmenin, üretmenin mutlulugunu vb. yaşayabilirler.
Yani öğrenciler sınıfta; tahta ile ilişki kurmadan, öğrendikleri/cekleri sesin analizini yapmadan defter ile ilişki kurmamalıdır(yazmamalıdırlar), Yoksa her yazdıklarında yanlışı pekiştirip, sağa sola savrulacaklar, ‘o kadar söyledim, yardım ettim gene yazamıyorlar’ı öğretmene yıllar boyu söyleteceklerdir.
Tüm bunlar için ise ilk şart pedegojiye uygun(hata yetişkin eğitimine de) kaygan olmayan YAZI TAHTASI ‘dır.
Pardon... İlk şartın önüne geçecek bir şart daha var!?... Eğitim yöneticileri... Fatih projesinin hayata geçtiği, akıllı tahtaların sınıfları doldurduğu, her öğrenci için tablet bilgisayar tasarlanan vb. çağda ‘TEBEŞİRLİ TAHTA MI?’ diyen eğitim yöneticileri.
Yazının başlangıcındaki soruların yanıtı ile ilgili ne dersiniz?
Benim yanıtım (A) ‘yetkin veli’. Çocuk yürümeyi buzda öğrenirse, kaygan olmayan zeminde daha rahat yürüyebilir...(B) Sihirbaz antranör...
Mutluluğunuzu bozan olmasın.
Tufan BİLGİLİ
14/12/2011/SAMSUN
| Bu makale ile ilişkili diğer makaleler: |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
|
İl Müdürlükleri denetim dışı tutulamaz |
| Doğan Ceylan | |
|
SÜT İZNİ, YUR DIŞI GÖREVLENDİRMELER GİBİ DURUMLARDA EK DERS ÖDEMELERİ |
| Rahmi Yaman | |
|
KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ ! (TEFTİŞ) |
| Adnan Uçkun | |
|
Bir Performans İyileştirme Stratejisi: Özdeğerlendirme |
| Z.Kürşat Torun | |
|
Öğrencilerin Zihin Haritalarını Tanıyabilmek (NLP) |
| Sebahattin Eker | |
|
TÜRKİYE’DE TEFTİŞ SİSTEMİNİN SORUNLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DURUM |
| Cemil Coşkun | |
|
İÇ DENETİM BİRİMİ RAPORU VE EĞİTİM DENETMENLERİ |
| Zafer Özer | |
|
PROBLEM ÇÖZMEYE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR |
| Zekiye Morkoyunlu | |
|
66 AY TAMAM, SIRADA NE OLMALI? |
| Hasan Yüksel | |
|
KİM BUNLAR (Tufan BİLGİLİ) |
| Konuk Yazar | |



